Compatriot türkçesi Compatriot nedir

Compatriot ile ilgili cümleler

English: We are compatriots.
Turkish: Biz vatandaşız.

Compatriot ingilizcede ne demek, Compatriot nerede nasıl kullanılır?

Compatriots : Memleketli. Yurttaş. Hemşeri. Vatandaş. Aynı ülkenin vatandaşı.

Compatibilities : Kabili telif. Uyum. Geçim. Bağdaşma. Barışıklık. Uyumluluk. Uyma. Uygunluk. Bağdaşabilirlik.

Compatibility : Bağdaşırlık. Uyma. Bağdaşabilirlik. Geçim. Uyarlık. Bir bilgisayar dizgesinde geliştirilmiş yazılım ürünlerinin başka bir bilgisayar dizgesinde değiştirilmeden kullanılabilmesi durumunda iki dizge arasındaki kullanım bakımından geçiş kolaylığı. Bilgisayar, bilişim, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Uygunluk. Bağdaşma. Uyumluluk.

Compatibility code : Uyumluluk kodu.

Compatibility group : Uyuşurluk grubu. Aynı bakteri hücresinde aynı anda bulunma yeteneğine sahip olmayan plazmit grubu.

Compatible timer hardware emulation : Uyumlu zamanlayıcı donanım öykünmesi.

Compatible : Bağdaşır. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Geçimli. Uygun. Uyuşur. Uyuşabilir. Bir arada olabilir. Kabili telif. Bağdaşan. Bağdaşabilir.

Compatible equation : Bağdaşık denklem.

Compatibility tonsistency : Bağdaşırlık. Bir ölçme aracını oluşturan sınarların aynı boyuta ilişkin olması ve türetilme özelliğini içermesi, bk. türetilebilme.

 

Compatible equations : Bağdaşık denklemler. Tutarlı denklemler sistemi. Tutarlı denklemler.

İngilizce Compatriot Türkçe anlamı, Compatriot eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Compatriot ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Member of the public : Toplum üyesi.

Man in the street : Sokaktaki adam. Sokaktaki vatandaş. Sıradan adam. Sıradan biri. Herhangi bir adam.

Countryman : Hemşehri. Ülke insanı. Taşralı. Köylü.

Fellow countrymen : Hemşehri.

Countrymen : Hemşehri. Köylü. Taşralı.

Denizen : Oturma iznine sahip kimse. Sakin. İkamet eden kişi. Oturma izni olan kimse. Ortama uyum sağlamış canlı. Müdavim. İkamet eden kimse. Yerleşmiş yabancı sözcük. Bir yerin yerlisi veya orada yerleşik olan kimse.

Subject : Bağımlı. Bir oyunun en kestirme biçimde anlatılabilecek baş olgusu. Tabi. Tedavi altına alınan şahıs veya hayvan. Asal düşünce. Ele alınan, üzerinde konuşulan ya da yazı yazılan düşünce, sorun, durum ya da olay. herhangi bir ders kapsamının, belli bir sürede öğretilecek bölümlerinden her biri. Karşı karşıya olan. Bir bilginin konusunu bilen ya da bir yargıda yüklemde bulunan öğe. Konu. Çeken.

National : Ulusal. Bir ulusa ait veya ona özgü olan. Milli. Nasyonel. Uyruk.

Compatriot synonyms : compatriots, fellow citizen, fellow townsman, nationals, freeman, denizens, citizens, countrywoman, fellow countrywoman, fellow countryman, countrywomen, citizen.

Compatriot ingilizce tanımı, definition of Compatriot

Compatriot kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Having a common sentiment of patriotism. Of the same country. One of the same country, and having like interests and feeling.