Size türkçesi Size nedir

  • Apre.
  • Boyutlandırmak.
  • Uzam.
  • Boyut.
  • Bilgisayar, bilişim, madencilik alanlarında kullanılır.
  • Boy.
  • İrilik.
  • Büyüklük.
  • Ölçü.
  • Herhangi bir veri öğesinin ya da veri yapısının uzunluğu, örn. tutanak boyu; uzunluk.
  • Beden (elbise için).
  • Sertleştirmek (şapka).
  • Tutkallamak.
  • Büyüklüğüne göre ayırmak.
  • Çirişlemek.

Size ile ilgili cümleler

English: A person's heart is approximately the same size as their fist.
Turkish: Bir insanın kalbi, yaklaşık olarak yumruğuyla aynı boyuttadır.

English: "What happened Tom?" "When I asked Mary what cup size she is, she called me a pervert." "What do you expect?"
Turkish: "Ne oldu Tom?" Mary'ye sütyen bedenini sorduğumda, o bana sapık dedi." "Ne bekliyorsun?"

English: Ali can still wear the same size jeans he did when he was twenty years old.
Turkish: Ali yirmi yaşındayken giydiği aynı beden pantolonu hâlâ giyebiliyor.

English: A valise of this size is very handy.
Turkish: Bu boyuttaki bir valiz çok kullanışlıdır.

English: Ali doesn't know what Mary's shoe size is.
Turkish: Ali Mary'nin ayakkabı ölçüsünü bilmiyor.

Size ingilizcede ne demek, Size nerede nasıl kullanılır?

Size and position : Boyut ve yer.

Size assignment : Boyut ataması. Boyut atama.

Size box : Kutu boyutlandırma. Boyut kutusu.

Size category fraction : İrilik ulamları oranı.

 

Size change : Boyut değişikliği.

Size document : Belgeyi boyutlandır.

Size notation : Kaynakçasal kimlik saptanırken kitabın boyunu gösteren "santim" ya da "sayfa katlaması" gibi simgeler. (örneğin: 25 cm. ya da 8° gibi.). Boy simgesi.

Size grip : Boyutlandırma tutacağı.

Size mode : Boyutlandırma kipi. Boyutlandırma modu.

Size down : En küçükten en büyüğe bir sıra halinde düzenlemek.

İngilizce Size Türkçe anlamı, Size eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Size ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Enormousness : Dev gibi olma. Muazzamlık. Kocaman olma. Kocamanlık.

Phratry : Kapalı bir yerleşim alanındaki klanların birleşerek oluşturdukları toplumsal birlik; jens ile tribü arasındaki aracı halka. Kabile. Oymak. Uruk. Fratri. Boy ya da uruk denen topluluğun bölümlerine verilen ad.

Lengths : Uzunluk. Süre.

Lineage : Nesep. Köken. Silsile. Menşe. Tohum. Sülale. Kan. Şehzade. Nesil.

Caliber : Yetenek. Kalite. Kabiliyet. Kapasite. Kalibre. Çap.

Corpulency : Şişmanlık.

Enormities : Alçaklık. Aşırı zalimlik. Muazzamlık. Şer. Kötülük. İğrençlik. Habislik. Cinayet.

Calibres : Kabiliyet. Çap. Ayarlamak. Kalibre. Kapasite. Yetenek. Kalite.

Dopes : Cila. Uyarıcı vermek. Yanıltıcı bilgi. Macun. Dümen. Uyuşturucu madde. Salak. Verniklemek. Dolap.

Size synonyms : 8vo, eightvo, 4to, chemical finish, denomination, delusion of grandeur, hefted, large, calibers, dimensions, agglutinate, capacious, stout, corpulences, corpulencies, coarseness, capaciousness, space, extra large, heights, dressings, trait, agglutinating, glues, distance, heft, generosity, sip, bigness, petite, number, format, sizing.

 

Size zıt anlamlı kelimeler, Size kelime anlamı

Large : Büyük. Büyücek. Kocaman. Bol. Büyük (servet). Kalabalık (aile). Koca. Geniş. İri. Çok.

Little : Ufak şey. Küçük. Genç. Azıcık. Kısa. Az. Hemen hemen hiç. Önemsiz. Değersiz. Cici.

Big : Ünlü. Popüler. İri. Kocaman. Önemli. Büyük.

Size antonyms : largeness, bigness, smallness, littleness, small, unsized.

Size ingilizce tanımı, definition of Size

Size kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To take greater size. To increase in size. Six. To prepare with size. A thin, weak glue used in various trades, as in painting, bookbinding, paper making, etc. A settled quantity or allowance. [Bakınız: Assize]. To fix the standard of. To cover with size.