Chancels türkçesi Chancels nedir

  • Kilisede rahip ve koronun yeri.
  • Mihrap yeri.

Chancels ingilizcede ne demek, Chancels nerede nasıl kullanılır?

Chancel : Kilisede rahip ve koronun yeri. Mihrap yeri.

Chancelleries : İdare. Yüksek mahkeme. İdari işler. Kançılarya.

Chancellery : Yüksek mahkeme. Rektörlük. İdare. Elçilik kançılaryası. İdari işler. Kançılarya.

Chancellor : Almanya'da şansölye. Alabama eyaletinde şehir. Başbakan. Yüksek makamlı resmi görevli. Güney dakota eyaletinde yerleşim yeri. Yüksek rütbeli devlet memuru. Bakan. Rektör. Şansölye. Hukuk müşaviri.

Chancellor of the exchequer : İngiltere maliye bakanı. Maliye bakanı. Maliye bakanı (ingiliz ingilizcesi).

Shadow chancellor : Muhalefetteki bakan.

Chancellorships : Yüksek rütbeli yargıçlık rütbesi. Yüksek rütbeli yargıçlık.

The chancellor of the exchequer : Maliye bakanı.

Chance customers : Geçici müşteriler.

Chancellors : Almanya'da şansölye. Baş hakim. Yüksek rütbeli devlet memuru. Güney dakota eyaletinde yerleşim yeri. Hukuk müşaviri. Bakan. Başbakan. Şansölye. Yüksek makamlı resmi görevli. Alabama eyaletinde şehir.

İngilizce Chancels Türkçe anlamı, Chancels eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Chancels ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Luck : Baht. Tecelli. Akyıldız. Kısmet. Yom. Şans. Nasip. Uğur. Akyazı. Talih.

Tossup : Bir meseleye karar vermek için yazı tura atma. Şans eseri. Düşeş. Yazı tura atma. Şansına.

Audience : Huzura kabul. Mahkemede konuşma özgürlüğü. Huzur. Duruşma. Seyirciler. Aynı yerde, bir oyunu başkalarıyla birlikte seyreden kişi. Seyirci. İzleyiciler. Resmi görüşme. İzlerçevre.

Say : Tekrarlamak. Varsaymak. Farzetmek. Laf. Buyurmak. Demek. Etmek (dua). Söz. Söylemek. Okumak (dua).

Bad luck : Uğursuzluk. Kör şeytan. Kör şans. Kötü şans. Kör talih. Talihsizlik. Şeamet. Karayazı. Şanssızlık. Aksilik.

Room : Boş yer. Ç.daire. Mahal. Pansiyon. Oda. Oturmak. Mekan. Olanak. Apartman. Yer.

Opening : Genişlik derecesi. Ünlülerin oluşmasında iki çene arasındaki açıklık, ünlülerin oluşma koşulları bakımından taşıdıkları açık olma özelliği. ünlüleri açıklık bakımından a, e, o, ö, u, ü, ı, i biçiminde sıralamak mümkündür; a ve e ünlüleri açıklık bakımından ı ve i ünlüleri ile aynı sıraya konamaz. bk. ve krş. genişleme, ünlü genişlemesi. Açıklık. Açıklık derecesi. Ünlülerin boğumlanmaları sırasında ağız yolunun ve çene açısının açıklık bakımından gösterdiği özellik: a ve e ünlülerinin genişlik dereceleri o ve ö, ı ve i ünlülerinden daha fazladır. bir dil sesinin özellikle bir ünlünün boğumlanması sırasında ses yolunun kişilere ve ağızlara göre değişebilen açılma durumu: alfabe/alfābe, ayar/āyar, bayan/bāyan, yarın/yārın, dünya/dünyā, gafil/gāfil, marul/mārul, sevda/sevdā vb. burada ünlülerin kısa veya uzun söylenişlerinde, uzunluktan çok ağız açıklığı söz konusudur. Ünlülerin boğumlanmaları sırasında ağız yolunun ve çene açısının genişlik durumu bakımından taşıdığı özellik a, e, o, ö, ünlüleri ile ı, i, u, ü ünlüleri açıklık dereceleri birbirinden farklı olan ünlülerdir. bk. genişlik derecesi || bir ünlünün boğumlanması sırasında ses yolunun kişilere ve ağızlara göre değişebilen açılma durumu: ayar/ayar, bayan /bayan, yarın / yarın, dünya / dünya, gafil / gafil, marul / marul, sevda / sevda vb.

 

Throw : Çömlekçi çarkında çamura şekil verip bir eşya yapmak. Atmak. Dikey atım. İçinde yapmak (baraj vb nehrin). Yöneltmek. Örtü. Çevirmek (sözü veya bakışı birine). Madencilik, sinema, televizyon, jeoloji alanlarında kullanılır. Düşürme. Atış.

Day : Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Devir. Gündüzlü (öğrenci). Dönem. Gündüz. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Çağ. Çekimin gündüz gerçekleştirildiğini ya da gündüz görünçlüğü olduğunu belirtmek üzere oyunlukta ve çekim tahtasında yer alan sözcük. Gün. Zaman.

Chancels synonyms : brass ring, even chance, possibleness, fresh start, hunting ground, chancel, mishap, tabula rasa, clean slate, toss up, crack, hazard, possibility, hearing, opportunity, fortune, occasion, shot, phenomenon, mischance, street.

Chancels zıt anlamlı kelimeler, Chancels kelime anlamı

Impossibility : Çıkmaz yol. İmposibilite. İmkansızlık. Olanaksızlık. İmkansız şey. Tümdengelimci bilimlerde çıkarım yoluyla türetilmiş sornuçların öncülleriyle bağdaşmayışı ya da bir durumun gerçekleşmesinin mantıkça olamazlığı.

Planned : Hesaplı. Tasarlanmış. Planlı. Planlanmış.