Contact lens türkçesi Contact lens nedir

  • Yapışır mercek.
  • Kontakt lens.
  • Lens.
  • Kontaklens.

Contact lens ile ilgili cümleler

English: Have you found your contact lenses?
Turkish: Kontak lenslerini buldun mu?

English: Ali found his contact lens near the table.
Turkish: Ali kontak lenslerini masanın yanında buldu.

English: Ali couldn't find his contact lens.
Turkish: Ali kontakt lenslerini bulamazdı.

English: Ali lost a contact lens.
Turkish: Ali bir kontakt lens kaybetti.

English: Help me find my contact lens.
Turkish: Kontakt lensimi bulmama yardım edin.

Contact lens ingilizcede ne demek, Contact lens nerede nasıl kullanılır?

Contact : Değini. Temas etmek. Ayrı ayrı katmanlanmış durumda bulunan katmanları yanyana getirme. Bağ. İki ayrı kültürel çevreye ilişkin halkbilim ürün ve olaylarının canlı ya da cansız taşıyıcılar yardımıyla karşı karşıya gelmeleri, bk. değini kuramı. Değdirme. Temas faktörü. Bilgisayar, fizik, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Bir ya da birçok elektrik çevrimini bütünlemek için düzenlenmiş özel ulama yeri. Bağlantı kurulan kimse.

Lens : İrisin ardında bulunan saydam bölge olup imgenin ağ tabaka üzerine net düşebilmesi için ışığın odak noktasını ayarlayan saydam yapı. petek gözde her bir parçanın önünde bulunan ve saydam tabakanın değişmesi ile meydana gelmiş olan bölge. Gözlük camı. Çoğunlukla saydam camdan yüzeyleri çukur ya da tümsek olacak biçimde işlenmiş, ışığı toplayacak ya da dağıtacak nitelikte yassı, çembersel nesne. İçinden geçen koşut ışınları düzenli bir biçimde birbirine yaklaştıran ya da birbirinden uzaklaştıran saydam nesne. tiyatroda daha çok yakınsak mercek kullanılır. bk. dışbükey mercek. Elektrik alanı, magnetik alan ya da elektromagnetik alan yardımıyla, yüklü parçacıkların yoğunlaşmasını sağlayan düzenek. Adese. Önışıtacın ön yüzeyini örten, kabartma biçimli cam. Cam. Biyoloji, fizik, uzay, nükleer enerji alanlarında kullanılır. Küresel yüzeyli, saydam cam parçası. koşut ışınları bir noktada toplayan türleri ırakgörürlerde nesne merceği olarak kullanılır.

 

Contact lense : Kontakt lens.

Contact lenses : Göz'e tutturulan mercekler. Tutturma mercekler. Lensler. Kontak mercekleri. Kontakt lensler.

Disposable contact lens : Kullanılıp atılabilir lensler. Tek kullanımlık lensler.

Disposable contact lenses : Kullanılıp atılabilir lensler. Tek kullanımlık lensler.

Hard contact lenses : Sert kontakt lensler. Görmeyi düzeltmek için göze takılan küçük geçirgen olmayan plastik lensler.

İngilizce Contact lens Türkçe anlamı, Contact lens eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Contact lens ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Crystalline lens : Göz merceği. Billurcisim. Kristal lensler. Kristal lens. Gözde ışığın retina üzerinde odaklanmasını sağlayan saydam yapı. lens. bazı balıklarda ışık organlarının farklılaşmış hücreleri. mikroskop ya da büyüteçlerde büyütmeyi sağlayan ya da görme kusurlarını gideren camdan yapılmış araç. Mercek.

 

Lenses : Göz merceği. Mercek. Adese. Objektif. Gözlük camı.

Lenticularis : Merceksel bulut. Mercek. Lentikülaris.

Crystalline : Kırılcal. Kristalli. Şeffaf. Temiz. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Kristal gibi. Billurdan yapılmış. Kırılca yapısında, bu yapıya özgü. Berrak.

Contact : Bilgisayar, fizik, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Bağlantı. Dokunma. Temas kurmak. İletişime geçmek. Bir ya da birçok elektrik çevrimini bütünlemek için düzenlenmiş özel ulama yeri. Konuşmak. Temas etmek. Ayrı ayrı katmanlanmış durumda bulunan katmanları yanyana getirme.

Contact lens synonyms : contact lense.