Contiguities türkçesi Contiguities nedir

Contiguities ingilizcede ne demek, Contiguities nerede nasıl kullanılır?

Contiguity : Bitişiklik. Temas. Kavuşma. Kontiguite. Birleşme. Yakınlık. Komşuluk.

İngilizce Contiguities Türkçe anlamı, Contiguities eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Contiguities ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Amalgamation : Bütünleştirme. Toplu işletme. Katılma. Şirketlerin birleşmesi. Yeni ve daha etkin bir yerel yönetim birimi oluşturmak için, bir kentin bir başka kenti ya da kasabayı içine alması ya da iki ve daha çok sayıdaki kentin bir araya gelmesi. Şirket birleşmesi amacı ile uygulanan tasfiye işlemleri. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Karıştırma. Füzyon.

Connexion : İlişki. İrtibat. Yakın. Bağlantı. İlgilenme. Dost. İlinti. Bağ. Aktarmalı taşıt.

Chumminess : Samimiyet. Samimi arkadaşlık. Yakın arkadaşlık.

Coalescence : İki ya da daha çok sıvı damlasının, yüzey gerilimlerini yenecek denli birbirlerine yaklaşarak, tek bir damla oluşturmaları. Bütünleşme. Kaynaşma.

Associativity : Birleşme özelliği. Bağlantılı davranış. Koalisyon. Birleşirlik.

Connection : Dost. Müşteri. Bağlantı. Bir kelimenin son ses ünsüzü ile ondan sonra gelen kelimenin önses ünlüsünü veya ünlü ile başlayan ilk hecesini birleştirerek tek bir hece halinde söyleme veya okuma: deniz_anası, yıkım_emri, gök_ova, sözlük_anlamı vb. Uyuşturucu satıcısı. Birleştirme. Ölçüye vurulan nesne ya da özellikler arasında bir sıra düzeninin kurulması için önkoşul olan "daha büyük " ve "daha küçük" ilişkilerinin tüm ölçümler için geçerli olmasını gerektiren kural. bk. sıralayıcı ölçek. Alaka. Bilgisayar, gramer alanlarında kullanılır. Dostluk.

 

Union : Birlik. Bağlantı. İl, kent ve köy gibi yerel yönetim birimlerinin, bir ya da birden çok sayıdaki görevlerini daha iyi yerine getirmek amacıyla, yasalar uyarınca kimi kaynak ve örgenlerini birleştirerek oluşturdukları örgüt. birliklerin de, kent yönetimleri gibi, başkanları, genel kurulları ve yönetim kurulları bulunur. Boruları döndürmeden eklemeyi sağlayan bir bağlantı parçası. Birleştirme. Bağlaşma. Darülaceze. Bileşim.

Association : Yer, zaman, neden, etki ve sonuç bakımından aralarında birlik, benzerlik ya da karşıtlık gibi ilişkiler bulunması dolayısıyle düşüncelerin kendiliğinden birbirini ansıtması olayı. ruhsal etkinlikler ve durumlar arasında kurulan görevsel ilişkiler. Oymak. Bağlaşı. Hemen hemen aynı tür yıldızlardan oluşmuş, samanyolunun seyrek yapılı genç kümelerinden her biri. Tedai. Olaylar ya da değişkenler arasında bir bağıntının bulunduğu izlenimini veren birlikte değişme. Bilgisayar, biyoloji, hukuk, eğitim, fizik, kimya, uzay, gramer, ekonomi, sosyoloji alanlarında kullanılır. Ocak. Bir kelimenin anlam, şekil ve ses yakınlığı yoluyla başka kelimelerle kurduğu bağlantılar: ağaç, kıraç, tokaç; gelen, gören, bilen; ağırbaşlılık, ciddiyet, ciddilik, resmilik, oturaklılık vb. bk. çağrışım ilişkileri. Çıkarıma yordamlarda başvurulan, açık ya da örtük anlatımlı simge ya da uyaranlar aracılığıyla örtük eğilim, tutum ya da beklentileri bilinç düzeyine çıkarmaya yarayan yol.

 

Amalgamations : Karışım. Şirket birleşmesi amacı ile uygulanan tasfiye işlemleri. Birleştirme. Bütünleştirme. Füzyon. Karışma. Cıva ile bir başka madeni karıştırma. Karıştırma. Alaşım.

Contiguities synonyms : contiguity, familiarities, vicinage, affinity, contact, touch, contingence, feel, synods, the union, absorbation, neighbourliness, neighbourhood, assn, vicinity, bond, nethood, associations, vicinities, synod, affection, convergence, familiarity, affinities, cohesion, adjacency, cohesions, approximations, coming together, alliance, coalitions, coalition, contiguousness.