Crackled türkçesi Crackled nedir

Crackled ingilizcede ne demek, Crackled nerede nasıl kullanılır?

Crackle : Çıtırtı. Çatırtı. İki sert yüzün birbirine sürtünmesinden çıkan ses, deri altı amfizeminde basmakla hissedilen ses, krepitasyon. Cazırdamak. Kıtırdamak. Hışırdatmak. Çıtırdatmak. Çıtırdamak. Sırlamak.

Crackles : Çatlak desen ile süslemek. Çıtırdamak. Çatırdatmak. Raller. Çatırdamak.

Cracklier : Çıtırtı sesleri yapan. Çıtır çıtır. Gevrek bir halde. Kıtır kıtır bir biçimde. Kolay kırılır. Gevrek gibi.

Crackliest : Gevrek gibi. Kolay kırılır. Çıtır çıtır. Kıtır kıtır bir biçimde. Gevrek bir halde. Çıtırtı sesleri yapan.

Crackling : Kıkırdak. Güzel veya çekici kadın. Çatlama. Kızarmış jambon kabuğu. Cazırtı. Çatırtı. Jambonun çıtır çıtır kısmı. Çıtırtı. Çatırdama. Hışırtı.

Crack a bottle : Yeni bir şişe açmak. Özel bir durumun şerefine şampanya patlatmak.

Crack a joke : Takılmak. Güldürücü öykü anlatmak. Fıkra patlatmak. Şaka yapmak. Espri yapmak. Espri patlatmak.

Crackly : Kıtır kıtır bir biçimde. Çıtır çıtır. Gevrek bir halde. Kolay kırılır. Gevrek gibi. Çıtırtı sesleri yapan.

Crackling noise : Çatırtı.

 

Crack a smile : Tebessüm etmek.

İngilizce Crackled Türkçe anlamı, Crackled eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Crackled ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Clacking : Gıcırdamak. Çatlamak. Tıkırdamak. Gevezelik etmek. Laklak etmek (argo terim).

Clacks : Tıkırtı. Gevezelik etmek. Çatırtı. Gıcırtı. Tıkırdamak. Laklak etmek (argo terim). Tıkırdatmak. Takırdamak. Laklak etmek.

Clashed : Anlaşamamak. Bindirmek. Çarpışma. Mücadeleye girişmek. Çatışmak. Gürültü yapmak. Uymamak. Birbirine gitmemek. Gümbürdemek.

Clashing : Çatışmak. Çarpışan. Bindirmek. Gitmemek. Çarpışmak. Çarpmak. Çarpışma. Anlaşamamak. Uymamak.

Clicks : Şaklatmak. Jetonu düşmek (argo terim). Tıkırdatmak. Jetonu düşmek. Kapanıvermek. Anlamak. Başarmak. Kanı kaynamak. Şansı olmak. Çıt etmek.

Clash : Çatışmak. Mücadeleye girişmek. Çarpışmak. Uyuşmamak. Gürültü yapmak. Anlaşamamak. Çarpmak. Birbirine gitmemek. Çarpışma.

Cracks : Çatlatmak. Çökmek. Çatlamak. Çatallaşmak (ses). Kırmak. Patlamak. Yarılmak. Şaklatmak.

Rattle : Çıngırak. Şakırdamak. Çok konuşmak. Şıngırdamak. Şıngırdatmak. Cırcır. Şaşırtmak. Tıkırdatmak. Şakırdatmak. Takırdamak.

Spluttered : Mürekkep akıtmak. Acele ile söylemek. Sıçramak. Tükürür gibi konuşmak. Cızırdamak. Akmak (kalem). Çabuk ve anlaşılmaz konuşmak. Konuşurken tükürükler saçmak. Sıçratmak.

Crunch : Dönüm çekidi. Çatır çutur yemek. Çuturtu. Çatırtı. Zor an. Karar anı.

Crackled synonyms : clatters, alter, crackle, spluttering, vary, clattered, crepitate, scrunches, clatter, spits, crunched, crackles, clicked, scrunch, creak, splutter, clack, creaks, change, click, creaked, clacked, scrunching, clashes, splutters, crack, crunches.

 

Crackled zıt anlamlı kelimeler, Crackled kelime anlamı

Unbound : Başsız. Bağını çözmek. Bağımsız. Serbest. Ciltsiz (kitap). Ciltlenmemiş. Ciltsiz. Bağsız. İlişkisiz. Bağlantısız.

Smooth : Sakin. Tesviye etmek. Yatıştırmak. Yumuşak. Yumuşatmak. Düzgün. Buruşukluklarını gidermek. Mükemmel. Sistirelemek.

Crackled ingilizce tanımı, definition of Crackled

Crackled kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Said of some kinds of porcelain and fine earthenware. Covered with minute cracks in the glaze.