Choroiditis türkçesi Choroiditis nedir

  • Koroiditis.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Koroideanın yangısı.
  • Choroid göz zarı iltahabı (pataloji).
  • Koroidit.

Choroiditis ingilizcede ne demek, Choroiditis nerede nasıl kullanılır?

Retinochoroiditis : Retinokoroidit.

Toxoplasmic retinochoroiditis : Toksoplazmik korioretinitis. Toksoplazmik retinokoroiditis.

Choroid coat : Gözün damar tabakasının arka kısmı. Damarkatman. Koroit.

Choroid plexus carcinoma : Beyinde karıncıkların içerisinde yerleşim gösteren ve koryoit pleksus epitelinden köken alan kötücül tümör. köpeklerde özellikle omurilik metastazları sıklıkla görülür. Koryoit pleksus karsinomu.

Choroid plexus papilloma : Koryoit pleksus papillomu. Beyinde; karıncıkların içerisinde yerleşim gösteren ve koryoit pleksus epitelinden köken alan, kapsülsüz, sınırlı, memebaşı gibi çıkıntılar yapan iyicil tümör.

Choroidea : Tabaka, kat. göz yuvarlağının sklera ve retina arasındaki pigment ve elastik iplik içeren kan damarlarından zengin gevşek bağ dokudan yapılmış bölümü. Choroid. Koroidea. Choroid örtü. Kan damarlarını içeren göz zarı (oftamoloji).

Choroidal : Koroidal.

Choroideus : Zarsı, zara benzeyen. Koroideus.

Suprachoroidal lamina : Suprakoroidal lamina. Damar tabakanın koroit kısmını gözün dış kısmında yer alan sklera tabakası ile bağlayan melanositlerce zengin gevşek bağ dokusu tabakası.

 

Choroid : Damarkatman. Choroidea. Gözün damar tabakasının arka parçası. Göz damarı tabakası arkasındaki parça. Koriyoid. Retinanın beslenmesini sağlayan damarsal tabaka. Koroidea. Gözün damar tabakasının kan damarları, melanositler, bağ dokusu hücreleri ve tellerince zengin gevşek bağ dokusundan oluşan kısmı. Damar kat. Koroid.

İngilizce Choroiditis Türkçe anlamı, Choroiditis eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Choroiditis ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A c deformity : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c kusuru.

Abdominal pain : Karın ağrısı. Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı. Abdominal ağrı.

Abaxial : Aks kemiği dışında. Eksen dışı. Eksenden uzak. Abaksiyal. Eksendışı. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Eksenden uzak, eksen dışı.

Abdominal palpation : Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon. Abdominal palpasyon. Karın bölgesinin elle muayenesi.

A clay : Beyaz kil. Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin.

Redness : Allık. Kızarıklık. Kırmızılık. Kızıllık.

Abdominal distention : Karın gerginliği. Abdominal gerginlik. Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik.

 

A amplitude mod : A-mod görüntü. Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır.

Inflammation : Tutuşturma. Coşma. Alevlenme. İrin. bk. yangı. Yangı. Dış ve iç etkenlere karşı canlı vücudunda hücresel olarak meydana gelen yersel sıcaklık, ağrı, şişkinlik ve kızarıklık biçiminde beliren vücudun karşı koyma reaksiyonu, enflamasyon, inflamasyon, yangı. Alevlendirme. Enflamasyon. Tutuşma. Hastalık yapan etkenlere, antijenlere, fiziksel yaralanmalara karşı vücudun savunulması için ağrı, yara yerine kanın yönelmesi sebebiyle kızarıklık, serum moleküllerinin damar dışına akması sebebiyle şişme şeklinde gösterdiği değişiklik. enflamasyon.

A dna : Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi. A dna.

Choroiditis synonyms : rubor, a crochordon, abdomen, a band, abamectin, abattoir, a c syndrom, abdominal ovariectomy, abdominal fat necrosis.