Phratry türkçesi Phratry nedir
- Oymak.
- Boy.
- Uruk.
- Tarih alanında kullanılır.
- Boy ya da uruk denen topluluğun bölümlerine verilen ad.
- Kabile.
- Kapalı bir yerleşim alanındaki klanların birleşerek oluşturdukları toplumsal birlik; jens ile tribü arasındaki aracı halka.
- Fratri.
Phratry ingilizcede ne demek, Phratry nerede nasıl kullanılır?
Euphrates : Fırat. Fırat nehri.
Nephratomia : Böbreklerin işlevsel etkinliğinde azalma. Nefratoni.
The euphrates : Fırat nehri.
Tigris and euphrates : Dicle ve fırat. Irak'ta birleşerek şattül arap'ı oluşturan antik mezepotamya'nın iki büyük nehri (dicle ve fırat).
Phragmobasidium : Fragmobazidyum. Bazidyokarp içinde dört hücre oluşturan bölmeli bazidyum.
Phragmosome : Bitki hücrelerinde mitoz bölünme sırasında ekvator düzleminde fragmoplast teşekkülünden önce görülen ve daha sonra burada hücre plağının meydana geleceği sitoplazma diski. Fragmozom.
Phrase : İfade etmek. Sözce. Uygun sözcük ya da tümcelerle ifade etmek. Cümle parçası. Kelime seçerek anlatmak. Uygun kelime veya cümlelerle ifade etmek. Cümle veya kelimelerle anlatmak. Melodinin bir bölümünü oluşturan kısa parça. İfade. Kısa ve uygun anlatım.
Phraseogram : Bir cümleyi temsil eden simge.
Phrasebook : Konuşma kılavuzu. Sözcük grupları kitabı. Seyahat rehberi.
Phraseological : Söyleniş tarzıyla ilgili. Sözcük seçimi ile ilgili.
İngilizce Phratry Türkçe anlamı, Phratry eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Phratry ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Dynasty : Soy. Temiz soy. Han soyu. Hanedan. Sülale. Hansoyu. Tarihe geçmiş bir ataya dayanan soy. Köklü aile.
Tribe : Budun. Takım. Aynı dili konuşan ve başka ekin öğelerini de paylaşan birkaç oymaktan, obadan, soptan kurulu ilkel toplum. Tribü. Familya. Uyruk. Kavim. Aynı dili konuşan, aynı kurumlara, geleneklere, göreneklere sahip, ortak bir yerleşme alanı olan ve ortak bir kökten gelen birkaç jens'in özerk bir toprak üzerinde oluşturdukları budunsal birlik. Aşiret. Sosyoloji, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır.
Chased : Peşinde olmak. Takip etmek. Zıvana açmak. Peşine düşmek. Kovalamak. İzlemek. Hızla geçip gitmek. Hakketmek. Kabartma işlemek.
Height : Dağ. Yücelik. Yüksek yer. Yükselti. Ana çekit. Pozisyon. En üst derece. Zirve. Doruk.
Midwifes : Ebe. Gebelik ve doğum danışmanı. Doğuma yardımcı olmak. Oluşmasında (yapımında) yardımcı olmak.
Association : Bilgisayar, biyoloji, hukuk, eğitim, fizik, kimya, uzay, gramer, ekonomi, sosyoloji alanlarında kullanılır. Birliktelik. Tekizlerin eklenmesiyle çoğuz birleşiklerin oluşumu. Bir kelimenin anlam, şekil ve ses yakınlığı yoluyla başka kelimelerle kurduğu bağlantılar: ağaç, kıraç, tokaç; gelen, gören, bilen; ağırbaşlılık, ciddiyet, ciddilik, resmilik, oturaklılık vb. bk. çağrışım ilişkileri. Yer, zaman, neden, etki ve sonuç bakımından aralarında birlik, benzerlik ya da karşıtlık gibi ilişkiler bulunması dolayısıyle düşüncelerin kendiliğinden birbirini ansıtması olayı. ruhsal etkinlikler ve durumlar arasında kurulan görevsel ilişkiler. İki ya da daha çok bireyin ortaklaşa bir çıkarı gerçekleştirmek ve korumak üzere oluşturdukları, yönetimsel yapısı ve görevlileri bulunan örgütlü toplumsal küme. Bağlaşı. Tedai. Toplaşım.
Blood : Soy. Asalet. İlkellere göre insana güç ve dirim veren, ruhu barındıran, kötülüğü uzaklaştıran, pisliği arıtan erginleme törenlerinde, kan kardeşliğinde, büyücülükte, beslenmede önemli yeri olan sıvı. Hayvanlarda vücut boşluğu içinde ya da kapalı damarlar içerisinde dolaşan hücreler ile oksijen, karbondioksit, hormonlar, besin, boşaltım ve bağışıklık maddelerini taşıyan sıvı. omurgalılarda oksijenin ve karbondioksitin taşınmasında görev yapan kırmızı kan hücreleri ile organizmanın savunmasında görev yapan beyaz kan hücreleri ve kanın pıhtılaşmasında görevli olan kan pulcukları ve serumdan oluşur. Akrabalık. Omurgalılarda oksijenin ve karbondioksitin taşınmasında görevli kırmızı kan hücreleri, organizmanın savunmasında görevli beyaz kan hücreleri ve kanın pıhtılaşmasında görevli olan kan pulcukları ve plazmadan oluşan sıvısal doku. kan proteini, kıl, mide içeriği ve idrar vb. yabancı maddeden arındırılmış temiz, taze, bütün veya suyu alınmış hayvan kanının hızlı bir biçimde dondurulması veya soğutulmasıyla elde edilen ürün, hayvan kanı. Kan bağı. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Huy. Mizaç.
Apostle : Havari. Önder. Apostol. Hz isa´nın on iki havarisinden biri. Döneklik. Dönme. Lider. Bir hareketin lideri. Öncü. Misyoner.
Barbary : Batı mısır'dan atlantik okyanusu'na kadar uzanan bölge. Kuzey afrika kıyısında mısır'ın batısında kalan ülkelerin topluca adı: libya, cezayir, tunus, fas. Berberi. Afrika'nın kuzeyinde batı mısır'dan atlantik okyanusu'na kadar uzanan bölge. Mağrip.
Bloodline : Soy kütüğü. Aile şeceresi. Soy. Aynı genetik kökenden olan hayvanların sürekli olarak yetiştiricilikte kullanılması. Nesep. Nesil. Kan hattı.
Phratry synonyms : line of descent, homefolk, channel, caved, sip, name, size, ancestry, line, bulks, areopagite, barbarian, almanac, tribally, kinsfolk, blood line, midwifing, character, kinfolk, lineage, barricade, length, family, septs, descent, chiseling, pedigree, figure, cavitate, parentage, archives, midwifed, clannish.
Phratry ingilizce tanımı, definition of Phratry
Phratry kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A subdivision of a phyle, or tribe, in Athens.

Bu kısımda Phratry kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Phratry ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Phratry anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Phratry ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.