Clinics türkçesi Clinics nedir

Clinics ile ilgili cümleler

English: The number of people who visit aestethic clinics have been on the rise these last years.
Turkish: Estetik kliniklerini ziyaret eden insanların sayısı bu son yıllarda artmaktadır.

Clinics ingilizcede ne demek, Clinics nerede nasıl kullanılır?

Polyclinics : Poliklinik.

Dental clinic : Diş bakımı ve tedavisi yapılan klinik. Diş kliniği.

Family planning clinic : Aile planlaması polikliniği.

Health clinic : Sağlık kliniği.

Pain clinic : Ağrı kliniği.

Clinical neurology : Klinik nöroloji.

Psychological clinic : Ruhbilim kliniği. Kişilik ya da davranım bozukluklarının tanımlanması ve giderilmesi için kurulan, içinde ruhbilimcilerin türlü testler, ölçme ve tanıma gereçleri ile özel eğitim gereksindiren çocukları da inceledikleri bakımevi.

Clinical mastitis : Sütte renk değişimi, sulanma, peynirleşme, pıhtılaşma ve irin; memede ağrı, kızarıklık, sertlik, şişlik gibi klinik belirtiler gösteren meme yangısı. bunun perakut, akut, subakut ve kronik biçimleri vardır. Klinik meme yangısı.

Clinic : Tıbbi tedavi. Klinik. Çözüm toplantısı. Belirti. Seans. Cerrahi tedavi. Hasta muayene odası. Bir hayvanın hasta olup olmadığının veya hastalığın nerede olduğunun araştırılması için gerekli alet ve edevatla donatılmış yer, klinik. Muayenehane.

 

Clinical : Umursamaz. Klinik. Soğukkanlı. Klinikle ilgili. İlgisiz. Tarafsız. Hasta başında yapılan. Kliniğe, hastaya ait olan. Klinikal.

İngilizce Clinics Türkçe anlamı, Clinics eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Clinics ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Evidences : İfade. Açıklık. Tanıklık. Delil. Bulgu. Belirginlik. İz. Göze çarpma. İspat.

Denotement : İz. Emare. Gösterge. İşaret.

Infirmaries : Küçük hastane. Revir. Revir (okulda veya fabrikada). Hastane.

Bodement : İçine doğma. Tahmin. Öngörü. Kestirme. İşaret. Kehanet. Kestirim. Alamet. Emare.

Cuing : Son söz. Başlama işareti. Sıraya girmek. Bilardo sopası. İşaret. Sufle etmek. İpucu. Sıra. Fikir.

Circumstantial evidence : Dolaylı delil. İkinci derece delil. Dolaylı beyyine. İkinci derece kanıt. Emare. İkinci derecede kanıt. Dolaylı kanıt. İkinci derecede deliller.

Foretokening : İhtar. İşaret.

Auspicate : Emare. İşaret. Başlamak. Başarı ve iyi şans getirmesi için belirlenmiş törenle başlamak. Haberci.

Impression : İz. Taklit. Damga. Baskı. Etki. İzlenim. Basım. Olgusal durumlara ilişkin işlenmemiş ipuçları ya da henüz çözümlenerek bilgiye dönüştürülmemiş seziler. Fikir.

Foretokens : İhtar. İşaret.

Clinics synonyms : nonsubjective, diagnostic, hint, objective, clinical, nursing home, evidence, foretoken, institute, clinic, dispensatory, consulting room, cue, surgery.

Clinics zıt anlamlı kelimeler, Clinics kelime anlamı

Subjective : Yalnızca hasta tarafından hissedilen. Sübjektif. Hayali. Öznel. Kişiye göre değişen. Yalnız hasta tarafından algılanan. Subjektif. Eğitim, veterinerlik alanlarında kullanılır. Özneyle ilişkisi olan; öznede oluşan. nesnelerin gerçeği yerine öznenin düşünce ve duygularına dayanan. Düşsel.

Unfasten : Çözülmek. Gevşemek. Açılmak. Gevşetmek. Açmak. Çözmek. Koyuvermek.