Crept türkçesi Crept nedir

Crept ile ilgili cümleler

English: Time crept on.
Turkish: Zaman süzüldü.

English: The cat crept toward the bird.
Turkish: Kedi kuşa doğru süründü.

English: The cat crept under the hedge.
Turkish: Kedi çitin altında süründü.

English: They crept forward.
Turkish: Onlar ileriye doğru süründü.

English: We crept toward the enemy.
Turkish: Biz düşmana doğru süründük.

Crept ingilizcede ne demek, Crept nerede nasıl kullanılır?

Crepe : Kıvırcıklaştırmak. Krep. Akıtma. Bürümcük.

Crepe de chine : Çok ince krep kumaşı. İnce hafif ipek kumaş. Krepdöşin.

Crepe georgette : Krepsüzet. Krepjorjet.

Crepe hair : Sakal, bıyık, favori, kaş ve benzeri eklentileri yapmak için hazırlanmış kıl topağı. Yapay saç.

Crepe paper : Gofre kağıt. Krepon kağıdı. Buruşuk şekil verilmiş kağıt. Krepe kağıt.

Crepes : Krepler. Bürümcük. Krep.

Creping : Kıvırcıklaştırma.

Crepe shoes : Krep tabanlı ayakkabı. Pürüzlü tabanı olan ayakkabı çeşidi.

Crepitant rales : Çıtırtılı raller. Krepitan ral. Çıtırtılı harharalar. Nefes alma sırasında yapışmış bronş çeperleri birbirinden ayrıldığında oluşan ses, çıtırtılı raller. ateşe tuz kristalleri veya su damlacıkları atıldığında çıkan sesi andırır veya kulak önünde parmaklar arasında birbirine sürtülen kılların çıkardığı sese benzer.

 

Crepitant : Çıtırtı sesleri çıkartma eğilimi olan. Krepitan. Krepitant.

İngilizce Crept Türkçe anlamı, Crept eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Crept ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Line : Çizmek. Satır. Çizgi. Hat. Düzdizim çizgisi. Kırıştırmak. Özellikle pelajik balıkların avlanmasında kullanılan, yemli 2-7 iğneden oluşan olta takımı. Sahne yukarısındaki palangalar yoluyla sarkıtılıp çekilebilen, genellikle çelikten yapılmış halat. Sıralamak. Çizgi çizmek.

Chill : Sertleşmek. Titreme. Buz gibi. Üşütücü. Ürpertmek. Soğukluk. Üşütmek. Ürperti. Soğumak. Korkutmak.

Escape : Vazgeçmek. Sızıntı yapmak. Kaçıp kurtulmak. Firar. Kaçış. Kaçak yapmak. Gözünden kaçmak. Firar etmek. Paçayı sıyırmak. Aklından çıkmak.

Trembled : Ürperme. Titreşmek. Sakırdamak. Zangırdamak. Titreme. Endişelenmek. Titremek.

Creep : Yer kayması. Sevilmeyen kimse. Toprak ve molozların yeğnice eğimli yerlerde, sezilmeyecek ölçüde yavaşça durmaksızın kayma devimi. Sürünme. Ürperti. Yaltakçı. (sarmaşık vb) sarılmak. Ürperme.

Dragged : Sürüncemede kalmak. Çekmek. Bulaştırmak. Ağır tempoyla çalınmak. Sürümek. Durgunlaşmak. Geçmek bilmemek. Söz konusu etmek. Ağ ile suyun dibini taramak. Sokmak.

Come closer : Daha yakına gelmek. Nerdeyse (bir şey yapıyor olmak). Az daha yaklaş. Yakınlaşmak.

Escaped : Çıkmış. Kaçkın. Firar etmiş kurtulmuş. Kaçmış. Aklına gelmemek. Sızmış. Gözünden kaçmak. Kaçıp kurtulmak. Paçayı sıyırmak (argo terim). Paçayı kurtarmış.

 

Come close : Neredeyse veya yaklaşık (bir şeyle) aynı veya benzer olmak. (bir şeyi) neredeyse yapacak olmak. Yapmak.

Edges : Kenar yapmak. Yavaş yavaş ilerletmek. Keskinleştirmek. Yan yan gitmek.

Crept synonyms : mountain peak, peak, summit, tingles, encroached, grovel, edge in, repented, shudder, effuses, languishes, the shudders, effuse, draw near, topographic point, crawl on all fours, scramble, escapes, crawled, exude, repent, creeping, scrambling, tremble all over, tip, grovelled, languish, even parity, spot, reptant, come up, shuddered, cuddled up.

Crept zıt anlamlı kelimeler, Crept kelime anlamı

Uncover : Örtüsünü ya da kapağını açmak. Açmak. Meydana çıkarmak. Örtüsünü kaldırmak. Su yüzüne çıkarmak. Üstünü açmak. Açmak (örtü, kapak vb). Şapka çıkarmak. Örtüsünü açmak. Deşifre etmek.