Ciliate türkçesi Ciliate nedir

  • Ciliata grubuna dahil olan organizma (zooloji).
  • Silyası olan. ciliophora şubesinde bulunan.
  • Kirpikli.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Silyata.

Ciliate ingilizcede ne demek, Ciliate nerede nasıl kullanılır?

Ciliated : Siliyate. Kirpikli.

Ciliated cell : Silli hücre. Omurgalıların bazı dokularında ve kirpikliler (ciliata) sınıfının türlerinde görülen, serbest yüzeyinde siller taşıyan hücre. kirpikli hücre. Omurgalıların kimi dokularında ve kirpikliler (ciliata) sınıfının türlerinde görülen serbest yüzeyinde siller taşıyan hücre, silli hücre. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kirpikli hücre.

Ciliated epithelium : Silli epitel. Birçok organlarda iç yüzeyi döşeyen ve hücrelerinin serbest yüzeyinde hareketli ya da hareketsiz siller taşıyan epitel. örnek: memelilerin soluk borusunu astarlayan yalancı çok tabakalı silli silindirik epitel. kirpikli epitel. Kirpikli epitel. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Birçok organda iç yüzeyi döşeyen ve hücrelerin serbest yüzeyinde hareketli veya hareketsiz siller taşıyan epitel, silli epitel.

Ciliates : Bir hücreliler (protozoa) alt aleminden, kimileri gözle görülebilecek kadar büyük olan, söbe, küre, silindir, vazo biçiminde vücutlu, kabuk veya iskeletleri bulunmayan, üzerleri harekete yarayan kirpiklerle kaplı, biri büyük, diğeri küçük iki adet çekirdeğe sahip, tatlı sularda veya denizlerde yaşayan tek hücrelilerin yapı bakımından en çok gelişmiş olanı, gerçek kirpikliler (euciliata) ve suktorlar (suctoria) olmak üzere iki alt sınıfı bulunan bir sınıf, silliler. Kirpikliler. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ciliata grubuna dahil olan organizma (zooloji). Kirpikli. Bir hücreliler (protozoa) alt aleminden, bazıları gözle görülebilecek kadar büyük olan, sobe, küre, silindir, vazo biçiminde vücutlu, kabuk ya da iskeletleri bulunmayan, üzerleri harekete yarayan kirpiklerle kaplı, biri büyük, biri küçük olmak üzere iki çekirdekleri bulunan, tatlı sularda ve denizlerde yaşayan bir hücrelilerin (protozoa) yapı bakımından en çok gelişmiş olanı, gerçek kirpikliler (euciliata) ve süktorlar (suctoria) olmak üzere 2 alt sınıfı bulunan bir sınıf. silliler.

 

Conciliate : Dostluğunu kazanmak. Uzlaştırmak. Gönlünü yapmak. Yatıştırmak. Gönlünü almak. Barıştırmak. Kazanmak.

Reconciliate : Uzlaştırmak. Aralarını bulmak.

Conciliates : Dostluğunu kazanmak. Kazanmak. Yatıştırmak. Barıştırmak. Gönlünü almak. Uzlaştırmak. Gönlünü yapmak.

Domiciliated : Konuta bağlı. İkametgahlı. Tediye etmek. Konutlu. Ödemek.

Epitheliocytus ciliatus : Epitel hücrelerinin lümene bakan yüzlerinde titrek tüycükler bulunan ve ince yapısında çok sayıda mitokondriyon, golgi kompleksi ve az sayıda granüllü endoplazma retikulumu bulunan hücreler. Silyumlu hücreler.

Ciliata : Siliyata. Kılımsı bölümleri olan bir organizmalar grubu (zooloji).

 

İngilizce Ciliate Türkçe anlamı, Ciliate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ciliate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Protozoan : Protozoon. Birgözeli. Protozoa. Protozoonlara ait. Birgözeli (hayvan). Protozoan. Birgözeli hayvan.

Stentor : Homeros'un epik şiiri ilyada dan bir karakter. Trompet şeklindeki gövdesi ile siliyat protozoa cinsi (zooloji). Ortalama elli adamın sesine eşdeğer sese sahip yunan haberci. Bir hücrelilerin (protozoa), kirpikliler (ciliata) sınıfının, çember kirpikliler (spirotricha) takımından, vücutları huni biçiminde, huninin geniş kısmı ağız alanına karşılık gelen, ağız alanının çevresi ve bütün yüzeyi kirpiklerle kaplı olan, besin alma sırasında kendini bir yere bağlayan bir cins. Borazan hayvanı.

Abattoir : Salhane. Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi. Mezbaha. Kesimevi.

A crochordon : Akrokordon. Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom.

Infusorian : Ufak ve tek hücreli hayvan. İnfusorya. Haşlamlılara ait.

Abdominal pain : Abdominal ağrı. Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı. Karın ağrısı.

Ciliates : Bir hücreliler (protozoa) alt aleminden, bazıları gözle görülebilecek kadar büyük olan, sobe, küre, silindir, vazo biçiminde vücutlu, kabuk ya da iskeletleri bulunmayan, üzerleri harekete yarayan kirpiklerle kaplı, biri büyük, biri küçük olmak üzere iki çekirdekleri bulunan, tatlı sularda ve denizlerde yaşayan bir hücrelilerin (protozoa) yapı bakımından en çok gelişmiş olanı, gerçek kirpikliler (euciliata) ve süktorlar (suctoria) olmak üzere 2 alt sınıfı bulunan bir sınıf. silliler. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir hücreliler (protozoa) alt aleminden, kimileri gözle görülebilecek kadar büyük olan, söbe, küre, silindir, vazo biçiminde vücutlu, kabuk veya iskeletleri bulunmayan, üzerleri harekete yarayan kirpiklerle kaplı, biri büyük, diğeri küçük iki adet çekirdeğe sahip, tatlı sularda veya denizlerde yaşayan tek hücrelilerin yapı bakımından en çok gelişmiş olanı, gerçek kirpikliler (euciliata) ve suktorlar (suctoria) olmak üzere iki alt sınıfı bulunan bir sınıf, silliler. Kirpikliler.

A amplitude mod : A-mod görüntü. Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır.

Ciliophoran : Silyoforan. Ciliophora şubesinde bulunan protozoonlar.

Lashed : Kırbaçlı. Belirli türden veya çeşitten kamçı ucu ve kirpikleri olan (genellikle kombinasyon halinde kullanılan). Kırbaçlanmış.

Ciliate synonyms : ciliated protozoan, ciliophora, tetrahymena, class ciliophora, cilial, class ciliata, paramecia, a c syndrom, a clay, paramecium, protozoon, abdominal fat necrosis, ciliary, abamectin, abdominal ovariectomy, a dna, abaxial, abdominal palpation, a c deformity, ciliata, vorticella, ciliated, abdomen, abdominal distention, a band.

Ciliate zıt anlamlı kelimeler, Ciliate kelime anlamı

Smooth : Sakin. Yumuşatmak. Kolay. Yumuşak. Sinekkaydı. Düz. Tatlı. Sistirelemek. Düzgün.

Ciliate ingilizce tanımı, definition of Ciliate

Ciliate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Endowed with vibratory motion. As, a ciliate leaf. As, the ciliated epithelium of the windpipe. Provided with, or surrounded by, cilia.