Crooned türkçesi Crooned nedir

  • Alçak sesle şarkı söylemek.
  • Şarkı mırıldamak.
  • Şarkı mırıldanmak.
  • Mırıldanmak.

Crooned ingilizcede ne demek, Crooned nerede nasıl kullanılır?

Crooner : Şarkı mırıldanan. Mırıldanır gibi duygusal şarkılar söyleyen şarkıcı.

Crooners : Mırıldanır gibi duygusal şarkılar söyleyen şarkıcı. Şarkı mırıldanan.

Croon : Alçak sesle şarkı söylemek. Mırıldanmak. Şarkı mırıldamak. Şarkı mırıldanmak.

Crooning : Şarkı mırıldamak. Mırıldanma.

Croons : Şarkı mırıldanmak. Şarkı mırıldamak. Mırıldanmak. Alçak sesle şarkı söylemek.

Crookedly : Ahlaksızca. Virajlı bir şekilde. Deforme olmuş bir biçimde. Çarpık çurpuk bir şekilde. Kıvrılmış halde. Namussuzca. Eğik veya kıvrılmış bir şekilde.

Crook : Bükmek. Hırsız. Kanca. Dirsek. Kıvırmak. Sapı kıvrık baston. Sopa. Madrabaz. Değnek. Dümenci.

Crookeries : Sahtekar uygulamalar. Dalavereli işler. Hileli işler.

Crooked neck : Hindilerin, mycoplasma melagridis enfeksiyonun sonucu hava kesesi yangısından kaynaklanan boynun eğilmesiyle belirgin hastalık tablosu. Çarpık boyun hastalığı.

Crookbacked : Omurga deformitesi nedeniyle anormal bir şekilde çıkıntılı sırtı olan. Kambur. Kambur olan.

İngilizce Crooned Türkçe anlamı, Crooned eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Crooned ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Shape : Şekil vermek. Gelişmek. Şekil almak. Biçim almak. Şekillendirmek. Kondisyon. Etkilemek. Kalıp. Ortaya çıkmak. Biçim.

Contour : Yatay sınır. Eşyükselti eğrisi. Çevre çizgisi. Düzey çizgisi. Kontur. Hudut (haritada) yükseklik çizgisi. Şekil. Hatlarını belirlemek. Çevre yolu. Bir nesneyi ya da yüzeyi saran en dış çizgi. bir izgenin özel bir çizgisinin ya da bir kuşağının yeğinlik dalga boyu dağılım eğrisi.

Bleated : Mızırdanmak. Melemek. Meleme. Mızırdanma. Sızlanma. Cılız bir sesle konuşmak. Sızlanmak.

Bumble : Kekeleyerek konuşmak. Ağır ağır ilerlemek. Bozmak. Kekelemek. Homurdanmak. Ayağı takılmak. Tökezlemek. Gaf yapmak. Kendini beğenmiş memur.

Gnarly : Budaklı. Boğumlu. Harika. Mükemmel. Bükülmüş. Dolaşık. Kıvrımlı. Pürüzlü.

Conformation : Biçim. Konoluşum. Tatbik. Uygunluk. Örgensel özdeciğin, kimyasal bağları değişmeden, az bir erke ayrımı ile alabildiği biçimlerin her biri. Uydurma. Uyuşum. Uyarlama. Yapı. Uyma.

Configuration : Düzenleme. Konfigürasyon. Gruplaşma. Konum. Yıldız kümesi. Bk. dizge görünümü. Suret. Bir kimyasal bileşiğin atom, yükün ya da moleküllerinin uzayda birbirlerine göre düzenlenmiş durumu. Atomların uzaydaki dizilişleri, düzenlenmeleri. Şekil.

Reflexed : Yukarı aşağı doğru eğilmiş (yaprak). Yukarı aşağı doğru bükülmüş.

Lopsided : Bir tarafı daha büyük ya da daha alçak. Aksak. Yana yatmış. Orantısız. Bir tarafı diğerine göre daha ağır veya büyük olan. Bir yana eğik. Eğilmiş. Dengesiz. Oransız. Simetrik olmayan.

 

Crooned synonyms : zig zag, malposed, croon, jam packed, refractive, huddled, knotty, packed, zigzag, burbled, thronged, awry, knotted, coiled, burble, warped, writhen, bumbled, wonky, babbles, tortuous, burbling, windblown, gnarled, coo, jammed, crooning, cooed, geniculate, hooked, twisting, indirect, croons.

Crooned zıt anlamlı kelimeler, Crooned kelime anlamı

Uncrowded : İnsanlarla dolu olmayan. Tenha. Kalabalık olmayan.

Straight : Düzlük. Düz. Uyuşturucu kullanmayan kimse. Düz (çizgi). Düz çizgi. Düz hat. Yarış çizgisi. Doğru. Dosdoğru. Doğruca.

Uncoiled : Açılmamış (kangal). Çözülmek. Açmak. Çözmek (kangal).

Crooned antonyms : direct.