Courting türkçesi Courting nedir
- Kur yapma.
- Kur.
Courting ile ilgili cümleler
English: He began courting her in earnest when he found out that she had another suitor.
Turkish: Onun diğer talibinin olduğunu öğrendiğinde, ciddi olarak ona kur yapmaya başladı.
Courting ingilizcede ne demek, Courting nerede nasıl kullanılır?
Courtier : Hükümdarın maiyetinde bulunan kimse. Nedim. Saray adamı. Saray mensubu.
Courtiers : Nedim. Saray mensubu.
Court ballet : Saraylara özgü bale. Saray baleti.
Court below : Bidayet mahkemesi. Asliye mahkemesi. İlk yargılık. İlk derece mahkemesi (hukuk terimi). Alt mahkeme.
Court card : Resimli iskambil kağıdı. Surat.
Court house : Mahkeme binası. Adliye sarayı. Adliye binası. Adliye. Hükümet binası.
Court costs : Masarifi muhakeme. Mahkeme yargılama gideri. Mahkeme yargılama giderleri. Muhakeme masrafları. Mahkeme masrafları.
Court danger : Tehlike peşinde koşmak. Tehlikeye atılmak.
Court file : Dava dosyası. Mahkeme dosyası.
Court dress : Saray kıyafeti.
İngilizce Courting Türkçe anlamı, Courting eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Courting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Course : Köpekle kovalamak (av). Seyir. Koşu yeri. Bir süreç ya da gidiş içinde izlenen yol. Sıralama. Yön. İzge. Atletizm, eğitim alanlarında kullanılır. Rota. Koşturmak.
Ploughing : Pullukla kazma. Çiftçilik. Kar küreme. Oyuklama. Pullukta kazma. Pullukla sürme. Kazıma.
Addresses : Alıcılar. Nutuklar.
Spooning : Golf sopası. Kepçe. Zoka ile balık avlamak. Kaşıkla almak. İçli ve tutkulu davranış. Çıkmak. Aşık. Oynaşmak. Kaşık.
Entreaty : Yalvarma. Dilek. Yalvarış. Yakarı. Niyaz. Rica. Üsteleme. Yakarış.
Bundling : Çıkınlama. Acele ettirmek. Bohçalama. Paketleme. Paket yapma. Gruplama. Çıkındaki destek. Bohçalamak. Kundaklamak. Desteleme.
Courtship : Flört. Kur davranışı. Çiftleşmeden önce gözlenen üremeyle ilgili etkinlik. Hayvanlarda çiftleşmeden hemen önceki çok gelişmiş davranış kalıpları. Karşıt cinsten bireyler arasında birbirine yaklaşma ve bir birleşmeyi başlatma türü. İltifat. Biyoloji, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.
Prayer : Yakarış. Yalvarma. Rica. Dua. Namaz. Varlığına inanılan doğaüstü bir güce yöneltilen, çoğunlukla sözlü, belli bir biçim almış dilek. Gücüyle başaramadığı bir dileğini gerçekleştirmek isteyen birey ya da toplumun, doğaüstü güç, nesne ya da varlıktan sözlü ya da yazılı gelenek yoluyla öğrendiği, genellikle belirli bir yapı ve uyumla söylenen ya da içten yinelenen dinsel nitelikli sözlerle yardım istenmesini içeren eylemli ya da eylemsiz dilek. bk. sözlü gelenek, adak yapmak. Tek kişinin ya da din adamlarınca yönetilen tapınmaya, kutsamaya ve dinsel törene katılan kişilerin; yüce varlıkların, doğaüstü güçlerin yardım ve acımalarını sağlamaları, onları yumuşatmaları için seslenişleri, yakarışları. Temenni. Niyaz.
Appeal : Müracaat etmek. Yüksek mahkemeye yapılan rica. Başvurmak. Üstyargı yolu. Sıçramaya girerken atılım hareketi. Üst mahkemeye başvurmak. Çağrı. Yalvarma. Başvuru. Davayı temyiz etmek.
Courting synonyms : flirtations, parler, mounting, par, plowing, flirtation, attention, exchange rate, suit, wooing, pars, rate.

Bu kısımda Courting kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Courting ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Courting anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Courting ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.