Colouring agent türkçesi Colouring agent nedir

Colouring agent ingilizcede ne demek, Colouring agent nerede nasıl kullanılır?

Colouring : Tiyatro konuşmasında tekdüzelikten kaçmak için seste tını, hız ve vurgu değişikliği yaparak konuşmaya canlılık getirme. Yüz rengi. Gıda boyası. Boyama. Görünüş. Renk. Yanıltıcı görünüş. Renklendiren. Ten rengi. Boya.

Agent : Bir özdeği etkileyerek onda değişikliğe yol açan özdek ya da kuvvet. Fail. Araç. Etkili olan kimse. Aracı olarak başkasına mal satmakla görevlendirilen kişi veya işletme. Distribütör. Gümrük işgüderi. İş görevlisi. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yürüten gerçek veya tüzel kişi. Hastalık oluşturan veya hastalığı yayan herhangi bir etken.

Colouring power : Boyama gücü.

Colouring problem : Renklendirme problemi.

Colourings : Renklendirme. Görünüş. Yüz rengi. Renklendiren. Renk. Gıda boyası. Boya. Ten rengi. Boyama. Yanıltıcı görünüş.

About arcserve agent : Arcserve aracısı hakkında.

İngilizce Colouring agent Türkçe anlamı, Colouring agent eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Colouring agent ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Coloring matter : Boya maddeleri. Boyarmadde.

Pigmenting : Renk vermek. Boyarmadde. Renkveren. Toz boya. Renk maddesi. Renk maddeciği. Pigmentlemek. Pigment. Boyak.

Dyestuffs : Boya. Boyarözdek.

Colorant : Boyarmadde. Pigment. Boyar madde.

Coloring matters : Boya maddeleri. Boyarmadde.

Colourant : Pigment (ayrıca colorant). Boyarmadde. Boyamak veya renk vermek için kullanılan madde. Pigment. Boyar madde. Renk maddesi.

Pigment : Deri, organ ve ve oluşumlara normal rengini veren veya onlarda renk değişimine neden olan madde, pigment. Renkveren. Biyoloji, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Pigmentlemek. Dokularda erimiş, granüller veya kristaller halinde değişik kimyasal yapıdaki normal veya normal dışı, iç veya dış kaynaklı renkli ve renk verici maddeler. renk veya boya maddesi. Eklendiği nesneye rengini verme özelliği olan, çözünmez, doğal ya da yapay özdek. Boyak. Bitki ve hayvanlarda renk maddesi. Pigment.

Colourants : Renklendiriciler. Pigment (ayrıca colorant). Boyamak veya renk vermek için kullanılan madde. Renk maddesi.

Dye : Çeşitli gereçleri, bir çözelti içinde boyamak için kullanılan, doğal ya da yapay renk veren özdek. Boya ile boyamak. Boyarmadde. Rengin üç değişkeninden biri (öbürleri: parlaklık, doyma). karmaşık bir ışığın, ağır çeken dalga uzunluğu, dolayısıyla bu dalga uzunluğuna uygun düşen rengi. herhangi bir rengin; kırmızı, sarı, yeşil, mavi ve yeniden kırmızı olarak çembersel biçimde sıralanan renklerden birine olan benzerliği. (siyah, beyaz ve gri, renközü bulunmayan ışıklardır). tv. renkli televizyonda, renklilik bilgisini oluşturan öğelerden biri. Boyama. Boya tutmak. Boyarözdek. Boya. Renk.

Dyestuff : Boyarmadde. Boyar madde. Boyarözdek. Renk maddesi. Boya ilacı. Çeşitli gereçleri, bir çözelti içinde boyamak için kullanılan, doğal ya da yapay renk veren özdek. Boya.

Colouring agent synonyms : pigments, coloring agent, dye stuff.