Conjoint türkçesi Conjoint nedir

Conjoint ingilizcede ne demek, Conjoint nerede nasıl kullanılır?

Conjoint analysis method : Bir ürünün hangi özelliklerinden dolayı tercih edildiğinin ve bu tercihe yol açan özelliklerin ürün fiyatına olan etkisinin anket, görüşme gibi araçlar kullanılarak ölçüldüğü yöntem. krş. incelikli fiyatlandırma yöntemi. Bileşik fiyat çözümleme yöntemi.

Conjoint price analysis method : Bileşik fiyat çözümleme yöntemi. Bir ürünün hangi özelliklerinden dolayı tercih edildiğinin ve bu tercihe yol açan özelliklerin ürün fiyatına olan etkisinin anket, görüşme gibi araçlar kullanılarak ölçüldüğü yöntem. krş. incelikli fiyatlandırma yöntemi.

Conjointly : Birleşik olarak. Müşterek. Müştereken. Müteselsilen.

Conjoints : Karı koca (özellikle bir mülkiyetin ortak sahipleri). Eşler. Karı koca.

Conjoin : Sıralama. Bağlamak. Birleştirmek. Bitişmek. Birleşmek. Bitiştirmek. Bağlanmak.

Conjectural : Varsayımsal. Tahmini. Varsayıma dayanan. Varsayılan. Farazi. Tahminen. Sanal.

Conjectured : Zannetmek. Varsaymak. Tahmin etmek. Hipotez. Sanmak. Varsayı. Kestirim. Kestirmek. Tahmine dayalı fikir. Sanı.

Conjoined twins : Yapışık ikizler. Siyam ikizleri.

Conjectural variation : Azel piyasasında, bir firmanın genellikle üretim veya fiyata ilişkin kararlarında rakiplerinin tepkilerini kendi kararları olarak kabul ettiği varsayım. Varsayımsal değişim.

 

Conjecturable : Varsayılabilir. Tahmin olunabilir. Tahmin edilebilir.

İngilizce Conjoint Türkçe anlamı, Conjoint eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Conjoint ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Adjoining : Bitişikteki. Yan. Yan yana. Yandaki. Bitişik olma. Bitiştiren. Birleştirme.

Affiliated : Bağlı olunan.

Allied : Aralarında anlaşma olan. Birbirine bağlı. Akraba. Benzer. Aynı türden. Birlik olan. Bağlaşık. Müttefik.

Conflating : Birleşik (iki yazı vb). Bir araya getirmek. Bir noktada bağlamak.

Associated : Ortak olan. Bağlantılı. Ortak. İlgili. İlişkili.

Sessile : Uzantısız. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Durağan. Sesil. Geniş kaideli. Bir gövde, sap, pedisel vb. yapılar olmaksızın doğrudan bir yere oturma. Sapsız. Bir sap veya ayakçıkla daimi olarak bir substrata tutunarak yaşayan. Yaşmak. Sabit.

Federated : Federe.

Combined : Muhtelif. Karma. Karışık. Müşterek. Bileşik. Kombine.

Adherent : Taraftar. Yapışan. Yandaş. Bağlı olan. Destekleyen. Yapışkan.

Conjoint synonyms : adjunctive, composite, ingrafted, conflated, inseparable, assembled, appendant, cohesive, connate, ancillary, combinatory, conflate, incorporated, combinate, appurtenant, joined, compositive, coalesced, anastomotic, confederate, adherents, jointed, compound, conflates, adhesive, appertaining, adjective, adjacent, conjunctive, layered, homogenized, adjacent to, adhered.

Conjoint zıt anlamlı kelimeler, Conjoint kelime anlamı

Separate : Kopmak. Çıkmak. Ayrı yaşamak. Tecrit etmek. Ayrık. Ayırmak. Müstakil. Dağılmak. Ayrıştırmak. Ayrışmak.

Conjoint ingilizce tanımı, definition of Conjoint

Conjoint kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : United. Associated. Connected.