Condiment türkçesi Condiment nedir

Condiment ingilizcede ne demek, Condiment nerede nasıl kullanılır?

Condiments : Sos. Yemeğe tat veren şey. Yemek eklentileri. Lezzetlendiriciler. Baharat.

Condidence man of accounting office : Sayışımcı ad ve sayışımına para alıp veren kişi. Sayışımcı görevlisi.

Condign : Müstahak. Layık olunan. Yerinde. Hak. Hak edilmiş.

Condignly : Doğru dürüst. Layıkıyla. Uygun şekilde. Uygun bir şekilde.

Conditio sine qua non : Zorunlu şart.

Condition of contrast : Koşutluk. Eksiltmeye katılma koşulları, yapılacak işleme ilişkin özel koşulları kapsayan tasarı.

Condition of surface : Yüzey durumu.

Condition of equilibrium : Denge şartı. Denge hali.

Condition : Şartlandırmak. Düzenlemek. Medeni durum. Koşullandırmak. Alem. İyi bir hale getirmek. Hayvanların bakım ve beslenmelerine göre gösterdikleri zayıflık veya topluluk durumu. Toplumsal durum. İkmal. Kayıt.

Condition scoring : Bel bölgesi üzerinde ve sırt bölgesi boyunca hissedilen, koyunun vücudunu kaplayan yağ miktarının tahmini. Kondisyon skoru.

İngilizce Condiment Türkçe anlamı, Condiment eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Condiment ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Soy sauce : Soya sosu.

Flavors : Koku. Tat. Tat veren şey. Tad. (dışarıdan alınmış) sigara. Hava. Lezzet.

Sauces : Yüzsüzlük etmek. Sos koymak. Komposto. Terbiyelemek. Tepesine çıkmak. Çeşni katmak. Soslamak. Şımarıklık etmek. Sos katmak.

Sassed : Sululuk. Küstahça konuşmak. Şımarıklık.

Sapidity : Tat. Tatlılık. Lezzet.

Acetum : Ecz sirke. Asetum. Sirke. Sirke içeren solüsyon.

Gravy : Gökten gelen refah. Salça. Talih kuşu. Etin pişerken saldığı su. Beklenmedik zenginlik. Açıktan para. Beklenmedik şans. Yemek sosu. Et suyu.

Mayday : İmdat işareti. Bahar bayramı. İmdat (telsizlerde). Bir mayıs günü. Fransızca m'aidez'den türetilmiş gemi yardım çağrısı. Georgia eyaletinde şehir. Telsizde imdat işareti. Acil durum uyarısı. Yardım sinyali.

Seasoning : Mevsimlendirme. Terbiye. Lezzet verme. Bahar. Lezzet veren. Yemeğe tat katan şey.

Spicing : Bahar katmak. Baharat koymak. Heyecanlı hale getirmek. Baharatlamak. Tat. İlginçleştirmek. Çeşni katmak. Baharat katmak.

Condiment synonyms : tomato ketchup, flavourer, duck sauce, mint sauce, hoisin sauce, table mustard, indian relish, cetchup, catsup, seasonings, gravies, spread, mustard, soy, dip, sauce, sasses, garnish, flavorer, flavor, dressings, chutney, salsa, savour, flavour, maydays, spice, medleys, spicery, ketchup, sass, chili sauce, medley.

Condiment ingilizce tanımı, definition of Condiment

Condiment kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Seasoning. Something used to give relish to food, and to gratify the taste. A pungment and appetizing substance, as pepper or mustard.