Chancellorships türkçesi Chancellorships nedir

  • Yüksek rütbeli yargıçlık.
  • Yüksek rütbeli yargıçlık rütbesi.

Chancellorships ingilizcede ne demek, Chancellorships nerede nasıl kullanılır?

Chancellorship : Yüksek rütbeli yargıçlık rütbesi. Yüksek rütbeli yargıçlık.

Chancellors : Yüksek makamlı resmi görevli. Baş hakim. Yüksek rütbeli devlet memuru. Güney dakota eyaletinde yerleşim yeri. Alabama eyaletinde şehir. Rektör. Başbakan. Bakan. Hukuk müşaviri. Şansölye.

İngilizce Chancellorships Türkçe anlamı, Chancellorships eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Chancellorships ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Place : Bir cismin durduğu, bulunduğu nokta ya da yüzey parçası. Sıra. Vermek (para). Yerleşim yeri. Mahal. İş. Mekan. Ev. Hane. Basamak.

Situation : Memuriyet. Yer. Görev. Halet. Mevki. Ekmek kapısı. Vazife. İş. Hal. Kişiler arasındaki ilişkide önemli bir durumu getiren ve seyirciyi etkileyen görünüm. tema, uygun bir durum üzerine oturtularak işlenir.

Office : Memuriyet. Devlet dairesi. İş. Görev. Ambar. Bölüm (orun). Ajans. Bilgisayar, hukuk, iktisat alanlarında kullanılır. Kiler. Şirket veya kuruluş adına birtakım etkinlikler yapmakla görevlendirilen kurum veya kuruluş.

Billet : Konaklatmak (askeri terim). Kütük. Pusula. Konaklatmak. Konak yeri. Vazife. Çelik çubuk. Yerleştirmek. Kışla. Ödev.

 

Post : Bilgi vermek. Postalamak. Posta ile göndermek. Afişe etmek. Sonrası. Direk. Posta. Vazifelendirmek. Sonraki. İlan yapıştırmak.

Berth : Palamarla bağlamak. Yatak yer vermek. Açıklık. Rıhtıma bağlamak. Yatak. Görev. Rıhtıma yanaşmak. Limana girmek. Yatacak yer bulmak. Gemici ranzası.

Spot : Fark etmek. Yerini saptamak. Yerine koymak. Benek benek olmak. Lekelenmek. Tiyatroda kullanılan, mercekli ve aynalı, parlak ışıklı, yüksek dirençli ışıklama aygıtı. ışıldaklarla sert ya da yumuşak yöresel ışık sağlanabilir. Ayırt etmek. Leke. Yerleştirmek. Kısa tanıtı.

Position : Doğum sırasında yavrunun belirli bir noktasıyla apertura pelvis kranyalisin belirli noktaları arasındaki ilişki, pozisyon. Oyuncuların alanda yer alış durumu. Durum. Görüş. Rütbe. Durmak (bir yerde). Fikir. Konum. Makam. Pozisyon.

Chancellorships synonyms : chancellorship.