Come to a decision türkçesi Come to a decision nedir

  • Karara varmak.
  • Adını koymak.

Come to a decision ile ilgili cümleler

English: Ali has come to a decision.
Turkish: Ali karara vardı.

English: I don't mind your groping in the dark for a solution, but I wish you'd come to a decision.
Turkish: Bir çözüm için akıntıya kürek çekmeniz umurumda değil ama keşke bir karar verseniz.

Come to a decision ingilizcede ne demek, Come to a decision nerede nasıl kullanılır?

To : Oranla. Ya. -e kadar. E doğru. Göre. İla. Ye. -e göre. İle. Kala.

A : Atom ağırlığı. Pek iyi. En yüksek not. İngiliz alfabesinin birinci harfi. Argonun simgesi. Herhangi bir. Bir. La (müzik terimi). (herhangi) bir. Amperin simgesi.

Decision : Ara kararı. Tüzel karar. Sonyargı. Kararlılık. İrade. İlam. Karar metni. Emir. Sonuç. Bilgisayar, hukuk, voleybol, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır.

Come to a bad end : Sonu fena olmak. Sonu kötü gelmek. Sonu kötü olmak. Sonu kötü bitmek. Kötü sonuçlanmak.

Come to a dead end : Çıkmaza saplanmak. Çıkmaza girmek. Açmaza girmek.

Come to a full stop : Sekteye uğramak. Tam anlamıyla bitmek. Tamamen durmak.

Come to a dead stop : Tamamen durmak. Aniden durmak.

Come to a deadlock : Çıkmaza girmek. Tıkanmak. Olduğu yerde saymak. Yerinde saymak.

İngilizce Come to a decision Türkçe anlamı, Come to a decision eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Come to a decision ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Concluded : Sonuçlanmak. Anlaşma yapılmıştır. Bitirmek. Sonuçlandırmak. Iskat edilen hak. Sonuca varan. Sonuca varılmış. Sözleşme yapılmıştır. Sonuç çıkarmak.

Adopt a decision : Karar vermek. Karar almak. Seçim yapmak.

Conclude : Bitirmek. Sonuçlandırmak. Sonucuna varmak. Halletmek. Durdurmak. Bağlamak. Anlaşma yapmak. Hükmetmek. Sonuçlanmak.

Reach a decision : Bir karara varmak. Karara ulaşmak.

Judge : Değer biçmek. Anlam çıkarmak. Hakemlik etmek. Atletizm, hukuk, eskrim alanlarında kullanılır. Hakemlik yapmak. Kanısında olmak. Hükme bağlamak. Hüküm vermek. Yarış yargıcısı.

Determine : Sabitleştirmek. Azmetmek. Karar vermek. Karar verdirtmek. Belirlemek. Kararlaştırmak. Saptamak. Karara bağlamak. Amaçlamak.

Make a decision : Karar almak. Karar vermek.

Determines : Belirlemek. Neden olmak. Saptamak. Kararlaştırmak. Sabitleştirmek. Karara bağlanmak.

Adopting a resolution : Karar almak. Seçim yapmak. Karar vermek.

Give a name : İsim takmak. Sıfatlandırmak. Ad vermek. Ad koymak. İsim vermek. Ad takmak. Lakap takmak.

Come to a decision synonyms : arrive at a decision, concludes, made a decision, form an opinion, determining, judging.