Cut a wide swath türkçesi Cut a wide swath nedir

  • Göze batmak.
  • Çok zarar vermek.
  • Büyük zarar vermek.
  • Caka satmak.
  • Çok dikkat çekmek.
  • Hava atmak.
  • Bit yeri kırmak veya telef etmek.
  • Dikkat çekmek.
  • Gösteriş yapmak.

Cut a wide swath ingilizcede ne demek, Cut a wide swath nerede nasıl kullanılır?

Cut : Yontmak. Kendisinde top bulunmayan bir oyuncunun, pas alacak gibi bir aldatma ile karşı çembere doğru hızla koşması. Topsuz giriş. Pay. Kesmek. Sulandırmak. Kes. Kırpmak. Hadım etmek. Bilgisayar, basketbol, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

A : Belirli bir tür veya nitelikteki. Amperin simgesi. (herhangi) bir. Bir. En yüksek not. Atom ağırlığı. Herhangi bir. Miktar belirtir. Argonun simgesi. Pek iyi.

Wide : Yaygın. Ferah. Engin. Gen. İyice. Ardına kadar. Açık. Geniş bir alanı kaplayan. Uzak. Bol.

Swath : Tırpanla biçilmiş ekin yığını. Orakla bir defada biçilen yer. Biçme makinesi vb´nin bir geçişte kestiği yer. Bir defada biçilen alan. Alan (şerit halinde uzanan). Tırpan. Şerit.

Cut a big swath : Caka satmak.

Cut a feather : Şüphe uyandırmak. Polemiğe girmek. Dışarı uzatmak. Tartışmak.

Cut a figure : Boy göstermek.

Cut a caper : Tuhaf bir şeklide dans etmek. Saçmasapan dans figürleri yapmak. Coşkuyla dansetmek. Tuhaf davranmak. Coşkuyla sıçramak.

Cut a dash : (giyimiyle veya tavırlarıyla vb) etkilemek. Hava atmak. Hava basmak. Çalım satmak.

 

İngilizce Cut a wide swath Türkçe anlamı, Cut a wide swath eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cut a wide swath ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Displays : Büyük puntolarla basmak. Göz önüne sermek. Açığa çıkarmak. Gözler önüne sermek. Göstermek. Teşhir etmek. Sergilemek.

Flaunt : Göz önüne sermek. Havasını atmak. Azametle dalgalanmak. Sergilemek. İhlal etmek. (kural veya yasayı) takmamak. Açıkça karşı gelmek.

Remark : Farketmek. Demek. Dikkat etme. Belirtmek. Düşünce. Söylemek. Yorum. Düşüncesini söylemek. Söz.

Displayed : Göstermek. Büyük puntolarla basmak. Gözler önüne sermek. Gösterilmiş. Açığa çıkarmak. Gösterilen. Sergilemek. Göz önüne sermek. Teşhir etmek.

Put on an act : Oynamak. Ayak yapmak. Numara yapmak. Rol yapmak. Poz yapmak. Rol kesmek. Yapmacıklı davranmak.

Make a splash : Prim yapmak. Sükse yapmak. İlgi çekmek. Fiyaka yapmak.

Swaggered : Kasıla kasıla yürümek. Kurum satmak. Kurulmak. Kasılarak yürümek. Kasım kasım kasılmak. Kırıtmak. Çalım. Horozlanmak.

Point out : İfade etmek. Belirtmek. -e dikkati çekmek. Dikkatini çekmek. -e dikkat çekmek. Göstermek. İşaret etmek.

Push forward : İleri itmek. İleriye itmek. İleri sürmek. İlerletmek.

Flaunts : Sergilemek. Övünerek göstermek. Açıkça karşı gelmek. Havasını atmak. İhlal etmek. Azametle dalgalanmak. (kural veya yasayı) takmamak.

Cut a wide swath synonyms : flaunting, put on the dog, parade, draw attention, shown off, swaggers, glared, paraded, offend the eye, catch the attention, shoot a line, put on airs, make a demonstration, corresponding to, assume airs, call attention to, gasconade, remarking, correspond to, crowed, parading, flaunted, act up, scourge, attract attention, stand out, pranked, give oneself airs, make a show of, make a display, show off, wreak havoc on, glares.