Controlled atmosphere türkçesi Controlled atmosphere nedir

  • Gıda korumasında karbondioksit ve oksijen oranlarının ayarlanmasıyla oluşturulan koruma koşulları.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Kontrollü atmosfer.

Controlled atmosphere ingilizcede ne demek, Controlled atmosphere nerede nasıl kullanılır?

Controlled : Denetlenmiş. Kontrol altına alınmış. Düzenlenmiş. Kontrol edilmiş. Gözlenmiş. Bastırılmış. Kontrollü. Bastırılmış (isyan vb). İdare edilmiş. Güdümlü.

Atmosphere : Hava. Yeryuvarını kuşatan çeşitli gaz ve katmanlardan oluşan örtü. Coğrafya, uzay, kimya, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Yaratılan hava. Yer'i ya da herhangi bir gökcismini saran gaz katmanı. yer'in gazyuvarına "havayuvarı" da denir. Havaküre. Bir oyunun anlamını belirten tinsel durum. Havayuvar. Yeryuvarı çevreleyen gaz karışımı. Ortam.

Controlled atmosphere protection : Kontrollü atmosferde muhafaza. Depolanma zamanı boyunca karbondioksit ve oksijen oranlarının ayarlanmasıyla oluşturulan depolama koşulları.

Controlled area : Kontrol altında tutulan alan. Kontrollü alan. Kontrollü bölge. Işınımdan korunmak için gerekli önlemlerin uygulandığı ve içindeki bireyin alabileceği doz miktarının çalışanlar için öngörülen yıllık %30 doz eşdeğerini geçemeyeceği, girişi sınırlandırılmış alan. Denetimli alan.

 

Controlled cooling : Kontrollü soğutma. Denetimli soğutma.

Controlled current source : Bağımlı akım kaynağı.

İngilizce Controlled atmosphere Türkçe anlamı, Controlled atmosphere eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Controlled atmosphere ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A clay : Beyaz kil. Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin.

A amplitude mod : A-mod görüntü. Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır.

Abdominal distention : Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik. Karın gerginliği. Abdominal gerginlik.

Abaxial : Eksenden uzak. Aks kemiği dışında. Abaksiyal. Eksenden uzak, eksen dışı. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Eksen dışı. Eksendışı.

Abattoir : Mezbaha. Kesimevi. Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi. Salhane.

A crochordon : Akrokordon. Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom.

Abamectin : Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç. Abamektin.

 

Abdominal pain : Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı. Abdominal ağrı. Karın ağrısı.

Abdominal palpation : Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon. Abdominal palpasyon. Karın bölgesinin elle muayenesi.

A c deformity : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c kusuru.

Controlled atmosphere synonyms : abdomen, a c syndrom, abdominal ovariectomy, abdominal fat necrosis, a dna, a band.