Common exchange area türkçesi Common exchange area nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Yakın iktisadi ilişki içinde olan bir grup ülkenin paralarını sabit kurlarla birbirlerine bağlarken, diğer ülke paralarına karşı dalgalanmaya bırakmaları.
  • Ortak para alanı.

Common exchange area ingilizcede ne demek, Common exchange area nerede nasıl kullanılır?

Common : Müşterek. Çok rastlanan. Bayağı. Kaba. Bilgisayar, iktisat alanlarında kullanılır. Yaygın. Çok kullanılan. Meydan. Topluma ait. Halka açık yer.

Exchange : Kitaplıkların fazla gereçlerini birbiriyle değiştirme işlemi. Karşılıklı alıp vermek. Bilgisayar, fizik, kimya, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Döviz. Bozmak. Trampa etmek. Eksiciklerin tek tek belirlenememesi yüzünden, eksicikler karşılıklı yer değiştirince gözlenebilir niceliklerin değişmez kalması olayı. Değiş tokuş. Borsa. Verişim.

Area : Boşluk. Saha. Bir ülkenin km2 ya da mil2 birimiyle belirlenen alan genişliği. Arazi. İata'nın üç coğrafi bölgesinden biri. Alan, yer, saha. Bir cismin, uzunluk birimi üstikisi ila ölçülen yüzeyi. Yersel alan. Yöre. Mesaha.

Exchange area : Santral hizmet bölgesi.

İngilizce Common exchange area Türkçe anlamı, Common exchange area eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Common exchange area ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

 

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

Common exchange area synonyms : a change in supply, a type mutual funds, a shift in supply, a shift in individual demand, a pass through certificate, abnormal budget.