Curls türkçesi Curls nedir

Curls ile ilgili cümleler

English: She keeps her hair in curls.
Turkish: O, saçlarını bukleleli tutar.

Curls ingilizcede ne demek, Curls nerede nasıl kullanılır?

Corkscrew curls : Lüle lüle saç. Bukle.

Uncurls : Açmak (kangal). Açılmak (kangal).

Curl field : Dolam alanı.

Curl up : Kıvırmak. Kıvrılmak. Bükmek. Bükülmek.

American curl cat : Abd’nin kaliforniya eyaletinden köken alan, en belirgin özelliği kulaklarının kıvrıklığı olan, kulakları uzun ve geriye doğru kıvrık, kedi ırkları arasında en duyarlı kulaklara sahip, kuyruğu geniş ve üzerinde birbirleriyle orantılı çizgiler bulunan, patileri yuvarlak, tüyleri dokunulduğunda ipeksi bir his uyandıran ve çok uzun olmayan, derisi sarkık, asil ve mantıklı, mükemmel sezgilere ve akılcı bir duyarlılığa sahip, uzun tüylü kedi ırkı. Amerikan kıvrık kedisi.

Jheri curl : Permalı “ıslak görünümlü” saç stili (çoğunlukla afro-amerikalılar arasında popüler olan). Islak permalı saç stili.

Curl : Bükmek. Bukle yapmak. Bükülmek. Kıvırcık olmak. Kıvırmak. Dolanıl. Dalgalandırmak. Kıvrılmak. Bir a yönleci için (...)x a işlemi ile tanımlanan, uzay yerlemlerine göre türevsel yönleç. Bukle.

Curled : Ondüleli. Sarmal. Bukleli. Kıvrık. Lüle lüle. Kıvırcık. Kıvrımlı. Bükülü. Ondüle.

 

Curled up : Kıvırmak. Bükmek. Bükülmek. Bukleli. Kıvrılmak.

Leaf curl : Kıvırcık baş hastalığı.

İngilizce Curls Türkçe anlamı, Curls eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Curls ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Crisp : Gevretmek. Dalgalandırmak. Kıvrılmak. Gevrek. Gevrekleştirmek. Kırışık. Canlı. Taze. Kırışmak. Zindeleştiren.

Curve : Kavisleştirmek. Bükülmek. Eğmeç. Kavis çizmek. Bükmek. Dönemeç. Eğmek. Eğilmek. Kıvırmak. Eğri.

Twist : Mekik. Eğilim. Cilve. Ters anlam vermek. Tvist. Saçını örgü yapmak. Anlamını saptırmak. Burkmak. Ağ ipliklerinin burkulması durumu. Büklüm.

Kink : Halat. Kıvrıklık. Dolaşım. İp dolaşması. Tutulma. Acayiplik. Tel veya ipin dolaşması. İp vb dolaşmak. İlginçlik. Dolaştırmak.

Frizzy : Bitap düşmüş. Bukle bukle. Kıvır kıvır (saç). Kıvır kıvır.

Carving : Kuklanın yontularak ortaya çıkarılması. Oyma eser. Oymacılık. Hakkaklık. Oyma işi. Hakketme. Kazı. Kukla yontma. Oyma.

Curly : Kıvır kıvır. Büklüm büklüm. Kıvrımlı. Bukleli. Cingelek. Ondüle. Kıvrık.

Curling : Kıvrımlara sahip. Saç kıvırma. Kıvrım. Kıvrılma. Bükme. Bükülme. Kaydırmaca izi. Kıvırma. Kenar kıvırma.

Waviness : Dalgalı olma. Bükümlülük. İnen çıkan bir şekilde olma durumu. Kıvrımlılık. Dalgalı olma durumu. Dalga çokluğu. Dalgalılık. Dalga bolluğu durumu. İnişli çıkışlılık.

Curls synonyms : permed, ringleted, curly fleeced sheep, curly head, deform, bend, curlier, change surface, crispier, curly pate, carvings, frizzly, crispest, turn, crispy, flex, curliness, wavy, nappy, curled, curliest, kinky, crispate, crispiest.

 

Curls zıt anlamlı kelimeler, Curls kelime anlamı

Unbend : Yumuşamak. Gevşetmek. Rahat hareket etmek. Yumuşatmak. Ciddiyeti bırakmak. Gevşemek. Rahatlamak. Dinlenmek. Açılmak. Rahatlatmak.

Straight : Düz hat. Uyuşturucu kullanmayan kimse. Düz çizgi. Düz (çizgi). Düzlük. Düzgün. Yarış çizgisi. Doğru. Düz. Kent.

Straightness : Dürüstlük. Doğruluk. Düzlük. Düz olma. Açık sözlülük.