Circular evidence türkçesi Circular evidence nedir

  • Doğrulanması gereken sonucu doğru sayan öncüllerden yola çıkan mantık yanılması.
  • Döngüsel doğrulama.
  • Sosyoloji alanında kullanılır.

Circular evidence ingilizcede ne demek, Circular evidence nerede nasıl kullanılır?

Circular : Döngüsel. Tamim. Dolambaçlı. Daire biçiminde. Çeşitli kişilere aynı konuda gönderilen yazılım, genelge. tecimcilerin belirli özellikleri tanıtmak, bildirmek amacıyla gönderdikleri genelgeler. El ilanları. Dairesel. Yuvarlak. Genelge.

Evidence : Belirginlik. Kanıtlamak. Tanıklık. İspat. Tanık. Tanıt. Göstermek. Kanıt. İfade. Belirtmek.

Circular antenna : Dairesel anten. Çember anten.

Circular arch : Dairesel kemer. Yuvarlak eğme. Beşikkemer. Daire kemer.

Circular block : Halka blok. İnfiltrasyon anestezisinde infitrasyonun operasyon yapılacak yerdeki deri altı dokusuna bir halka oluşturacak ve ortası boş bırakılacak biçimde yapılması.

Circular chart : Dairesel grafik. Değirmi çizenek.

İngilizce Circular evidence Türkçe anlamı, Circular evidence eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Circular evidence ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Achievement motive : Başarma güdüsü. Amaç doğrultusunda engelleri ve güçlükleri aşma azim ve kararlılığı. Herhangi bir amacı gerçekleştirme güdüsü. Başarı güdüsü.

 

Alienation : Yabancılaşma. Devir. Aliyenasyon. Dengesizlik. Yabancılaştırma. Ötekileştirme. Devretme. Aralarını açma. Uzaklaşma. Bireyin çevre koşullarına aykırı düşmesi ya da kendisini başkasının gözüyle görmesi.

Age group : Üyeleri yaş ölçüsüne göre belirlenen toplumsal küme. Yaş kümesi. Belli bir çoğanın yaşlara göre dağılımını göstermek ve sıklıkları değer aralıkları içinde dile getirmek üzere kullanılan alt-üst yaş sının belli aralık. Yaş öbeği. Yaş grubu.

Acculturation : Ekinsel yozlaşma. Kültür etkileşimleri. Çevresindeki kültürü kabullenme. Kültürel uyum. Kültürleşme. Kültürlenme. Kültürel etkileşim. Bir toplumun ekinine, başka (özellikle daha gelişkin) toplum ya da toplumların ekininden kimi özdeksel ve tinsel öğelerin geçmesi ve o ekinin göreli bütünlüğünün bozularak tutarsızlaşması olayı ya da süreci. Bir kültürün ya da bir kültür öğesinin başka bir kültüre girmesi sonucu her ikisinin de değişmeye uğraması süreci.

Adjustment in marriage : Eşlerden her birinin öbürü ile birlikte uyumlu bir aile yaşamı oluşturup sürdürme yeterliği. Evlilikte uyum.

Acclimatation : Toplumsal kümelerin, dirimbilimsel bakımdan yeni bir ortamın iklim koşullarına uyum sağlaması süreci. İklimuyum.

Abilities : Yetenekler. Kabiliyet. Beceri. Geniş anlamında, bireyin, davranışlarını düzenleyen, etkinliklerini koşullandıran ve dirimbilimsel-toplumsal olarak belirlenen özellikleri. dar anlamında, bireyi belli bir uğraşsal etkinliğe uygun kılan bir dizi ruhsal özellikleri. İktidar. Yeterlik. Güç. Yetenek.

 

Aesthetic : Estetik. Güzelduyu. Bedii. Nesnel toplumsal ilişkilerin bireyin uyumlu gelişimine, soyluyu ve alpı özgürce geliştirmesine, çirkin ve aşağılıkla savaşmasına... yardımcı olan ya da olmayan yanlarının duyusal belirişi.

Age distribution : Yaş dağılımı. Bir toplum ya da toplumsal küme nüfusunun yaş kesimlerine göre dağılma oranları. Bir popülasyondaki her bir yaş grubu içerisindeki bireylerin sayısı veya oranı.

Agnation : Baba tarafından akrabalık. Akrabalık (baba taraf.). Hısımlık. Bir ailede baba ve erkek üyeler yoluyla oluşan kan yakınlığı. bu tür yakınlıktan oluşan yakınlık kümesi. Akrabalık. Akrabalık (baba tarafından). Soydaşlık.

Circular evidence synonyms : age grade, aesthetical ideal, all round development of individual, affection, agression, adaptive behavior.