Common scoter türkçesi Common scoter nedir

  • Kuşlar (aves) sınıfının, kazlar (anseriformes) takımının, ördekgiller (anatidae) familyasından, erkeklerinin her tarafı parlak siyah renkte, gaga dibinde ve burnun üstünde koyu renk bir çıkıntısı olan, bol bitkili göllerde kuluçkaya yatan, yurdumuzda van gölü civarında, ege ve batı akdeniz sahillerinde kışın görülen göçmen bir kuş türü. deniz ördeği.
  • Kara ördek.
  • Biyoloji alanında kullanılır.

Common scoter ingilizcede ne demek, Common scoter nerede nasıl kullanılır?

Common : Çok kullanılan. Yaygın. Kaba. Halka açık yeşil alan. Yalpı. Kaba saba. Adi. Bilinen. Kamusal. Alelade.

Scoter : (zooloji) kuzey yarıkürenin kuzey kıyılarına özgü büyük deniz ördeği (erkek ördek siyah tüylü beyaz benekli ve dişi olan kahverengi).

Common accord : Müşterek mutabakat. Ortak mutabakat. Ortak rıza.

Common action : Ortak hareket. Müşterek faaliyet. Ortak eylem. Ortak işlem.

Common adder : Bayağı engerek.

Common area : Common field. Ortak alan. Müşterek olarak sahip olunan mülkiyet.

İngilizce Common scoter Türkçe anlamı, Common scoter eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Common scoter ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.

 

A cells : Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi. Alfa hücreleri.

Abductor muscle : Abdüktör kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas.

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

Aardvark : Karınca yiyen. Borudişli. Yer domuzu. Yerdomuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür.

Acacia : Akasya. Salkım ağacı. Akasya sakızı. Arap zamkı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Mimoza.

Abiotic environment : Abiyotik ortam. Cansız çevre. Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi.

 

A protein : A proteini. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein.

A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

Common scoter synonyms : a site, aardvarks, abacus bodies, aardwolf, a chromosome, abramis zone.