Cross country race türkçesi Cross country race nedir

  • Kır koşusu.
  • Kırkoşusu.
  • Atletizm alanında kullanılır.
  • Belirli bir kırsal bölgede doğal hendekleri, çitleri, engelleri aşarak yapılan koşu.

Cross country race ingilizcede ne demek, Cross country race nerede nasıl kullanılır?

Cross : Hilekar. Haç. Çarmıh. Biyoloji, tarih alanlarında kullanılır. Karşıya geçmek. Çapraz. Öbür tarafına geçmek. Karşıt. Düzenbaz. Kesiştirmek.

Country : Sayfiye. Halk. Millet. Kırsal. Taşraya ait. Arazi. Taşraya özgü. Vatan. Köy. Yurt.

Race : (makineyi) çok hızlı işletmek. Atletizm, biyoloji alanlarında kullanılır. Hızlı akmak. Özel ya da doğal yerlerde, belli bir uzaklığa koşarak en kısa sürede ulaşmak için yapılan yarış türü. Hızlı çalışmak (motor). Yarışa sokmak. Kalıtımsal ıraları (deri, göz, saç rengi, saç biçimi, baş biçimi, boy, kan grubu vb.) bir birlik gösteren kişilerin oluşturdukları doğal topluluk, bk. sarı ırk, beyaz ırk, kara ırk. Irk. Yarışmak. Bir tür içinde belirgin bir farklılık gösteren birey grubu; alt tür.

Cross country : Ülkeyi baştan başa kateden. Kırlar boyunca. Araziler içinden. Bir ülkenin bir ucundan diğer ucuna. Bir kıyıdan diğer kıyıya. Kırlarda. Ülkeyi boydan boya geçen.

Cross country flight : Seyahat uçuşu. Seyrüsefer uçuşu.

 

Country race : Kır koşusu.

Cross country truck : Arazi kamyonu.

Cross country skiing : Kayak krosu. Kros kayağı. Kuzey disiplini kayağı. Kır kayağı.

Cross country vehicle : Arazi taşıtı.

Cross country tyre : Arazi lastiği.

İngilizce Cross country race Türkçe anlamı, Cross country race eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cross country race ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Break the record : Rekoru kırmak. Eski sonaşamı yenilemek ya da aşıp yeni bir sonaşam elde etmek. Sonaşamlamak. Belirli bir zamanda kadar resmi olarak belirlenmiş en iyi performanstan daha iyi performans göstermek (örneğin bir spor müsabakasında). Rekor kırmak.

Advancing foot : İlerideki ayak. Yürüyüş yarışında, ilerde bulunanın yere değmesinden sonra kalkan ayak.

Chief timekeeper : Süre yönetmeni. Süre yargıcılarının görevlerinden, saptanan derecelerin yazılıp yayımından sorumlu yargıcı.

Cage : Düşerge. Kafes. Kamp. Kafese koymak. Çekiç atma ile disk atmada, yarışçıları, görevlileri, izleyenleri korumak için, atma döngülerinin çevresine ağzı atış yönüne doğru c harfi biçiminde yerleştirilen ağlı kafes. Koruma kafesi.

Angle of flight : Uçuş açısı. Atmalarda, atılan nesnenin (gülle, çekiç, disk, cirit) uçuş yörüngesi ile atış doğrultusu arasındaki açı.

Chief result recorder : Varış yönetmeni. Varış yargıcılarını görevlendirmek, varışları özel çizelgesine geçirmek, varışa ilişkin bütün sorunları çözümlemekle yükümlü başyargıcı.

Chief course judge : Kır koşularında, koşu yeri ile yazman yargıcılarının denetiminden sorumlu yönetmen. Koşu yeri yönetmeni.

 

Baton : Bayrak sopası. Asa. Baston. Değnek. Baton. Bayrak yarışlarında, elden ele aktarılan bayrağı simgeleyen, tahta, maden gibi sert özdeklerden yapılmış, 49 gr. ağırlığında, 28 cm.-30 cm. boyunda, 12 cm. çapında düzgün boru. Sopa. Cop. Çubuk.

Approach : Görüşmek. Gelişme koşusu. Ulaşmak. Varmak. Yaklaşmak. Andırmak. Toplumbilim yönteminde toplumsal yapının biçimlenişi ve öğeler arasındaki ilişkilere bakış biçimleriyle birbirinden ayrılan ana doğrultulardan her biri. Yaklaşma. Yaklaşım. Atma ya da atlamalardan önce en iyi aşamayı elde edebilmek amacıyla, yarışçının gelişme alanında hız kazanmak için yaptığı koşu.

Arce of circle : Başlangıç kirişi. Cirit gelişme alanının yan çizgilerini atış yönünde sınırlayarak kesen kiriş.

Cross country race synonyms : caution, athlete, combined competitions, bar clearence, athletic, athletics, country race.