Chancellorship türkçesi Chancellorship nedir
- Yüksek rütbeli yargıçlık.
- Yüksek rütbeli yargıçlık rütbesi.
Chancellorship ingilizcede ne demek, Chancellorship nerede nasıl kullanılır?
Chancellorships : Yüksek rütbeli yargıçlık. Yüksek rütbeli yargıçlık rütbesi.
Chancellors : Hukuk müşaviri. Güney dakota eyaletinde yerleşim yeri. Yüksek rütbeli devlet memuru. Rektör. Alabama eyaletinde şehir. Bakan. Baş hakim. Almanya'da şansölye. Şansölye. Yüksek makamlı resmi görevli.
Chancellor of the exchequer : Maliye bakanı (ingiliz ingilizcesi). İngiltere maliye bakanı. Maliye bakanı.
The chancellor of the exchequer : Maliye bakanı.
German chancellor : Alman şansölye. Almanya lideri. Alman hükümetinin başkanı.
Shadow chancellor : Muhalefetteki bakan.
Chancellor : Başbakan. Hukuk müşaviri. Alabama eyaletinde şehir. Almanya'da şansölye. Yüksek makamlı resmi görevli. Bakan. Rektör. Güney dakota eyaletinde yerleşim yeri. Baş hakim. Yüksek rütbeli devlet memuru.
The iron chancellor : Alman imparatorluğu'nun kurucusu ve ilk şansölyesi. Otto von bismarck (1815-1898). Demir şansölye. Alman devlet adamı.
İngilizce Chancellorship Türkçe anlamı, Chancellorship eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Chancellorship ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Position : Mevki. Doğum sırasında yavrunun belirli bir noktasıyla apertura pelvis kranyalisin belirli noktaları arasındaki ilişki, pozisyon. Taneciğin yeri, bunu veren konsayılar. Bilgisayar, bilişim, fizik, kimya, jimnastik, voleybol, veterinerlik alanlarında kullanılır. Fikir. Görev. Oyuncuların alanda yer alış durumu. Durum. Konumlanmak. Makam.
Billet : Konaklatmak. Yerleştirmek. Kışla. Çelik çubuk. Konaklama yeri. Ödev. Vazife. Pusula. Not. Kütük.
Office : Bilgisayar, hukuk, iktisat alanlarında kullanılır. Dini tören. Vazife. Sorumluluk. Ticarethane. İma. Çalışma yeri (ofis). Şirket veya kuruluş adına birtakım etkinlikler yapmakla görevlendirilen kurum veya kuruluş. Görev. Ajans.
Situation : Konum. Kişiler arasındaki ilişkide önemli bir durumu getiren ve seyirciyi etkileyen görünüm. tema, uygun bir durum üzerine oturtularak işlenir. Oyunda seyirciyi etkileyen görünüş. vaziyet. Yağday. Durum. Halet. Memuriyet. Görev. Yer. Ekmek kapısı.
Place : Kim olduğunu çıkarmak. Sıra. Hane. Yerleşim yeri. Makam. Yer. Sorumluluk. Vermek (para). Ev.
Post : Makam. Vazifelendirmek. Sonraki. Afişe etmek. Sonra. Bildirmek. Postalamak. Sonrası. Bilgi vermek. Posta.
Berth : Yatacak yer bulmak. Rıhtıma bağlamak. Görev. Demir yeri. Gemici ranzası. Limana girmek. Yatak. Açıklık. Rıhtıma yanaşmak. Palamarla bağlamak.
Spot : Her tür tecimsel işlemin peşin para karşılığı, günü içinde yapılması. Alacalamak. Peşin işlem. Beneklemek. Lekelemek. Bilgisayar, uzay, sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır. Benek yapmak. Seçmek. Işıldak. Bir parlak yüzeyde (ay tekeri, güneş tekeri) görülen kara benek.
Chancellorship synonyms : chancellorships.
Chancellorship ingilizce tanımı, definition of Chancellorship
Chancellorship kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The office of a chancellor. The time during which one is chancellor.

Bu kısımda Chancellorship kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Chancellorship ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Chancellorship anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Chancellorship ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.