Dıgangömbesi nedir, Dıgangömbesi ne demek

Teknik terim anlamı:

Yumurta ve haşhaş yağı ile karılmış ekşi hamurdan yapılan ekmek. (Gençali Senirkent Isparta).

Dıgangömbesi kısaca anlamı, tanımı

Dıgan : Meyve toplamaya yarayan üç ayaklı ya da tek ayaklı uzun merdiven. [Bakınız: dığan]. Leğen. [Bakınız: dağan]. Harmanda taneleri savurmaya yarayan ucu çatallı tahta alet, dirgen. Yağ tavası. Ufak kulplu, süt pişirilen bakraç. Bakır kazan, karavana. Tencere. Kenarlı derin tepsi. Suyun hafif toplandığı yer, çukur. Boşboğaz, geveze

Haşhaş yağı : Haşhaştan çıkarılan ve yiyecek olarak kullanılan yağ.

Senirkent : Isparta iline bağlı ilçelerden biri.

Hamurdan : Yahudilerin yaptıkları bir çeşit ekmek.

Yumurta : Bir dişinin vücudunda oluşan, yumurtlama ve döllenmeden sonra aynı türden bir canlı oluşturan hücre. Er bezi. Çorap onarmakta kullanılan, yumurta biçiminde, genellikle tahta veya mermerden kalıp. Tavuk yumurtası. Kanatlı hayvanların çoğalmasını sağlayan kabuklu bir besin maddesi.

Gençali : Afyon ilinde, Dinar ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Ağrı kenti, Sarısu nahiyesine bağlı bir bölge. Ankara ili, Ayaş ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Ankara ilinde, Polatlı ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Bartın şehri, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer. Burdur şehrinde, Yeşilova ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Bursa ili, Gemlik ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Isparta şehrinde, Senirkent ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. İçel şehri, Mut belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Sivas ili, Kavak bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

 

Isparta : Türkiye'nin Akdeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Haşhaş : Gelincikgillerden, kapsüllerinden afyon elde edilen, tohumlarından yağ çıkarılan bir yıllık ve otsu bir kültür bitkisi (Papaver somniferum).

Senir : İki dağ arasındaki sırt.

Yumur : Verimsiz toprağı kiraya verenin, karşılığında aldığı tohum kadar ürün. Hayvanlarda, midenin bir parçası.

Karıl : Bükülmüş, kıl sicim.

Hamur : Unun su veya başka sıvılarla yoğrulmuş durumu. Ağrı iline bağlı ilçelerden biri. İyi pişmemiş (ekmek ve hamur işleri). Kâğıtta tür, nitelik. Öz, asıl, maya.

Ekmek : Tahıl unundan yapılmış hamurun fırında, sacda veya tandırda pişirilmesiyle yapılmış olan yiyecek, nan, nanıaziz. Serpmek. Bir bitkiyi üretmek için toprağa tohum atmak veya gömmek. İnsanı geçindirecek iş, kazanç. Yemek, aş. Bir şeyin başlamasına yol açacak sebepleri hazırlamak. Yarışta geçmek. Birini uydurma bir sebeple bırakıp gitmek, savuşmak, atlatmak. Parayı boşuna harcamak, ziyan etmek. Toprağı ekip biçmek için kullanmak.

Ispa : Toprak ürünlerinden vergi alan.

Hamu : Kamu, bütün, hep. Hamur.

Seni : Yüksek, yüce.

Ekme : Ekmek işi.

Karı : Bir erkeğin evlenmiş olduğu kadın, eş, refika, zevce. Kadın. Yaşlı, ihtiyar.

 

Genç : Yaşı ilerlememiş olan, ihtiyar karşıtı. Yeni gelişmekte olan, kısa bir geçmişi olan. Gençlikteki özelliklerini koruyan, dinç. Gelişmesini tamamlamamış olan (bitki, hayvan). Bingöl iline bağlı ilçelerden biri. Zihin bakımından yeterince gelişmemiş, toy.

Yağı : Düşman, hasım.

Diğer dillerde Dıc anlamı nedir?

İngilizce'de Dıc ne demek ? : disseminated intravascular coagulation