Felony türkçesi Felony nedir

  • Cürüm.
  • Ağır suç.
  • Cinayet.
  • Hukuk alanında kullanılır.
  • Bir yıldan fazla hapis cezası gerektiren.
  • Suç.

Felony ile ilgili cümleler

English: Have you ever been convicted of a felony?
Turkish: Sen hiç bir suçtan mahkum edildin mi?

English: Throwing eggs is a felony if the damage done by the eggs exceeds 400$.
Turkish: Yumurta atmak yumurtalar tarafından yapılan hasar 400 doları aşarsa bir suçtur.

Felony ingilizcede ne demek, Felony nerede nasıl kullanılır?

Treason felony : Hükümet rejimini değiştirme girişimi. Darbe girişimi.

Felon : Zalim. Dolama. Cani. Cinayet. Suçlu. Habis. Çok ciddi bir suç işlemiş kişi (suçlu). Mücrim.

Felonies : Suç. Cinayet.

Felonious : Cürümle ilgili. Suçlu. Suça yönelik. Kasıtlı. Canice. Suçla ilgili. Cani.

Felonious assault : Kasıtlı saldırı.

Feldspars : Feldispatlar. Feldispat.

Lifelong : Müebbet. Yaşadığı sürece. Hayat boyu. Ömür boyu. Ömürboyu. Yaşam boyu.

Feloniously : Canice. Kriminal bir tarzda. Suç oluşturan bir şekilde. Günahkar bir tarzda. Kötü bir şeklide.

Felons : Cani. Dolama. Suçlu. Zalim.

Felo de se : İntahar etme eylemi. İntihar eden kimse. İntahar eden kimse.

İngilizce Felony Türkçe anlamı, Felony eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Felony ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Administration of justice : Kaza uygulamaları. Yargı idaresi. Adalet yönetimi. Yargı. Adliye.

Roguishness : Bir hainin davranışı. Derbederlik. Kötülük. Çapkınlık. Şerefsizlik. Sahtekarlık. Namussuzluk. Münasebetsizlik. Hainlik. Rezalet.

Acts contra bonos mores : Töreye aykırı işlemler.

Criminalness : Kabahat. Suçluluk. Suç oluşturan nitelik.

Culpability : Suçluluk. Kabahat. Kusurluluk. Kusur.

Criminalities : Mücrimlik. Kabahat. Suçluluk.

Annulment : Feshetme. Evliliğin iptali. Bozma. Yokarma. Yürürlükten kaldırma. Fesh. İptal. Fesih. Bozma (yasa veya yargı veya sözleşme vb'ni).

Delinquency : Hata. İhmal. Suç işleme (çocuklarda). Kötüye kullanma. Borçların ödenmemesi. Kabahat. Suçluluk. Suça sürüklenme. Görevi ihmal etme.

Delict : İhlal. Kanunu çiğneme.

Debt : Borç. Zimmet. Alacak. İki ya da daha çok kişi arasındaki karşılıklı yükümlülük. Borçlu olma. Matlup. Sözleşmede üstlenilen yükümlülük. Bir iktisadi karar biriminin bir diğerine karşı ödemesi gereken para veya yerine getirmek zorunda olduğu yükümlülük. Borçlanma. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.

Felony synonyms : killing, faults, crimes, misdemeanour, felonies, foul play, burglary, larceny, extortion, felon, enormities, thievery, enormity, allegation, accused, stealing, abstention, murder, abduction, thieving, a wide saloon, racketeering, seizure, act of witness, blame, error, killings, offense, homicides, american law of corporation, malefactions, homicide, crime.

Felony ingilizce tanımı, definition of Felony

Felony kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An act on the part of the vassal which cost him his fee by forfeiture.