Crates türkçesi Crates nedir

  • Kasalamak.
  • Sandıklamak.
  • Küfe.
  • Büyük sepet.
  • Kafesli sandık.
  • Küfelemek.
  • Külüstür araba.
  • Kasaya yerleştirmek.
  • Kasa.
  • Sandık.

Crates ile ilgili cümleler

English: The philosopher Socrates discussed death with his friends in prison.
Turkish: Filozof Sokrates hapishanede arkadaşıyla ölümü tartıştı.

English: Socrates was accused of atheism because he did not believe in Zeus.
Turkish: Sokrates, Zeus'a inanmadığı için ateist olmakla suçlanırdı.

Crates ingilizcede ne demek, Crates nerede nasıl kullanılır?

Bureaucratese : Bürokratize. Bürokratlarla alakalı ve büreokratlar tarafından kullanılan üstü kapalı ve dolambaçlı ifadelerle dolu resmi dil.

Consecrates : Adamak. Hasretmek. Takdis etmek. Vakfetmek. Kutsamak. Adak adamak. Tahsis etmek. Kutsallaştırmak. Vermek (dini bir törenle belirli bir unvan). Kutsal sayılmak.

Desecrates : Saygısızlık etmek (kutsal bir şeye). Kutsal saymamak. Hakaret etmek. Kutsallığını bozmak. Tecavüz. Kirletmek.

Execrates : Nefret etmek. Bela okumak. Lanet etmek. İğrenmek.

Hippocrates : Hipokrat. Bukrat.

Crateful : Bir sandıkta tutulan miktar. Sandık dolusu.

Uncrates : Boşaltmak (kasaları veya kutuları). Kasadan veya sandıktan çıkarmak. Açmak.

Crateriform : Krateriform.

Crater lakes : Yanardağ ağzı gölü. Krater gölü. Krater gölleri. Sönmüş eski yanardağların krater çukurlarında suların birikmesiyle oluşan derin ve çanak biçimli göller.

 

Socrates : Sokrates. (mö. 470?-399) öğretimde bir soru-cevap metodu geliştiren yunanlı filozof.

İngilizce Crates Türkçe anlamı, Crates eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Crates ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Invoke : Davet etmek. Dilemek. (tanrıya) yakarmak. Yalvarmak. Çağırmak. Dua etmek. İstemek. Başlatmak (yürütmeye). Başvurmak.

Cabooses : Mutfak (gemi veya tren). Marşandizin arkasına takılan ve demiryolu görevlilerini taşıyan cumbalı vagon. Küçük kamara. Kalça. Personel vagonu. Tren personel vagonu. Gemi mutfağı. Trende personel vagonu.

Educe : Sonuca varmak. Sonuç çıkarmak. Çıkarmak. Ayırmak.

Sire : Babası olmak. Efendimiz. Efendim. Majesteleri. Baba. Baba olmak. Ata. Peder. Bir hayvanın babası.

Bear : Vurguncu. Bulundurmak. Duymak (sevgi). Götürmek. Kin gütmek. Sahip olmak. Aklında olmak. Kaldırmak. Beslemek. Spekülasyon yapmak.

Manufacture : Üretim. Yapım. İmal etmek. Hammaddelerin veya aramalların (yarı mamul malların) bileşimi, niteliği, durumu veya biçiminin değiştirilerek işlenmiş mallara dönüştürülmesi. Yapmak. Uydurmak. Uydurmak (bahane). Yapma. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. İmal.

Create from raw stuff : Ham maddeden üretmek.

Carryalls : Çuval. Hurç. Seyahat çantası. Yolcu çantası. Harhar. Yolcu taşıma aracı. Sepet. Kaptıkaçtı.

Ballot box : Oy sandığı. Seçim sandığı.

Work : İyesinin özelliğini taşıyan, gerek biçim ve gerekse içeriği bakımından birlik gösteren düşünü ve sanat ürünü. Çalışma. İş. Bir kuvvetin etki noktasını devindirmesi. iş, kuvvetin yol boyunca birleşeni ile alınan yolun çarpımına ya da 'kuvvet yönleci ile yol yönlecinin sayıl çarpımına eşittir. İşlemek. Başarılı olmak. Emek sarfetmek. Eser. Görev. Bilgisayar, eğitim, fizik, kimya, ekonomi alanlarında kullanılır.

 

Crates synonyms : create verbally, puncture, create by mental act, film make, carve out, create from raw material, jalopy, re create, build, caisson, chests, track, packing case, evoke, actualize, realize, put together, banger, form, cab, body, father, flivver, wreak, case, clunker, play, recreate, organise, incase, crated, write, short.

Crates zıt anlamlı kelimeler, Crates kelime anlamı

Disassemble : Paraçalara ayırmak. Sökmek. Demonte etmek. Parçalarına ayırmak. Kaldırmak. Parçaları birbirinden ayırmak. Ayırmak. Parçalara ayırmak.

Acceleration : Süratlenme. Hızlandırma. Vadeden önce muaciliyet kespetme. Alacağı hızlandırma. Birim zamanındaki hız değişimi. Hız artması. Hız değişimi. İvme. Borçlunun, anlaşmaya uymaması yüzünden, alacaklının, süreden önce alacağını isteyebilmesi. Hızlanma.

Deceleration : İvmenin tersi. Hız azaltma. Hızını azaltma. Yavaşlama şeridi. Hız kesme. Yavaşlatma. Hız azalması. Yavaşlama.