Dörü nedir, Dörü ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Gelinlerin damat ve akrabalarına, damatların da gelin ve akrabalarına verdikleri hediyeler.

Dörü kısaca anlamı, tanımı

Dörük : Tepe, en yüksek yer, uç

Dörük dökük : Ev eşyalarından teferruat kabilinden olan şeyler.

Dörülce : Börülce fasulyesi.

Dörümevi : Keçeden yapılmış kışlık çadır.

Dörünmek : Pişman olmak. Çocuk ayağa kalkarak yürümek için çabalamak: Çocuk dörünüyordu, birden düştü. Hayvan yattığı yerde yuvarlanmak, debelenmek. Tavuk ve benzerleri hayvanlar eşinmek.

Dörüşmek : Çabalamak.

Akraba : Kan bağıyla birbirine bağlı olan kimseler. Oluşma yönünden aynı kaynağa dayanan şeyler. Biri, diğerinin doğurduğu sonuç veya olgular.

Hediye : Armağan. Fiyat.

Damat : Evlenmekte olan bir erkeğe, evlenme töreni sırasında verilen ad, güveyi. Padişah soyundan kız almış olan kimse. Bir kızın ailesinden olan büyüklere göre kızın kocası, güveyi.

Akrab : Akrep.

Gelin : Evlenmek için hazırlanmış, süslenmiş kız veya yeni evlenmiş kadın. Aileye evlenme yoluyla girmiş olan kadın.

Verdi : Bir borudan bir saniyede geçen suyun miktarı. Bir iletken telden bir saniyede geçen elektriğin miktarı.

Hedi : Haydi: Hedi sen de gel.

Dama : Karelere ayrılmış zemin üzerinde on altı taşla iki kişi arasında oynanan oyun.

 

Geli : Gel. Ardıç ağacının meyvesi. Düğün çağırıcısı.

Ve : Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz.

Da : Doğrulama, uygun bulma, evet. [Bakınız: dahacık, dâhacık]. Daha anlamında kullanılır. Şaşma bildirir ünlem. Değil mi ya anlamında kullanılır. İşte, orada, şurada. Genellikle cümle sonlarında çeşitli anlamlarda kullanılan ünlem. Bağlama ve kuvvetlendirme edatı. Daha, henüz. Da, dahi (bk. de). Dağ. Dahi, da. Henüz. Dağı. Dağa. Daha.

Diğer dillerde Dörtyüzlü bağlanma anlamı nedir?

İngilizce'de Dörtyüzlü bağlanma ne demek ? : tetrahedral bonding