Class differences türkçesi Class differences nedir

  • Değişik toplumsal sınıfların üyelerini birbirinden ayrımlı kılan siyasal etkinlik, gelir, iş güç, eğitim, yaşama biçimi, düşünce, tutum ve davranışlar vb. ilişkin özellikler.
  • Durum eşitsizliği.
  • Sınıfsal farklılıklar.
  • Sınıfsal farklar.
  • Sosyal sınıflar arasındaki farklar.
  • Sınıf ayrımları.
  • Sınıf farklılıkları.
  • Sosyoloji alanında kullanılır.

Class differences ingilizcede ne demek, Class differences nerede nasıl kullanılır?

Class : Ders. Zümre. Belli bir yerde toplanarak bir ya da birkaç öğretmenin gözetim ve yönetimi altında ders gören öğrenci kümesi. bir eğitim kurumuna aynı zamanda yazılan ve bu eğitim kurumunu aynı zamanda bitirmeleri beklenen öğrenci kümesi. bk. derslik. kimi yönlerden birbirine benzeyen birtakım olay ya da gözlemler. Bir topluluk içinde, birbirlerinden ekonomik ve toplumsal yönlerden ayrılan ve aralarında karşıtlıklar bulunan bölüklerden her biri. krş. altkültür, kültür alanı, altkültür alanı, yatay bölük. Bilgisayar, eğitim, iktisat, veterinerlik alanlarında kullanılır. Birşeyi belirli bir grubun içinde saymak. Canlıların sınıflandırmasında takımların bir araya gelmesiyle oluşturulan taksonomik grup. Klas. Saymak. Kategorize etmek.

Differences : Olağandışılık. Fikir ayrılığı. Ayrım. İhtilaf. Farklılıklar. Benzememe. Farklılık. Fark. Ayrılık. Farklar.

 

Class a amplifier : A sınıfı amplifikatör.

Class a modulator : A sınıfı modülatör.

Class a operation : A sınıfı işletme. A sınıfı işletme yükselteç.

Class a oscilloscope : A sınıfı osiloskop.

İngilizce Class differences Türkçe anlamı, Class differences eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Class differences ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Acculturation : Kültür etkileşimleri. Kültürleşme. Kültürlenme. Bir toplumun ekinine, başka (özellikle daha gelişkin) toplum ya da toplumların ekininden kimi özdeksel ve tinsel öğelerin geçmesi ve o ekinin göreli bütünlüğünün bozularak tutarsızlaşması olayı ya da süreci. Kültürel uyum. Ekinsel yozlaşma. Bir kültürün başka bir kültürden aldığı tesir. Kültürel etkileşim. Kültürlenme ya da kültürel etkileşim.

All round development of individual : Tümsel gelişim. Bireyde tinsel niteliklerin, aktöresel arılığın ve fiziksel yetkinliğin uyumlu gelişimi.

Age distribution : Yaş dağılımı. Bir toplum ya da toplumsal küme nüfusunun yaş kesimlerine göre dağılma oranları. Bir popülasyondaki her bir yaş grubu içerisindeki bireylerin sayısı veya oranı.

Achievement motive : Başarı güdüsü. Başarma güdüsü. Amaç doğrultusunda engelleri ve güçlükleri aşma azim ve kararlılığı. Herhangi bir amacı gerçekleştirme güdüsü.

Abilities : Güç. Kabiliyet. İktidar. Geniş anlamında, bireyin, davranışlarını düzenleyen, etkinliklerini koşullandıran ve dirimbilimsel-toplumsal olarak belirlenen özellikleri. dar anlamında, bireyi belli bir uğraşsal etkinliğe uygun kılan bir dizi ruhsal özellikleri. Beceri. Yetenek. Yetenekler. Yeterlik.

 

Aesthetic : Nesnel toplumsal ilişkilerin bireyin uyumlu gelişimine, soyluyu ve alpı özgürce geliştirmesine, çirkin ve aşağılıkla savaşmasına... yardımcı olan ya da olmayan yanlarının duyusal belirişi. Bedii. Güzelduyu. Estetik.

Adjustment in marriage : Evlilikte uyum. Eşlerden her birinin öbürü ile birlikte uyumlu bir aile yaşamı oluşturup sürdürme yeterliği.

Agression : Saldırı. Kişilerin, toplumsal kümelerin ya da toplumların, başka kişi, küme ya da toplumların doğal varlıklarını, eylemlerini ya da iyelikleri altındaki şeyleri, kendilerine çıkar sağlamak, onlara da zarar ya da acı vermek ve belli davranışlardan caydırmak amaçlarıyla denetim altına almaya girişmeleri.

Age group : Belli bir çoğanın yaşlara göre dağılımını göstermek ve sıklıkları değer aralıkları içinde dile getirmek üzere kullanılan alt-üst yaş sının belli aralık. Yaş kümesi. Üyeleri yaş ölçüsüne göre belirlenen toplumsal küme. Yaş öbeği. Yaş grubu.

Adaptive behavior : Adaptif davranış. Bireyin doğal ve toplumsal çevresinin gereklerine uyacak biçimde davranması. Uyarlamacı davranış. Uyumlayıcı davranış. Bireyin çevreyle uyum ilişkileri geliştirmesine yarayan ya da toplumsal düzgülere uygun düşen davranış. Uyumcu davranış.

Class differences synonyms : acclimatation, aesthetical ideal, affection, age grade, agnation, alienation.