Guides türkçesi Guides nedir

  • Rehberlik etmek.
  • Yönlendirmek.
  • Önderlik etmek.
  • Kılavuzlar.
  • Öncülük etmek.
  • İdare etmek.
  • Kılavuzlara.
  • Yol göstermek.
  • Götürmek.
  • Sevketmek.

Guides ile ilgili cümleler

English: Are there French audio guides?
Turkish: Fransızca ses kılavuzları var mı?

English: he guides
Turkish: O rehberlik eder.

Guides ingilizcede ne demek, Guides nerede nasıl kullanılır?

Girl guides : İzci. Kız izci.

Misguides : Saptırmak. Yanlış yol göstermek. Yanlış yola saptırmak. Yanlış yönlendirmek. Kötü yola sevk etmek. Azdırmak. Baştan çıkarmak. Kötü yola sevketmek. Yanıltmak.

Waveguides : Frekans yönlendiricisi. Dalga kılavuzu. Mikrodalgaları yönelten ve yönlendiren aygıt.

Guide book : Kılavuz. Rehber kitabı.

Guide card : Kılavuz fiş. Katalogda yer alan fişler arasına konulan ve aranılanın daha kolay bulunmasını sağlayan fiş.

Guide shoe : Gayd pabucu. Kılavuz pabuç.

Clutch guide bearing : Debriyaj kılavuz yatağı.

Guide track : Kılavuz yol. Kılavuz ses. Kılavuz tırnağı. (manyetik bant) kılavuz iz. Yönlendirici ray veya hat. Görüntü kuşağıyla aynı zamanda saptanan, fakat tamamlanmış filmde kullanılma amacı taşımayan, konuşmaların işlikte daha iyi koşullarda sonradan seslendirme yoluyla saptanmasında yol gösterici olarak yararlanılan eşlemeli ses. Kılavuz hat. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

 

Guide dog : Görme özürlü kişiler tarafından kullanılan özel olarak eğitilmiş köpek. Rehber köpek. Gözleri görmeyen birine rehberlik eden köpek.

Guide rail : Kılavuz yoldemiri. Kılavuz çubuğu. Kızak rayı. Hareket ettirme rayı. Kılavuz kanalı. Kılavuz rayı. Sıcak presleme donanımı. Sevk yatağı. Kılavuz ray.

İngilizce Guides Türkçe anlamı, Guides eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Guides ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Canalizes : Yöneltmek. Kanalize etmek. Bir başka yöne yönelmek. Kanalize olmak. Kanal haline getirmek. Suyu bir yöne akıtmak. Kanal açmak. Kanal yapmak. Bir yöne akıtmak.

Channel : Kanala dökmek. Çevirmek. Nehir yatağı. Yöneltmek. Oymak. Kanal açmak. Maceraya sevk etmek. Elektriksel imlerin aktarılmasında kullanılan, tek ya da iki yönde olabilen tek yol (alıcı oluğu, ses oluğu, seslendirme oluğu, yinelenim oluğu, vb.). tv. bir televizyon yayınında resim yayını ile buna bağlı ses yayınının kapsadığı yinelenim kuşağı; televizyon kuşaklarının ayrıldığı bölümlerden her biri. Alıcı ile bunun bağlı olduğu öbür aygıtların oluşturduğu bütün. alıcıdan bu aygıtlara uzanan yol.

Carries : Üzerinde bulundurmak. Taşıyıcılık yapmak. Taşımak. Büyülemek. Elde etmek. Yayımlamak. Kaldırmak. (toplama ve çarpmada sayıyı sonuncu basamağa) geçirmek.

Guide : Yönetmek. Bilgisayar, eğitim, madencilik alanlarında kullanılır. Kılavuz kitap. Okul yöneticilerine, öğretmenlere ve kimi durumlarda öğrencilere yeni programlar, yöntem ve teknikler ile uygulama biçimleri üzerinde bilgi veren ve yol gösteren yapıt. Bir kurumda, bir uğraş dalında, bir kentte vb. çalışanların kimliklerini ve oturdukları yeri belirten danışma kitabı. bir kent, bir bölge ya da bir ülke vb. üstüne bilgi veren danışma kitabı. Kılavuzluk etmek.

 

Administrated : Yönetmek.

Propels : İtmek. İleriye doğru sürmek. Yürütmek. Sevk etmek. İleri doğru sürmek. İleriye itmek. İleri sürmek.

Fronting : Yönelmek. Bakmak. Dönmek. Ön ünlüleşme. Hareketli faz yükselme düzeyi. Cephesini düzenlemek. Karşı olmak.

Lead : Baş rol. Öncülük yapmak. Fazla tüketildiğinde zehirli etki yapan ağır bir metal. Yıldız oyuncu. Bir oyunda birinci derecedeki rol. Kurşundan yapılmış. Madencilik, tiyatro, veterinerlik alanlarında kullanılır. Sürmek.

Canalizing : Kanalize etmek. Kanal haline getirmek. Kanal açmak.

Give somebody a lead : Yol açmak.

Guides synonyms : pioneered, pioneering, pioneer, pioneers, bear off, take the lead, usher, adhibit, misdirect, dispatched, give somebody the wall, consigned, administrates, lead off, consigns, the shepherd, blaze the trail, governs, administrate, administrating, forwarded, bring away, blaze a trail, hand, lead the way, carry, consign, directs, front, be intimate, govern, be sufficient, bears.

Guides zıt anlamlı kelimeler, Guides kelime anlamı

Undock : Havuzdan çıkarmak. Çıkar. Yatağından çıkarmak. (özellikle bir tekne veya uzay mekiği ile alakalı) limandan ayrılmak. Gemiyi havuzdan çıkarmak.

Stay in place : Yerinde kalmak.