Clans türkçesi Clans nedir

Clans ingilizcede ne demek, Clans nerede nasıl kullanılır?

Clanship : Klancılık. Klikçilik. Klan sistemi. Gruba başkalarını almama.

Clansman : Klan üyesi kimse. Klan üyesi.

Clansmen : Klan üyeleri. Klan üyesi kimse.

Clanswoman : Kadın klan üyesi. Bir klanın (aile, kabile) kadın üyesi.

Clanswomen : Bir klanın (aile, kabile) kadın üyesi. Kadın klan üyesi.

Clandestine : Hafi. Mahrem. Gizli yapılan. Gizli saklı. Gizli. Gizli kapaklı. El altından yapılan. El altından. Saklı.

Clandestinely : Gizlice. El altından. Gizli saklı.

Clan member : Kabile üyesi. Klan üyesi.

Clandestine passenger : Kaçak yolcu. Biletsiz ve gizlenen yolcu.

Clandestine marriage : Gizlice evlenme.

İngilizce Clans Türkçe anlamı, Clans eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Clans ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Lengths : Uzunluk. Süre.

Clan : Ataerkil ya da anaerkil yapılı ve genellikle dıştan evlenmeli yakınlık kümesi. Ortak bir atası olan insan topluluğu. Ortak bir atadan geldiklerine inanan, kendi aralarında evlenmeyen, hem ana, hem de baba çizgisine göre düzenlenmiş, birbirleriyle akraba, birden çok büyük ailenin bir araya gelmesi sonucu oluşan toplumsal birlik. Bağlı oldukları atasoyla birlikte aynı düşsel atadan türediklerine inanmanın bir sonucu olarak birbirlerini kansal akraba sayan, bu nedenle aralarında evlenmeyip dışevlilik yapan, tüm toplumsal ve ekonomik ilişkilerini tekyanlı akrabalık adı verilen babayanlı ya da anayanlı yöntemlerden birine uygulamak zorunluğunda bulunan bireylerin oluşturduğu geleneksel toplum, bk. atasoy, içevlilik, dışevlilik, tekyanlı akrabalık, babayanlı akrabalık, krş. ikiyanlı akrabalık. Büyük kodak.

 

Collection : Bir bilgi erişim dizgesinde, derlenmiş ve kullanıcının araştırmasına sunulmuş belge tutanaklarının tümü. derlem kitaplar, bilimsel ve teknik bildiriler, tezler, teknik notlar gibi türlü yayınlanmış belgeler ya da sözleşmeler, antlaşmalar, yönetmelikler, tüzükler, yasalar, mahkeme kararları, üst mahkemelerin görüş birleştirme kararları vb. belgeleri ya da bunlardan belli bir ana konuyla ilgili olanları kapsayabilir. Tahsilat. Toplanmış yardım. Toplanan para. Tabaka. Toplanma. Bir alacak veya borcun ödenmesiyle hesabın kapatılması. (collection) mali ve ticari belgelerin, alınan talimat uyarınca ödenmesinin ve/veya kabulünün sağlanması, ödeme ve/veya kabul karşılığında veya diğer koşullara bağlı olarak belgelerin teslimi için bankalarca işlem yapılması. Tahsil. Koleksiyon. Para toplama.

Family : Ev. Evlilik ve kan bağına, başka deyişle karı-koca, ana-baba-çocuklar, kardeşler vb. arasındaki ilişkilere dayalı olan bir toplum çekirdeği. Şecere. Kodak. Sülale. İlgili cinslerden oluşan biyolojik grup. Ocak. Ev halkı. Hamile. Fasile.

Agriculture : Çiftçilik. Topraktan çeşitli ürünler elde etmeye ve geniş anlamıyla hayvancılığa da dayanan yaşamsal etkinlik. Temel özelliği bitki ve hayvan üretimi olan faaliyetlere verilen genel isim. Çiftçi. Tarımcılık. Coğrafya, iktisat, veterinerlik alanlarında kullanılır. Tarım. Ziraat. İnsanların hayvansal, bitkisel ve diğer maddelere olan gereksinimlerini karşılamak için planlanmış değişik üretim sistemlerini kapsayan geniş bir terim. Toprak, deniz, göl, akarsu gibi doğal kaynaklara dayanan ve temel özelliği bitki ve hayvan üretimi olan iktisadi etkinlik.

 

Accumulation : Toplanma. Toplumların ekinsel varlıklarının gelişip genişlemesi ve uygarlık düzeyinin yükselmesi süreci. Yığma. Teraküm. Toplama. Herhangi bir ilaç veya zehirli maddenin değişik nedenlere bağlı olarak bazı organ veya dokularda birikmesi, akümülasyon. Mal ve sermayenin toplanıp çoğalma süreci. tasarrufların yeni yatırımlar şeklinde sermaye stokuna eklenmesi. işletme karının kar payı olarak dağıtılmayıp özkaynağa eklenmesi. Yığın. Birikme. İktisat, ekonomi, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Magnitude : Magnitüd. Kadir (astronomi terimi). Büyüklük. Ehemmiyet. Önem. Genlik. Boyut.

Batch : Küme. Türküm. Sarmak. Harman. Sürü. Kuru gereç karışımı. Bir fırın ekmek. Bir pişimde pişirilenler. Bir defada alınan miktar. Dizi.

Size : Büyüklüğüne göre ayırmak. Boyut. Herhangi bir veri öğesinin ya da veri yapısının uzunluğu, örn. tutanak boyu; uzunluk. İrilik. Çirişlemek. Boyutlandırmak. Apre. Ölçü. Beden (elbise için).

Group : Topluluk. Türkümlere ayırmak. Her öğenin tersini ve öteki öğelerle birleşkesini kapsayan aynı yapıdaki öğeler topluluğu. Sınıflandırmak. Gruplara ayırmak. Bir çarpım işlemi altında kapalı kalıp her öğesinin evriğini içeren, birim işlerli öğeler kümesi. Eğitim, fizik, kimya, gramer, iktisat, jeoloji alanlarında kullanılır. Türkümleşmek. Küme. Gruplamak.

Clans synonyms : booboisie, immigrant class, substitution class, the three estates, socio economic class, brass family, ninja, woodwind family, histocompatibility complex, violin family, estate of the realm, superphylum, chased, caved, class structure, heights, batches, middle class, tribally, society, paradigm, assemblage, band, tribal, caste, cliques, craft, stamp, conjugation, cavitate, cavitates, sip, cave.

Clans zıt anlamlı kelimeler, Clans kelime anlamı

Lower class : Aşağı tabaka. Alt tabaka. Alt klas. İşçi sınıfı. Aşağı sınıf. Alt sınıflar.

Upper class : Zenginler sınıfı. Yüksek sınıf. Yüksek tabaka. Sosyoekonomik üstünlüğü olan sınıf. Üst sınıf. Kaymak tabaka. Üst tabaka.