Dövünmek nedir, Dövünmek ne demek

  • Aşırı üzüntü, çaresizlik, pişmanlık duyarak çırpınmak, kendi kendini dövmek
  • Çok üzülmek.

"Dövünmek" ile ilgili cümleler

  • "Farsçayı öğrenmediğime dövünür dururum." - N. Ataç
  • "Bir kadın dokuz çocukla bir viranenin içinde çırılçıplak kaldım diye dövünüyordu." - A. Gündüz

Yerel Türkçe anlamı:

Uğraşmak, didinmek, çabalamak. 2.bk. dörünmek.

Pişman olmak

Dövünmek anlamı, tanımı:

Dövünme : Dövünmek işi.

Gemi dövünmek : Şiddetli dalgaların etkisiyle gemi bağlı veya demirli olduğu yerde inip kalkmak, sallanmak.

Üzüntü : Olması istenilmeyen olaylardan doğan ruh tedirginliği, teessür.

Çaresizlik : Çaresiz olma durumu.

Pişmanlık : Pişman olma durumu, nedamet.

Duyar : Beden üzerinde uyarıldığında hızlı ve güçlü tepkilere yol açan. Duygulu.

Çırpınmak : Acı ile debelenmek. Ses çıkararak hafifçe dalgalanmak. Kaslar birdenbire kendiliğinden ve düzensiz bir biçimde kımıldamak, ihtilaç etmek. Ne yapacağını şaşırmış bir durumda üzülmek ve telaşlanmak. Çok istenilen bir şeyi gerçekleştirebilmek için aşırı derecede çaba harcamak.

Dövmek : Topa tutmak. Davul vb. çalmak, vurmak. Çırpmak. Ateşte ısıtılarak yumuşatılmış bir madeni, vurarak istenilen biçime getirmek. Çarpmak, sertçe dokunmak. Bir şeyi toz durumuna getirmek için ezmek. Tokat, yumruk, tekme vurarak canını acıtmak. Çamaşır, halı vb.ni tokaç, sopa gibi şeylerle vurarak temizlemek. Ezmek.

 

Üzülmek : Üzme işine konu olmak. Üzüntü duymak, kaygılanmak.

Çok : Aşırı bir biçimde. Sayı, nicelik, değer, güç, derece vb. bakımından büyük ve aşırı olan, az karşıtı.

Diğer dillerde Dövünmek anlamı nedir?

İngilizce'de Dövünmek ne demek? : v. beat one's chest, lament

Almanca'da Dövünmek : v. grämen: sich grämen

Rusça'da Dövünmek : v. убиваться, тужить, убиться