Croons türkçesi Croons nedir

  • Mırıldanmak.
  • Alçak sesle şarkı söylemek.
  • Şarkı mırıldanmak.
  • Şarkı mırıldamak.

Croons ingilizcede ne demek, Croons nerede nasıl kullanılır?

Croon : Mırıldanmak. Alçak sesle şarkı söylemek. Şarkı mırıldamak. Şarkı mırıldanmak.

Crooned : Şarkı mırıldanmak. Şarkı mırıldamak. Mırıldanmak. Alçak sesle şarkı söylemek.

Crooner : Şarkı mırıldanan. Mırıldanır gibi duygusal şarkılar söyleyen şarkıcı.

Crooners : Mırıldanır gibi duygusal şarkılar söyleyen şarkıcı. Şarkı mırıldanan.

Crooning : Mırıldanma. Şarkı mırıldamak.

Crooked : Çarpık çurpuk. Eğri. Çarpık. Namussuz. Sahtekar. Hilekar. Kargacık burgacık. Çökmüş. Deforme olmuş. Dolandırıcı.

Crookback : Kambur.

Crooked neck : Hindilerin, mycoplasma melagridis enfeksiyonun sonucu hava kesesi yangısından kaynaklanan boynun eğilmesiyle belirgin hastalık tablosu. Çarpık boyun hastalığı.

Crookedness : Çarpıklık. Eğrilik.

Crook : Dümenci. Hırsız. Kanca. Dolandırıcı. Piskopos asası. Dirsek. Değnek. Kıvrılmak. Sapı kıvrık baston. Bükülmek.

İngilizce Croons Türkçe anlamı, Croons eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Croons ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bumbled : Ağır ağır ilerlemek. Gevelemek. Homurdanmak. Hata yapmak. Ayağı takılmak. Kekeleyerek konuşmak. Eline yüzüne bulaştırmak. Kendini beğenmiş memur. İçine etmek.

 

Pass : Geçiş. Söylemek. Bir oyuncunun, ayakla ya da başla topu kendi takım arkadaşlarından birine göndermesi. Dinmek. Dönüşmek. Futbol, bilgisayar, bilişim, iktisat, tarih, voleybol alanlarında kullanılır. Trapez cambazının bir trapezden ötekine geçip taşıyıcıya tutunması, taşıyıcıdan yine kendi trapezine geçmesi. geçiş'in üç evresi vardır: kaçış, akrobatik takla ve düşmeden trapezi yakalama. Bir veri kümesi üzerinde bir kez uygulanan iş dönemi. Gezdirmek. Geçmek.

Friendly : Sokulgan. Dost. Sıcakkanlı. Samimi. Dostane. Müsait. Yardımsever. Arkadaş canlısı. Dostça. Cana yakın.

Burbles : Fıkırdamak. Kanadın kenarındaki hava çalkantısı. Çağıldamak. Şırlamak. Gürüldemek. Şırıldamak. Mırıldamak. Çağlamak. Çağıltı.

Coo : (kumru gibi) ötmek. Bir şirketin veya büyük bir organizasyonun en tepedeki yöneticisi. Cıvıldamak. Üveymek. Öpüşüp koklaşmak. Kuğurmak. Sevmek. Kumru gibi ötmek. Cilveleşmek.

Babble : Anlaşılmaz sözler söylemek. Sır söylemek. Çağıldamak. Çocukça konuşma. Boşboğazlık etmek. Şırıltı. Ağzından kaçırmak. Cırlamak. Şırıldamak. Karmaşık konuşma.

Traverse : Dikkatle incelemek. Her iki yöne hareket ettirmek. Bir yandan öbür yana uzanmak. Bir yandan öbür yana geçmek. Zikzak. İçinden geçmek. Bir yandan öbür yana geçirmek. Zikzak çizerek gitmek. Katetmek. Çaprazlama geçmek.

Burbled : Şırlamak. Çağıltı. Çağıldamak. Fıkırdamak. Gürüldemek. Mırıldamak. Çağlamak. Kanadın kenarındaki hava çalkantısı. Şırıldamak.

 

Bumble about : Homurdanmak.

Force : Yükseltmek (fiyat). Zorlama. Bilgisayar, fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Turfanda yetiştirmek. Çabuklaştırmak. Mecbur etmek. Cebir. Zorlamak. Sıkıştırmak. Serada yetiştirmek.

Croons synonyms : army unit, horse cavalry, go across, cover, stride, bleat, ford, go through, military personnel, track, hostile, drive, get over, take, cut across, bumble, cavalry, bleated, bridge, crooning, bleats, get across, croon, personnel, crisscross, cooed, horse, walk, tramp, burble, babbles, hop, pass over.

Croons zıt anlamlı kelimeler, Croons kelime anlamı

Hostile : Dövüşken. Düşmana özgü. Düşman. Saldırgan. Hasmane. Düşmanca. Düşmana ait. Muhalif. Hasım.

Friendly : Dost. Arkadaşça. Sıcak. Dostça. Samimi. Sokulgan. Cana yakın. Dostane. İyi niyetli. Müsait.

Lengthwise : Boyuna. Uzunluğuna. Bkz.lengthways. Uzunlamasına. Boylamasına. Boylu boyunca.