Compulsory sale türkçesi Compulsory sale nedir

  • Zorunlu satış.
  • Alacaklının alacağını tahsil edebilmesi amacıyla rehin veya haciz edilmiş bir malın icra yoluyla satılması.
  • Yasalarda belirtilen nedenler ve koşullar göz önünde tutularak bir yapıtın yayımlanmasını sağlamak üzere hükümet kararı ile yapılan satış.
  • Cebri satış.
  • Zoraki satış.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Zorla satış.

Compulsory sale ingilizcede ne demek, Compulsory sale nerede nasıl kullanılır?

Compulsory : Zorlama. Zorlayıcı. Mecburi. Yükümlü. Cebri. Zorunlu.

Sale : Satım. Satıcı ile alıcı arasında yapılan ve malın belli bir bedel karşılığında mülkiyetinin alıcıya devredilmesine dayanan işlem. Ucuz satış. Açık artırma. Talep. Herhangi bir malın belirli eder ve koşullar altında paraya çevrilebilmesi için satıcı ile alıcı arasında yapılan anlaşmadan doğan işlem. Ucuzluk. Yüksek ederle satılamayan ya da zor satılan çeşidi kalmamış malların ucuz ederle satılması. İstek. İndirim.

Compulsory attendance : Mecburi hazır bulunma. Devam zorunluluğu. Devam mecburiyeti. Gerekli katılım.

Compulsory auction : Cebri satış. Zorunlu satış.

Compulsory construction : Zorla yapım. Kent içinde bayındırılmış ve boş tutulan bir yerbölümde belli bir süre içinde yapı yapma zorunluluğu. konut için devletçe toprak sağlandığında, bu toprak üzerinde belli bir süre içinde yapı yapmayı sağlamak amacıyla konulan zorlayıcı kentbilim kuralı.

 

Compulsory delay : Zorunlu gecikme. Zorunlu geciktirme.

İngilizce Compulsory sale Türkçe anlamı, Compulsory sale eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Compulsory sale ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

 

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Compulsory liquidation : Zorunlu tasfiye. Zorunlu likidasyon. Cebri tasfiye.

Compulsory sale synonyms : compulsory auction, forced sale, a group shares, abnormal budget, ability to pay approach, a type mutual funds, a shift in individual demand, a change in individual demand, abnormal budget expenditures, a change in supply.