Combinate türkçesi Combinate nedir

Combinate ingilizcede ne demek, Combinate nerede nasıl kullanılır?

Combination : Kartel. Terkip. Bileşme. Bileşim. Birlik. Bileşim (kimya terimi). Karıştırma. Birleşme. Sepetli motosiklet. Bilgisayar, kimya alanlarında kullanılır.

Combination aircraft : Yolcu ve yük taşıyan uçak.

Combination box : Listeli giriş kutusu. Birleşik giriş kutusu.

Combination buoy : Işıklı şamandıra.

Combination colour : Karışım rengi.

Combination key : Üniversal anahtar. Birleşik tuş. Bileşim tuşu. Kombinasyon anahtarı.

Combination lock : Şifreli kilit.

Combination dyeing : Karışım boyama.

Combination principle : Kombinasyon prensibi. İki çizginin dalga sayıları toplamının ya da çıkarımının, o izgedeki üçüncü bir çizginin dalga sayısını verdiğini belirten ritz ülkesi. Birleştirim ilkesi.

Combination line : Çoklu erke düzeyleri arasandaki bir geçişten oluşan öğeciksel izge çizgisi. Kombinasyon çizgisi. Birleştirim çizgisi.

İngilizce Combinate Türkçe anlamı, Combinate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Combinate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Propose : Tasarlamak. Çözüm getirmek. Teklif etmek. Düşünmek. Sormak. İçmek (şerefe). Niyet etmek. Evlilik teklif etmek. İçmek (sağlığa vb.). İleri sürmek.

 

Conflating : Bir noktada bağlamak. Birleşik (iki yazı vb). Bir araya getirmek.

Allied : Akraba. Birbirine bağlı. Aynı türden. Müttefik. Bağlaşık. Birlik olan. Benzer. Aralarında anlaşma olan.

Assoc : Bağlantılı. İlgili.

At one : Hemfikir. Müttefik. Aynı fikirde. Mutabık.

Combined : Karışık. Müşterek. Karma. Kombine. Muhtelif. Bileşik. Birleştirilmiş.

Put forward : İleri sürmek. Daha erken bir tarihe almak. Ortaya atmak. İleri almak (saati). Öne çıkarmak. İddia etmek. Meydana atmak. Adaylığını koymak. İleri almak. Öne sürmek.

Assembled : Birlikte yapılmış. Toplanan. Toplanmış. Oluşturmak. Mecmu. Toplu. Çatma.

Composite : Bileşikgillerden olan (botanik terimi). Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bir bileşimi oluşturan öğelerden her biri ya da bileştirme sürecinin ürünü. Bileşikgillerden bitki. Alaşım. Çeşitli. Karışık. Halita. Bileşim. Görüntü ile sesin aynı film üzerinde yer alması durumu.

Conflates : Bir noktada bağlamak. Bir araya getirmek. Birleşik (iki yazı vb).

Combinate synonyms : associated, conjunct, conflate, conjoint, confederate, put up, adjunctive, confederated, combinatory, conflated, compound, conjugate, cohesive, unite, coalesced, feature, accrete, collaborative, have.

Combinate zıt anlamlı kelimeler, Combinate kelime anlamı

Lack : Yokluk. Eksiklik. Yoksun olmak. -sizlik çekmek. Olmamak. Olmayış. Eksik olmak. -e sahip olmamak. Yoksun kalmak. -sizlik.

Take away : Uzaklaştırmak. Kaldırmak. Ortadan kaldırmak. Götürmek. Elinden almak (bir hakkı). Almak. Paket yaptırıp götürmek. Çalmak. Dışarıya çıkarmak. Çıkarmak.

Analyze : Tahlil etmek. Analiz yapmak. Çözümlemek. İncelemek. Tahlil etime, inceleme. Araştırmak. Psikanaliz tedavisi uygulamak. Analiz etmek. Çözümleme.

Combinate ingilizce tanımı, definition of Combinate

Combinate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : United. Betrothed. Joined.