Consigning türkçesi Consigning nedir

Consigning ingilizcede ne demek, Consigning nerede nasıl kullanılır?

Consign to perdition : Lanet etmek.

Consign : Teslim etmek. Sevketmek. Bırakmak. Konsinye satış. Kesin satışı daha sonra yapılmak üzere mal gönderilmesi biçiminde gerçekleştirilen, mal bedelinin sonradan ödendiği ve tamamen güvene dayalı bir satış ve ödeme yöntemi. Vermek. Tevdi etmek. İrsal etmek. Sevk etmek.

Consignatary : Konsinyatör. Emanet ile ilgili (belirleme, görevlendirme, sevk etme).

Consignation : Belirleme. Muhayyer; depozito. Depozito. Sevk etme. Emanet. Görevlendirme. Konsinyasyon. Muhayyer.

Consignations : Konsinye satış. Depozito. Kesin satışı daha sonra yapılmak üzere mal gönderilmesi biçiminde gerçekleştirilen, mal bedelinin sonradan ödendiği ve tamamen güvene dayalı bir satış ve ödeme yöntemi. Emanet. Muhayyer; depozito. Muhayyer. Konsinyasyon.

Consignment account : Emanet mal hesabı. Konsinye mal hesabı.

Consignees : Alıcı. Emanetçi.

Consignatory : Müşterek imza atan kimse.

Consigne : Parola.

Consignment : Teslim. Parti. Mal gönderme. Gönderme. Gönderilen mal. Sevk. Aracıya satılmak üzere gönderilen mal. Koruyum. Gönderi.

İngilizce Consigning Türkçe anlamı, Consigning eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Consigning ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Consigned : Sevkedilen.

Propel : İleriye itmek. Sevk etmek. İtmek. İleriye doğru sürmek. İleri doğru sürmek. İleri sürmek. Yürütmek.

Dismiss : Yol vermek. Reddetmek (dava). Açığa çıkarmak. Kapı dışarı etmek. Savmak. Görevden almak. Salıvermek. Affetmek.

Consignment : Koruyum. Bir malın belirli bir süre korunmasını ücret karşılığı birine bırakma. 2, ücret karşılığı belirli bir süre korunması için birine bırakılan mal. Aracıya satılmak üzere gönderilen mal. Gönderilen mal. Gönderi. Teslim. Sevkedilen mal. Sevk.

Committal : Söz. Sevketme. Cezaevine gönderme. Akıl hastanesine gönderme. Suç işleme. Hapse gönderme. Hapse atma. Teslim etme. Taahhüt.

Bail : Maşrapa vb. Çember. Kefalet. Halka. Tekneye giren suyu boşaltmak için kullanılan kova. Kefaletle serbest bırakmak. Kefaletle serbest bıraktırmak. Kefalet vergini. Suyunu boşaltmak (kayık). Kurtarmak.

Abdicates : Terketmek (tacını ve tahtını). Çekilmek (kral veya kraliçe tahttan). Çekilmek. Tahttan çekilmek. Tacını ve tahtını terketmek. Tahttan çekilmek (kral veya kraliçe). Vazgeçmek. İstifa etmek. El çekmek.

Restricting : Sınırlama getirmek. Kısıtlayıcı. Sınırlamak. Tahdit etmek. Kısıtlamak. Kısıtlayan.

Guides : Götürmek. Kılavuzlara. Rehberlik etmek. Yönlendirmek. Önderlik etmek. Kılavuzlar. İdare etmek. Yol göstermek. Öncülük etmek.

Concede : Kabul etmek zorunda kalmak. Vermek. Ödün vermek. Kabul etmek. Uygun bulmak. Bahşetmek. Bağışlamak. Kabullenmek.

Consigning synonyms : constraining, close, confided, allowing, abandon, back off, bails, confined, commend to, abalienate, commended, bequeaths, limiting, bailed, accord, guide, abandons, despatch, confides, commend, acknowledge, conjure away, forwarded, restrictive, bend the neck, admit, dispatched, constrictive, ceded, back away, emit, conceded, allows.

 

Consigning zıt anlamlı kelimeler, Consigning kelime anlamı

Unrestrictive : Kısıtlamasız. Sınırlamasız.

Unconfined : Kuşatılmamış. Serbest. Sınırsız.