Cosines türkçesi Cosines nedir

Cosines ingilizcede ne demek, Cosines nerede nasıl kullanılır?

Direction cosines : Doğrultu kosinüsü. Yönelti eşdikmeliği.

Cosiness : Konfor. Samimiyet. Sıcaklık. Rahatlık.

Cosine emission law : Eşdikmelik yasası. Işıyan ya da aldığı ışığı dağınık yansımayla dağıtan bir yüzeyin, verilen bir doğrultuda yaydığı erkenin, yüzeyin dikmesiyle yayınım doğrultusu arasındaki açının eşdikmeliği ile oranlı olduğunu bildiren yasa. bir yüzeyin bir dış kaynakla aydınlanması da ışığın geliş açısının eşdikmeliği ile oranlı olur. anlamdaş lambert yasası. Kosinüs kanunu.

Cosine function : Eşdikmelik işlevi. Kosinüs fonksiyonu.

Cosine kernel : Kosinüs çekirdeği.

Cosine photometer : Yüzeyinin aydınlanması eşdikmelik yasasına uygun olarak değişen ışık yeğinliği ölçeri. Kosinüslü fotometre. Eşdikmelikli ışılölçer.

Inverse cosine : Ters kosinüs. Eşdikmelik yayı.

Theorem of the cosine : Kosinüs teoremi.

Cosine winding : Kosinüs sargısı.

Cosine potentiometer : Kosinüs potansiyometresi.

İngilizce Cosines Türkçe anlamı, Cosines eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cosines ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Range : Sıra halinde olmak. Sıralanmak. Boyunca gitmek. Gezmek. Dağılım genişliği. Akıp gitmek. Turlamak. Bölgede yaşamak. Nişan almak. Ulaşı.

 

Power factor : Güç katsayısı. Güç faktörü. Takat katsayısı. Güç çarpanı. Bir wattölçer ile ölçülen gerçek gücün, bir voltölçer ve akımölçer ile ölçülen sayıların çarpımıyla bulunan görünür güce oranı.

Cosine : Eşdikmelik. Cos fonksiyonu. Avrupalı araştırma kuruluşları arasındaki bağlantıyı sağlamak üzere açık iletişim ağları kullanımını arttıran avrupa programı. Cooperation for osı ın europe (avrupa osı işbirliği).

Losses : Kayıp. Zayiat. Zararlar. Zayi. Kaybedilen. Yenilgi. Zarar.

Ambit : Şümul. Hudut. Muhit. Sınır. Saha. Etraf. Çevre. Çerçeve. Alan. Ortam.

Reach : Erim. Uzanmak. İsabet ettirmek. Kavrayış. Yetişmek. Ulaşmak. Temas kurmak. Çarpmak. Uzatıp vermek. Uzatmak.

Scope : Niyet. Amaç. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Mikroskop. Ufuk. Geniş görüntülük. Olanak. Faaliyet alanı. Saha. Hareket serbestliği.

Financial loss : Maddi hasar. Maddi kayıp. Maddi bilanço. Mali kayıp.

Compass : Kapsamak. Pusula. Yayçizer. Pergel. Bir çemberin özeğindeki bir iğne üzerine oturtularak yatay düzlem içinde erkince dönebilen ve çemberin çevresindeki dereceler üzerinde yön gösteren bir mıknatıs iğnesi. Çember çizmekte kullanılan aygıt. Anlamak. Sarmak. Bir konuyu kavramak. Alan.

Orbit : Dolanca. Gözün içinde bulunduğu kemiksi boşluk. Göz çukuru. Bohr kuramına göre atom çekirdeği çevresinde elektronların yer alabileceği erke düzeyleri ya da erke kabuklarına verilen ad. İletişim uydularının dünya çevresini dolanırken izledikleri yol. Biyoloji, fizik, uzay, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yörüngesine almak. Yörüngeye sokmak. Etki alanı. Orbit.

 

Cosines zıt anlamlı kelimeler, Cosines kelime anlamı

Winnings : Kazanılan para. Kazanç. Kazanç (para olarak). Kumarda kazanılan para.

Discomfort : Sıkıntı vermek. Rahatını bozmak. Bozmak. Keyfini kaçırmak. Dert. Sıkıntı. Rahatsızlık. Rahatsız etmek. Rahatsızlık veren şey. Üzmek.