Chimer türkçesi Chimer nedir

  • Çınlama sesi çıkaran şey.

Chimer ingilizcede ne demek, Chimer nerede nasıl kullanılır?

Chimera : Kimera. Başı aslan. Gerçekleşmesi imkansız düşünce. Canavar. Vehim. Genetik olarak farklı olan hücrelerin aynı vücutta bulunmaları durumu. Ateş püskürten canavar. Kuruntu. Şimer. Ejderha.

Chimeras : Canavar. Kuruntu. Hayal ürünü korkunç yaratık. Tüm başlılar sınıfından hayvan. Bedeni keçi ve kuyruğu yılandan ateş soluyan dişi mitolojik canavar. Gerçekleşmesi imkansız düşünce. Ateş püskürten canavar. Şimer. Vehim. Kimera.

Chimere : Onun resmi elbisesinin bir parçası olarak bir psikopos tarafından giyilen siyah veya kırmızı kolsuz cüppe.

Chimeric : Düşsel. Farazi. Hayali. Yanıltıcı. Yanılsamalı. Aldatıcı.

Chimerical : Hayali. İmkansız. Asılsız. Anlamsız. Saçma. Gerçek olmayan. Boş.

Chimers : Çınlama sesi çıkaran şey.

Chime in with : Uyuşmak. Uymak. İle ahenk içinde olmak. Uygun düşmek. İle uyumlu olmak. Uyum içinde olmak. Uygun gitmek.

Chimerically : Asılsız bir şekilde. Hayali olarak. Saçma bir şekilde.

Chimes : Ahenkle çalmak. Vurmak (saat başlarını). Uymak. Çalmak (çan).

Wind chimes : Rüzgar çanları.

İngilizce Chimer Türkçe anlamı, Chimer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Chimer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Attempt : Kalkmak. Girişimde bulunmak. Deneme. Girişim. Yeltenmek. Denemek. Çalışmak. Girişmek. Kalkışma.

Lese majesty : Hükümdara karşı ihanet. Krala hainlik. Hıyanet. Küstahça davranış. Majesteye karşı işlenen suç.

Mayhem : Savunmasız bırakma suçu. Sakatlama suçu. Müessir fiil. Kargaşa.

Important : Kendini beğenmiş. Gururlu. Kibirli. Sözü geçer. Saygın. Okkalı. Ciddi. Muazzam. Nüfuzlu.

High treason : Vatan hainliği. Vatana ihanet. Hükümdara karşı ihanet. Majesteye karşı işlenen suç. Ağır ihanet. Krala hainlik. Devlete ihanet. İhanet.

Treason : Vatana ihanet. Vatan hainliği. Hıyanet. İhanet. Ülkesine ihanet. Hainlik.

Master : Ana. Efendi. Baş eğdirmek. Usta. Yenmek. İyi bilmek. Hükmetmek. Esas. Egemen olmak.

Capital offense : Ölüm cezasını gerektiren suç. Cezası ölüm olan suç. İdamlık suç.

Felony : Cinayet. Ağır suç. Bir yıldan fazla hapis cezası gerektiren. Cürüm. Suç.

Infringement : Bir markayı değiştirerek kullanma. Tecavüz. Düzmesini yapma. Bir hakkın ihlali patenti başkasına ait olan bir malı izinsiz olarak üretme satma veya kullanma. Karşı gelme. Bozma. Bozma (anlaşma veya antlaşma vb). Antlaşmayı bozma. Hakka tecavüz etme. Anlaşmayı bozma.

Chimer synonyms : evildoing, vice crime, statutory offence, cybercrime, tazir crime, of import, victimless crime, had crime, regulatory offense, statutory offense, regulatory offence, war crime, law breaking, primary, commission, criminal offense, barratry, infraction, committal, principal, thuggery, attack, misdemeanour, forgery, misdemeanor, violation, criminal offence, highjack, hijack, fraud, transgression, offense, main.

 

Chimer zıt anlamlı kelimeler, Chimer kelime anlamı

Unimportant : Ufak tefek. Mühim olmayan. Hafif. Fındık kabuğunu doldurmaz. Önemsiz.

Disapproval : Kınama. İtiraz. Onaylamama. Kabul etmeme. Tutumu ölçülen bireyin bir ölçek sınarını olumsuzlaması ya da sınarda dile getirilen görüşe katılmaması. Ayıplama. Uygun görmeme. Uygun görmeme onaylamama. Doğru bulmama. Bir toplumsal kümede yaptırıma bağlanmış davranış ölçülerine aykırı düşen davranışlar karşısında kümece takınılan olumsuz yönde eleştirici ya da suçlayıcı tutum.

Chimer ingilizce tanımı, definition of Chimer

Chimer kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who chimes.