Colonial türkçesi Colonial nedir

  • Sömürgeci.
  • Sömürge.
  • Sömürgeye ait.
  • Bir kolonide yaşayana özgü.
  • Bir veya daha fazla sömürgeye ait veya onunla ilgili olan.
  • Koloni ile ilgili.
  • Sömürgeyle ilgili.
  • Anayurdundan ayrı bir kolonide yaşayana özgü.
  • Eskiden sömürge olan eyaletlerle ilgili.
  • Sömürgede oturan kimse.
  • Kolonyal.

Colonial ile ilgili cümleler

English: It is ironic that one of the most colonialist countries of all times accuses Buenos Aires of being colonialist!
Turkish: Öyle ironik ki, tüm zamanların en sömürgeci ülkelerden biri, Buenos Aires'i sömürgeci olmakla suçluyor.

English: Many have long suffered oppression and hardship under colonialism.
Turkish: Birçoğu sömürgecilik altında uzun süre baskı ve zorluktan çekti.

English: Many have suffered oppression and misery for a long period of time under the rule of colonialism.
Turkish: Birçoğu sömürgeciliğin egemenliği altında uzun bir süre baskı ve sefaletten çekmiştir.

Colonial ingilizcede ne demek, Colonial nerede nasıl kullanılır?

Colonial administration : Sömürge yönetimi.

Colonial architecture : Sömürge mimarisi.

Colonial bond : Sömürge tahvili. Koloni tahvili. Müstemleke tahvili. Sömürge borç belgiti. Sömürge yönetimince çıkarılan borç belgiti.

Colonial ethnology : Sömürge budunbilimi. Budunbilimin sömürgelerle batılı sömürgeciler arasındaki sorunlara çözüm yolları arayan özel bir araştırma alanı.

 

Colonial policy : Sömürge edinme siyaseti. Sömürgecilik.

Colonials : Sömürge. Bir veya daha fazla sömürgeye ait veya onunla ilgili olan. Sömürgeyle ilgili. Koloni ile ilgili. Anayurdundan ayrı bir kolonide yaşayana özgü. Sömürgede oturan kimse. Kolonyal. Bir kolonide yaşayana özgü. Sömürgeye ait. Sömürgeci.

Anticolonialist : Sömürgeciliğe karşı olan kimse. Sömürge yönetimine karşı olan kişi (sömürgeler kurma aracılığı ile gerçekleşen bölgesel büyüme). Sömürgecilik karşıtı.

Anticolonialism : Sömürgecilik karşıtlığı.

Neocolonial : Siyasi ve kültürel yöntemlerle etki altına alma ile ilgili. Diğer ülkeleri ekonomik. Neo-kolonyalizm ile ilgili (büyük ülkelerin resmi olarak sömürgeleştirmeden daha küçük ülkeler üzerindeki ekonomik veya siyasi kontrolü).

Colonially : Kolonyal olarak. Sömürgeci bir şekilde. Sömürgecilik ile (sömürge kurarak meydana gelen bölgesel genişleme).

İngilizce Colonial Türkçe anlamı, Colonial eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Colonial ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Colonialist : Sömürge yönetimi yanlısı (sömürge kurarak meydana gelen bölgesel genişleme). Sömürgecilik yanlısı. Sömürgecilik destekçisi.

Exploitee : Kullanılan kimse. İstismar edilen kimse.

Dominion : Arazi. Büyük britanya imparatorluğunun, anayurt ile eşit hakları olan denizaşırı ülkelerinden herbirine verilen ad. Yönetilen bölge. Yönetme hakkı. İdare. Egemenlik. Sahiplik. Hükümdara ait arazi. Dominyon.

 

Exploiter : Kullanan. İstismar eden kimse. Kullanan kimse. İşleten kimse. Sömürü yapan kişi ya da ülke. İstismarcı. Sömürücü. İşleten.

Occupant : Yatan kimse (yatakta). İşgal eden. Kullanıcı. Bir yerde oturan kimse. Sakin. Oturan kimse. İşgal eden kimse. İşgalci. Bir konutta ya da bir yerleşim yerinde oturan, orada yerleşmiş olan kimse. Oturan kimse (ev veya bina veya oda vb'nde).

Exploitative : Çıkar amacıyla faydalanmaya ilişkin. İnsanları kullanan. İnsanları sömürücü. İstismara dair. Sömürüye dayanan. İstismarcı. İnsanlardan veya kaynaklardan istifade edilmesi veya istismar edilmesi ile alakalı. Sömürücü. Kullanıcı.

Settlement : Yerleşim alanı. Sosyal dayanışma örgütü. Yerleşim. Nafaka bağlama. Anlaşmazlığı halletme. Tasfiye. Bir topluluğun çalışma ve yaşama eylemleriyle sınırlanmış yersel alanı. Olağan arıtma. Bir toplumsal kümenin ya da kalabalık bir nüfus topluluğunun, yaşamak ve ekonomik etkinliklerini sürdürebilmek için belli bir yeri seçmeleri eylemi. bu amaçlarla seçilip yerleşilen kent, kasaba, köy ya da daha küçük bir yer. bk. yerleşim yeri. Yerleşim yeri.

Plantation : Dikmelik. Çiftlik. Sömürge kurma. Büyük tarımsal işletme. Tarla (ekili). Ekili alan. Ekim. Plantasyon.

Resident : İkamet eden kimse. Yurtiçinde yerleşik. Genel vali (sömürge). Oturan kimse. Bir yerde oturan. Yerleşik. Sakin. Stajyer doktor. Yerli.

Colonial synonyms : colonist, possession, imperialist, imperialists, colony, dominions, planters, the dominion, plantations, colonies, colonials, colonialists, occupier, dependency, dependencies, planter, colonists, protectorates, protectorate.

Colonial zıt anlamlı kelimeler, Colonial kelime anlamı

Nonresident : Ülke sakini olmayan. İkamet etmeyen. Geçici olarak oturan. Ülkesi dışında yaşayan (kimse). Ülke sakini olmayan kişi. Bölgeye ait olmayan. Okuduğu yerin yerlisi olmayan (öğrenci). Görevli bulunduğu yerde oturmayan (kimse). Yerleşik olmayan.

Simple : Geri zekalı. Saf. İçinde kötülük olmayan. Sade. Kolay anlaşılır. Basit. Sıradan. Süssüz. Dürüst. Kolayca aldatılabilen.

Colonial ingilizce tanımı, definition of Colonial

Colonial kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, colonial rights, traffic, wars. Of or pertaining to a colony.