Counter evidence türkçesi Counter evidence nedir

  • Karşı delil.

Counter evidence ingilizcede ne demek, Counter evidence nerede nasıl kullanılır?

Counter : Fiş. Karşı çıkmak. Bilgisayar, bilişim, fizik, kimya, eskrim alanlarında kullanılır. Karşı gelmek. Sayma amacıyla kullanılan herhangi bir yazmaç. Gelen tanecikleri tek tek sayan araç. Karşısında olmak. Karşı atak yapmak. Marka. Karşı koymak.

Evidence : İfade. Belirmek. Açıklamak. Kanıtlamak. Kanıt. İspat. Bir olayın doğruluğunu ortaya koyabilen yöntem. yargı yerinde bir savı gerçekleştirmek için baş vurulan belgeler. Şahit. İspatlamak. Açığa vurmak.

Counter attack : Karşı akın. Futbol, eskrim alanlarında kullanılır. Kontra atak. Karşı saldırı. Karşı yarışmacının son saldırı eylemi bitmeden, bir kılıçoyunu zamanından önce yapılan saldırı, ("engel vuruşu", "karşılama vuruşu" gibi). Geri vuruş. Karşı hücum. Karşı taarruz. Misilleme saldırısı. Karşı atak.

Counter attraction : Karşı çekim. Başka bir çekime karşılık olarak sunulan çekim.

Counter balanced : Denk.

Counter check : Bankaya yapılan yatırım karşılığında verilen alındı. Zimmet fişi. Borç belgesi. Sonradan kontrol. Tekrar kontrol. Tevdiat makbuzu. Bankadaki sayışımından para çeken kişi için düzenlenerek kendisine imza ettirilen belge. Yatırım alındısı.