Commandeers türkçesi Commandeers nedir

  • Benimsemek.
  • Haczetmek.
  • Kendine mal etmek.
  • Askeri bir hizmete mecbur etmek.
  • (bir uçağı vb) kaçırmak.
  • Askeri hizmette kullanmak üzere el koymak.
  • Kendine maletmek.
  • Askeri nedenlerle el koymak.
  • El koymak.
  • Askerliğe mecbur etmek.
  • Müsademe etmek.

Commandeers ingilizcede ne demek, Commandeers nerede nasıl kullanılır?

Commandeer : (bir uçağı vb) kaçırmak. El koymak. Kendine maletmek. Askeri nedenlerle el koymak. Askeri hizmette kullanmak üzere el koymak. Haczetmek. Kendine mal etmek. Askerliğe mecbur etmek. Askeri bir hizmete mecbur etmek. Benimsemek.

Commandeered : Askeri bir hizmete mecbur etmek. El koymak. Askerliğe mecbur etmek. Müsademe etmek. Askeri hizmette kullanmak üzere el koymak. Benimsemek. Haczetmek. (bir uçağı vb) kaçırmak. Kendine maletmek. Askeri nedenlerle el koymak.

Commandeering : Askeri bir hizmete mecbur etmek. (bir uçağı vb) kaçırmak. Askeri nedenlerle el koymak. Benimsemek. Askeri hizmette kullanmak üzere el koymak. Müsademe etmek. Kendine maletmek. Askerliğe mecbur etmek. El koymak. Kendine mal etmek.

Commanded : Hükmetmek. Hüküm sürmek. Kontrol etmek. Hakim olmak. Emretmek. Tepeden görmek. Komuta etmek. Buyurmak. Telkin etmek. Yönetmek.

Commanded economy : Güdümlü ekonomi. İktisadi etkinliklerin devletin müdahale ve denetimi altında yürütüldüğü, diğer bir deyişle neyin, ne kadar, nasıl ve kimler için üretileceğine siyasal gücü temsil eden merkezi bir organın karar verdiği iktisadi sistem. krş. karma ekonomi, piyasa ekonomisi.

 

Commander of the guard : Nizam karakolu komutanı.

Commandership : Kumandanlık. Komutanlık. Komutan görevi. Komutan makamı.

Commander : Şef. Baş. Başbuğ. Önder. Deniz binbaşısı. Kumanda aleti. Komutan. Kumandan. Deniz yarbayı. Amir.

Commanders : Amir. Şef. Kumandan. Tarikat şefi. Komutan.

Army commander : General. Orgeneral. Ordu komutanı. Askeri komutan.

İngilizce Commandeers Türkçe anlamı, Commandeers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Commandeers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Embezzle : Zimmetine para geçirmek. Çalmak. Zimmetine geçirmek (emanet para veya mülkü). İrtikap etmek. Zimmetine geçirmek. Zimmete para geçirmek. Zimmete geçirmek.

Appropriates : Mülk edinmek. Tensip etmek. Münasip. Tasarruf etmek. İç etmek. Üstüne oturmak. Özelleştirmek. Sahipsiz birşeyi almak. Uygun.

Embraces : Kabul etmek (bir teklifi). Bağrına basmak. Sarmaş dolaş olmak (argo terim). Beslemek (ümit). Kucaklaşmak. Kucaklamak. Kucak açmak. Sarılmak. Sarmak.

Capture : Tutsak etmek. Ele geçirmek. Esir almak. Özdeciksel ya da çekirdeksel bir yapının ılıncık gibi bir parçacıkla etkileşerek onu yakalaması. Çekim alanına almak. Almak. Esir alma. Kapma. Yakalamak.

Assimilating : Asimile etme. Benzetmek. Özümlemek. Benimsenmek. Özümsenmek. Özümsemek. Sindirmek.

Appropriated : İç etmek. Tayin olunmuş. Özelleştirmek. Üstüne oturmak. Tahsis olunmuş. Muhassas. Ayırmak. Tahsis edilmiş.

 

Generalissimo : Başkumandan. Başkomutan.

Distresses : Sıkmak. Üzmek. Endişelendirmek. Kahretmek. Endişe uyandırmak. Sıkıntıya sokmak. Sıkıntı vermek. Acı vermek.

Attaching : Tutturmak. Takma. İliştirmek. Bağlanmak. Yüklenmek. Bie e-posta mesajına eklenti ekleme. Eklemek. Bağlantı.

Adopts : Nüfusuna geçirmek. Evlat edinmek. Çalmak. Sahip çıkmak. Seçmek (pol.). Kabul etmek.

Commandeers synonyms : saclant, saceur, supreme allied commander europe, applaud, attaches, leader, confiscating, arrests, commandeering, commandeer, adopt, condemn, arrest, espouse, distress, distrain on, captures, assimilate, appropriating, distrain, commanding officer, commander in chief, officer, be sold on, supreme allied commander atlantic, embark on, embrace, embezzling, embezzled, garnish, distrain up, embezzles, wing commander.

Commandeers zıt anlamlı kelimeler, Commandeers kelime anlamı

Follower : Hizmetli. Hayran. Baskıcı. Ahşap başlık. Peyk. Destekçi. Yandaş. Başlık. Takipçi. Havari.

Civilian : Sivil. Mülki. Başı bozuk.