Continence türkçesi Continence nedir

Continence ile ilgili cümleler

English: God, please give me chastity and continence, but not yet.
Turkish: Tanrım, bana iffet ve ölçülülük ver, ancak henüz değil.

Continence ingilizcede ne demek, Continence nerede nasıl kullanılır?

Incontinence : Kendini tutamama. İdrarini tutamama. Enkontinans. Sidiğini tutamazlık. Abdestini tutamama. İdrarını tutamama. Nefsine hakim olamayış. Çişini tutamama. Kendine hakim olamama. İnkontinans.

Pigmentary incontinence : Pigment tutamama. Pigment inkontinensi.

Urinary incontinence : İdrarı tutamama. İdrar inkontinansı. Üriner inkontinensa. İdrar kaçırma. Üriner inkontinens. Üriner inkontinans.

Continency : Kendini tutma. Öz disiplin. Kendine hakim olma. Bir kimsenin cinsel istekleri ve tutkularına hakim olması.

Incontinencies : Kendini kontrol edememe. Çişini veya dışkısını tutamama (tıp veya medikal terimi). Kendini tutamama. Kendine hakim olamama.

Continental drift : Kıtaların kayması. Kıtaların jeolojik zaman boyunca dünya yüzeyindeki aşamalı hareketi ve oluşumu. Kıta seyri. A. wegener kuramına göre, kendisinden daha yoğun, kızgın, sıvı eriyik bir kat oluşturan "magma" üzerinde bir sal gibi yüzen karaların birbirinden uzaklaşması olayı. Karaların kayması. Kıtasal sürüklenme. Kıtasal kayma.

 

Continental breakfast : Kahve. Kıtasal kahvaltı. Küçük ekmek. Kıtaya özgü kahvaltı. Kontinental kahvaltı. Tost vs'den oluşan hafif kahvaltı. Mısır gevreği ve meyve suyu içeren kahvaltı. Continental kahvaltı.

Continental borderland : Kıtasal sınır-karası. Kara suları. Denizin alçak suları sınırının altında, düzensiz ve kara düzlükleri derinliğinden daha derin olan deniz kuşağı.

Continental drift theory : Yerküre yüzeyinde kıtaların yavaş yavaş hareket etmesi ile bugünkü kıtaların oluştuğunu ileri süren teori. Kıtaların kayması teorisi.

Continental climate : Ilıman iklimin deniz etkisinden az çok yoksun, daha sert, daha az yağışlı ana türü. bk. denizsel iklim. Karasal iklim. Kara iklimi. (meteoroloji) çok sıcak yazları ve çok soğuk kışları olan oldukça kuru iklim (asya'nın ve kuzey amerika'nın orta bölgelerine özgü olan).

İngilizce Continence Türkçe anlamı, Continence eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Continence ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aplombs : Soğukkanlılık. Kendine fazla güvenme. Dimdik durma. Dikeylik. Denge. Kendine güven. Kendine güvenme. Tutarlılık. İrade gücü.

 

Mildness : Ilımanlık. Yavaşlık. Hilmiyet. Nezaket. İçim yumuşaklığı. Hilm. Hafiflik. Uysallık. Kibarlık.

Temperateness : Mülayimlik. Ilımanlık. Aşırıya kaçmama. İçki içmeme. Mutedillik. Perhizde olma.

Golden mean : Orta yol. Uzlaşma aracı. Ilımlı tutum. Eşit derinlik. Ölçülük. Ilım. İki uç nokta arasında arzu edilen orta nokta (aristo felsefesine göre). Altın oran.

Aplomb : Özgüven. Kendine güven. Kendine güvenme. Kendine fazla güvenme. Dikeylik. Dimdik durma. Denge. İrade gücü. Soğukkanlılık. Tutarlılık.

Clemency : Müsamaha. Merhamet. Havanın güneşli ve ılık olması. Şefkat. Yumuşaklık. Hoşgörü. Ilımanlık. Uysallık.

Control : Değişkenlerin belli değerler arasında kalmasını sağlama işlemi. Denetlemek. Denetim. İpli kuklaların iplerinin bağlandığı ve kuklacının denetimi sağladığı artı simgesi biçimindeki çatal. Veri derleme sürecinde güvenirlik ve geçerlik gerekçeleriyle araçların ölçünlenmesi ve değişkenlerin egemenlik altına alınmasına ilişkin gözlem ya da ölçüm önlemlerinin tümü. Kontrol etmek. Dışarıya gidip gelen taşıtları gümrükçe denetleme işi. Kontrol. Kontrolü sağlamak. Kukla çatalı.

Temperaments : Akort. Coşku. Tabiat. Mizaç. Muvazene. Huy. Yaradılış. Meşrep.

Self restraint : Kendine hakim olma.

Composure : Kendine hakimiyet. İrade gücü. Rahat. Dinginlik. Sakinlik. Huzur. Kontrol. Soğukkanlılık.

Continence synonyms : sangfroid, self control, conservativeness, continency, stoicism, golden, self discipline, self command, constraint, moderatenes, sobrieties, modesties, decencies, self denial, temperament, clear headedness, balminess, constraints, moderateness, stoicisms, temperance, moderations, demureness, equanimity, sobriety, clemencies, equability, moderation, restraint.

Continence zıt anlamlı kelimeler, Continence kelime anlamı

Unrestraint : Denetimsizlik. Sınırsızlık. Serbestlik.

Continence ingilizce tanımı, definition of Continence

Continence kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Self-restraint. Self-command.