Creping türkçesi Creping nedir

Creping ingilizcede ne demek, Creping nerede nasıl kullanılır?

Crepitant : Çıtırtı sesleri çıkartma eğilimi olan. Krepitant. Krepitan.

Crepitant rale : Krepitan ral.

Crepitant rales : Krepitan ral. Çıtırtılı raller. Nefes alma sırasında yapışmış bronş çeperleri birbirinden ayrıldığında oluşan ses, çıtırtılı raller. ateşe tuz kristalleri veya su damlacıkları atıldığında çıkan sesi andırır veya kulak önünde parmaklar arasında birbirine sürtülen kılların çıkardığı sese benzer. Çıtırtılı harharalar.

Crepitate : Çatırdamak.

Crepitation : İki sert yüzün birbirine sürtünmesinden çıkan ses. Derialtı amfizeme basılarak duyulan ses. Krepitasyon. İki sert yüzün birbirine sürtünmesinden çıkan ses, deri altı amfizeminde basmakla hissedilen ses, krepitasyon. Çatırdama. Çıtırdama. Hırıltı.

Decrepitude : İhtiyarlık. Düşkünlük. Köhnelik. Dermansızlık.

Crepe : Akıtma. Kıvırcıklaştırmak. Krep. Bürümcük.

Decrepit : Yıkık dökük. Yıpranmış. Moruk. Bir ayağı çukurda. Zayıf. Dermansız. Eli ayağı tutmaz. Eski. Çökmüş. Zayıf düşmüş.

Decrepitate : Çatır çatır kavurmak. Ateşte çatırdatmak. Ateşe maruz bırakıldığı zaman çatırdamak.

Decrepitation : Parçalanma. Tuz gibi maddelere yapılan kavurma işlemi. İçindeki suyun genişlemesi nedeniyle ısıtılan kristallerin kırılması. Kristal çatlaması. Isınma nedeniyle çatlama veya dağılma.

 

İngilizce Creping Türkçe anlamı, Creping eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Creping ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Scratch : Çıkarmak. Sıyrık. Kaşınmak. Cızırdamak. Karalama. Eşelemek. Kazımak. Çizik. Geçici ad. Tırmalamak.

Noise : Zımbırtı. Şamata. Ses çıkarmak. Bilgisayar, fizik, gitar, gramer, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sinema ya da televizyonda sesin saptanması, çalınması ya da yayınlanmasında ortaya çıkan istenmeyen sesler. Velvele. Patırtı. Parazit. Ses. Gürültü.

Encampment : Kamp yeri. Ordugah. Düşerge yeri. Karargah. Düşerge. Kamp.

Scratching : Çizgileme. Eşme. Kazıma. Kazıma (yüzey).

Habitation : Yerleşme. Yerleşim. Oturacak yer. Konut. İkamet. Ev. Yurt. Mesken. Oturma. Barınak.

Inhabitancy : İkamet süresi. Mesken. Ev. İkamet.

Inhabitation : Oturma. İkametgah. Ev.

Scrape : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Raspalamak. Sıyırıp geçmek. Bela. Sürtmek. Kıt kanaat geçinmek. Sürtünmek. Kazıyarak çıkartmak. Çıkmaz. Gıcırtı.

Bivouacking : Geceyi çadırsız geçirmek. Açık ordugah. Çadırsız asker kampı. Konak. Çadırda kalmak. Açık havada gecelemek. Açık ordugah kurmak. Kamp kurmak.

Crimping : Presleme. Kenar kıvırma. Engellemek. Kıvırmak. Kıvırcıklama. Kilitleme. Durdurmak. Zorla askere almak. Yarmak (et). Sıkıştırma.

Creping synonyms : tenting.

Creping zıt anlamlı kelimeler, Creping kelime anlamı

 

Nonconformity : Bağdaşmama. Uymayı reddetme. Ayak uydurmama. Resmi kiliseye uymama. Uygunsuzluk. Uymama. Ademi tevafuk. Resmi kiliseye karşı olma. Uyumsuzluk.

Noncompliance : Uyunçsuzluk. Uymama. Hastanın, reçetede yazılan ilaçlar hakkında hekim tarafından kendisine yapılan tavsiyelere uymama isteği ve uymama derecesi. Riayetsizlik. Uyumsuzluk. İtaatsizlik. Karşı gelme.

Joyful : Neşeli. Mutlu. Neşeyle dolu. Sevinçli. Sevindirici. Şatır. Handan. Kıvançlı.