Curly türkçesi Curly nedir

Curly ile ilgili cümleler

English: Her hair is naturally curly.
Turkish: Onun saçı doğal olarak kıvırcık.

English: Most of the Melanesians living in Papua New Guinea have very curly hair, don't they?
Turkish: Papua Yeni Gine'de yaşayan birçok Melanezyalının çok kıvırcık saçları vardır, değil mi?

English: Jale has curly dark hair.
Turkish: Jale'nin kıvırcık siyah saçı var.

English: He has curly hair.
Turkish: Onun kıvırcık saçı var.

English: Tom has curly hair.
Turkish: Tom'un kıvırcık saçı var.

Curly ingilizcede ne demek, Curly nerede nasıl kullanılır?

Curly bracket : Süslü ayraç.

Curly fleeced sheep : Kıvırcık.

Curly hair : Kıvırcık saç.

Curly haired : Kıvırcık saçlı.

Curly head : Kıvırcık.

Kiss curl : Küçük saç lülesi.

Jheri curl : Permalı “ıslak görünümlü” saç stili (çoğunlukla afro-amerikalılar arasında popüler olan). Islak permalı saç stili.

Curl up : Kıvrılmak. Bükülmek. Bükmek. Kıvırmak.

Curlycue : Kıvrımlı çizgi. Süslü kıvrım.

American curl cat : Abd’nin kaliforniya eyaletinden köken alan, en belirgin özelliği kulaklarının kıvrıklığı olan, kulakları uzun ve geriye doğru kıvrık, kedi ırkları arasında en duyarlı kulaklara sahip, kuyruğu geniş ve üzerinde birbirleriyle orantılı çizgiler bulunan, patileri yuvarlak, tüyleri dokunulduğunda ipeksi bir his uyandıran ve çok uzun olmayan, derisi sarkık, asil ve mantıklı, mükemmel sezgilere ve akılcı bir duyarlılığa sahip, uzun tüylü kedi ırkı. Amerikan kıvrık kedisi.

 

İngilizce Curly Türkçe anlamı, Curly eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Curly ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Crispiest : Taze. Çıtır çıtır. Körpe. Kırışık. Kıtır kıtır. Canlandırıcı. Taptaze ve sulu (meyve veya sebze). Gevrek. Zinde.

Cabriole : Eğimli. Keçi sıçraması. Kavisli. Klasik balede sıçramanın en zor biçimlerinden biridir. çapraz, açık, kapalı, arabesk olarak yapılabilir.

Crimpy : Kıvrımları veya buruşukları olan. Soğuk (hava). Dalgalı. Kıvrımlı şekli olan. Kıvrımlarla dolu.

Crispate : Dalgalı. Buruşuk.

Curliness : Kıvırcıklık. Dalgalı olma. Kıvırcık olma. Kıvrıklık.

Ear mark : Kitap okurken hangi sayfada kalındığını belirlemek için kağıdın kıvrılan alt ya da üst köşesi.

Frizzled : Gevrekleşe kadar kızartılmış. Kıvrılmış. Dalgalı.

Woolier : Yumuşacık. Yünlü. Yapağı gibi. Karışık. Daha yumuşak huylu. Yün gibi.

Kinky : Tuhaf. Birbirine girmiş. Sapıkça. Acayip. Müstehcen. Dolaşmış. Alışılmadık. Karışık. Dolaşık.

Curly synonyms : ringleted, curly leafed, permed, curly fleeced sheep, wooly, crispier, curlier, woolliest, curls, curly pate, curved, wavy, curling, frizzier, waviness, curled up, crimpier, crispy, circuitous, wooliest, crinkliest, folded, leafy, crinklier, contorted, frizzly, crispest, woolly, gnarlier, convoluted, carvings, crimpiest, crimped.

 

Curly zıt anlamlı kelimeler, Curly kelime anlamı

Straight : Doğruca. Eşcinsel olmayan kimse. Kent. Düz. Doğru. Düz hat. Uyuşturucu kullanmayan kimse. Düzgün. Düz (çizgi). Dosdoğru.

Straightness : Düzlük. Dürüstlük. Doğruluk. Açık sözlülük. Düz olma.

Leafless : Yapraksız.

Curly ingilizce tanımı, definition of Curly

Curly kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Curling or tending to curl. Full of ripples. Having curls. Crinkled.