Counter balanced türkçesi Counter balanced nedir

Counter balanced ingilizcede ne demek, Counter balanced nerede nasıl kullanılır?

Counter : Tezgah. Karşı gelmek. Muhalefet etmek. Fiş. Marka. Ters. Karşılıkta bulunmak. Sayaç. Karşı. Bilgisayar, bilişim, fizik, kimya, eskrim alanlarında kullanılır.

Balanced : Dengeli. Muvazeneli. Aklı başında. Dengelenmiş. Denkleşmiş. Denk. Muadil. Müsavi. it. Aklıbaşında.

Counter attack : Karşı takımın yaptığı bir akını durdurup hemen akına geçme eylemi. Karşı saldırı. Kontra atak. Geri vuruş. Karşı atak. Karşı taarruz. Karşı yarışmacının son saldırı eylemi bitmeden, bir kılıçoyunu zamanından önce yapılan saldırı, ("engel vuruşu", "karşılama vuruşu" gibi). Misilleme saldırısı. Futbol, eskrim alanlarında kullanılır. Karşı akın.

Counter attraction : Karşı çekim. Başka bir çekime karşılık olarak sunulan çekim.

Counter check : Borç belgesi. Bankaya yapılan yatırım karşılığında verilen alındı. Bankadaki sayışımından para çeken kişi için düzenlenerek kendisine imza ettirilen belge. Tevdiat makbuzu. Tekrar kontrol. Yatırım alındısı. Sonradan kontrol. Zimmet fişi.

Counter claim : Karşı duruşma. Karşı savunma. Mütekabil dava. Karşı iddia. Karşı dava. Karşı tazminat davası.

İngilizce Counter balanced Türkçe anlamı, Counter balanced eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Counter balanced ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Counterweight : Dekorları tutan askıları istenilen yükseklikte tutmaya yarayan nesne. bunlar eski tiyatrolarda kum torbaları, yenilerinde demir külçelerdir. Ağırlık. Denge yapması için kullanılan ağırlık. Balans ağırlığı. Askıları gerekli yükseklikte tutmada kullanılan ve karşıt dengeyi sağlayan ağırlık. Dengeleyen ağırlık. Karşıağırlık. Karşı ağırlık. Abra.

Balanced : Dengeli. Müsavi. Dengelenmiş. Aklı başında. Muadil. Eşit. Aklıbaşında. Denkleşmiş. Muvazeneli.

Counterpoise : Tay. Karşı etki yapmak. Denkleştirmek. Karşılamak. Denge ağırlığı. Dengelemek. Eşit kuvvetle karşı koymak. Denge. Karşı ağırlık.

Bale : Paraşütle atlamak. Balya yapmak. Denk yapmak. Kuru ot, saman ve yünlerin makineyle sıkıştırılıp bağlanmış durumu, denk. Denek. Suyunu boşaltmak (kayık). Balya. Balyalamak.

Equal : Karşılık gelmek. Eş değerde olmak. Emsal. Yaşıt. Emsali olmak. Muadili olmak. Eşit olmak. Akran. Eşit.

Coequal : Rütbesi eşit. Eşit. Müsavi. Eş. Akran.

Corresponding : Eş. Uyumlu olan. Uygun. Tekabül eden. Mutabık. Uyan. Karşılıklı. İlişkin.

Counterbalance : Eş ağırlık. Denkleştirmek. Karşı denge. Karşılamak. Dengelemek (karşılıklı olarak). Denk ağırlıkla karşılamak. Eşit güçle karşı koymak. Karşılık.

Counterbalances : Karşı denge. Dengelemek (karşılıklı olarak). Eşit güçle karşı koymak. Karşılamak. Karşılık. Eş ağırlık. Denkleştirmek. Denk ağırlıkla karşılamak.

Equals : Emsal. Yaşıt. Akran.

Counter balanced synonyms : counterpoises, counterweights, coequals, balle, counterbalanced.