Closed end fund türkçesi Closed end fund nedir

  • Kapalı uçlu fon.
  • Sermayesi sabit sayıda hisse senedine bölünmüş, belirli sayıda ortağı olan ve fiyatı piyasa istemi tarafından belirlenen taşınır değerler yatırım fonu. krş. açık uçlu fon.
  • İktisat alanında kullanılır.

Closed end fund ingilizcede ne demek, Closed end fund nerede nasıl kullanılır?

Closed : Kapalı. Yumuk. Basına kapalı. Donmuş. Örtük. Bloke edilmiş. Kapanık. Kapanmış. Kapatılmış.

End : Son bulmak. Bitmek. Bitiş çekidi. Sonuca ulaşmak. Kafa. İzmarit. Son vermek. Sonuç. Erek. Sona ermek.

Fund : Kaynak. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Yatırmak. Yedek anamal. Birikim. Yaygın ve birleşik üretim ve yapım ortaklıklarına ilişkin dokuncaları karşılamak amacıyla yıllık net gelirlerden belirli bir oranda ayrılan karşılık. Sermayeye çevirmek. Stok. Finanse etmek. Özel yatırım.

Closed end investment company : Kapalı uçlu fon etkinliğinde bulunan yatırım ortaklığı. Kapalı uçlu yatırım şirketi. Kapalı uçlu yatırım ortaklığı.

Closed end lease : Kapalı uçlu kiralama. Kiralama dönemi sonunda kiralanan yatırımın kiraya verene devredildiği ve kiracının yatırıma sahiplik olanağının bulunmadığı finansal kiralama türü. krş. açık uçlu kiralama.

Open end fund : Yeni hisse senedi çıkarılıp halka arz edildikçe sermayesi değişen, bu nedenle sabit hisseli sermayesi bulunmayan taşınır değerler yatırım fonu. krş. kapalı uçlu fon. Açık uçlu fon.

 

Closed end leasing : Kiralama dönemi sonunda kiralanan yatırımın kiraya verene devredildiği ve kiracının yatırıma sahiplik olanağının bulunmadığı finansal kiralama türü. krş. açık uçlu kiralama. Kapalı uçlu kiralama.

Closed end question : Kapalı uçlu soru. Olanaklı yanıt seçeneklerini örtük ya da açık, örümlü ya da örümsüz biçimde sunarak yanıtların bu seçeneklerden biri ya da birkaçının seçilerek verilmesini isteyen soru. bk. açıkuçlu soru.

İngilizce Closed end fund Türkçe anlamı, Closed end fund eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Closed end fund ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

 

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu ortaklığı. A tipi yatırım fonu. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

Closed end fund synonyms : ability to pay approach, a group shares, abolition of forced labour convention, a shift in supply, a shift in individual demand, a pass through certificate.