Dağan nedir, Dağan ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Tahta tavan.
Sehpa.
Üç ağacın bir noktada birleştirilmesiyle yapılan ve kaba şeyleri dokumak için kullanılan basit tezgâh.
Meyve toplamaya yarayan üç ayaklı ya da tek ayaklı uzun merdiven.
Asmaların altına destek olarak konulan çatal kazık.
Bağda, tarlada küçük çocukları güneşten korumak için yapılan çatal ağaçlı gölgelik.
Çitlembik ağacı ve meyvesi.
Yağ tavası.
Dağan anlamı, kısaca tanımı
Dağa : Yayla, yüksek yer. Tekrar, daha
Dağana koymak : Çeşitli çiçekleri kaynatıp suyu ile çocuğu olmayan kadınları tedavi etmek.
Dağanak : Dağınık.
Dağancık : Meyve toplamaya yarayan üç ayaklı ya da tek ayaklı uzun merdiven.
Dağanlamak : Ayıplamak.
Birleştirilme : Birleştirilmek işi.
Çatal kazık : Sonuçta ne olacağı belirsiz, karışık, karanlık ve şüpheli durum. Tutumu farklı olduğu için işin yürümesine engel olan yetkili kimse.
Çitlembik : Kara ağaçgillerden, düz kabuklu, kerestesi sert ve dayanıklı bir ağaç, çıtlık, menengiç (Celtis australis). Bu ağacın mercimekten büyük, yuvarlak, buruk lezzette meyvesi.
Gölgelik : Gölge altında bulunan yer. Kazıkların ve belli kalınlıktaki dikmelerin üzerine bindirilmiş bir tür demir veya ahşap çardak, sayeban, pergola.
Merdiven : Bir yere çıkmaya veya bir yerden inmeye yarayan basamaklar dizisi, basak.
Toplama : Toplamak işi. Kalın bazlamaya benzer bir çeşit tandır ekmeği. Değişik parçaların bir araya getirilmesiyle oluşmuş. Sayıları veya nicelikleri birbirine ekleyip toplamını bulma işlemi, cem. Toplanarak bir araya getirilmiş.
Dokumak : Tezgâhta ipliği, çözgü ve atkı durumunda kullanarak kumaş yapmak. En ince noktalarına kadar özen göstererek, emek vererek ortaya çıkarmak. Ağacın yemişlerini sırıkla vurarak indirmek.
Korumak : Bir kimseyi veya bir şeyi dış etkilerden, tehlikeden, zor bir durumdan uzak tutmak, esirgemek, muhafaza etmek, vikaye etmek, sıyanet etmek. Süregelen bir durumun değişikliğe uğramasını önlemek. Güçlü bir kimse veya kuruluş, güçsüz birini veya bir şeyi desteklemek, himaye etmek. Karşılamak, denk gelmek. Bir şeyin eskimesini, yıpranmasını önlemek için gereken dikkat ve özeni göstermek. Tehlikeli, zararlı durumları önlemek. Tehlikeye karşı denetimi altında bulundurmak, savunmak, müdafaa etmek.
Üç ayak : Minder güreşinde minder dışı olmayı gerektiren ve iki güreşçinin dört ayağından üç ayağının minderin dışında bulunması durumu. Bunzen beki üzerindeki kapları tutmak için üç ayaklı destek sehpası. Sacayağı.
Gölgeli : Gölge altında olan. Nitelik ve ayrıntıları iyice bilinmeyen.
Dokuma : Dokumak işi, tekstil. Tezgâhta dokunarak elde edilen (kumaş). Kumaş olabilen, kumaş yapılabilen. Yapı, oluşum. Minder örtüsü, yatak kılıfı vb. için kullanılan ve boyalı pamuk ipliğinden dokunan bez.
Destek : Bir şeyin yıkılmaması için konulan eğik veya düz dayak, payanda. Bir birlik için sağlanan yardım veya koruma. Üzerine bir şey oturtmaya, tutturmaya, koymaya yarar araç, bindi, hamil. Maddi ve manevi yardımcı, dayanak. Bir vektörü taşıyan sonsuz doğru. Kredi işlemlerinde her an sarf edilebilecek kredi. Yardım.
Ağaçlı : Ağacı olan.
Ayaklı : Ayağı olan. Bir destekle yere dayanan. Ayakla işletilen.
Tezgah : Genellikle dükkânlarda satıcıların önündeki uzun masa. Kahve, meyhane vb.nde müşterilerin üzerinde yiyip içtikleri uzun masa veya büfe. Üzerinde genellikle el veya küçük makinelerle iş görülen yapım aracı. Tersane. Genellikle yasal olmayan bir işi yapmak için tutulan uygunsuz yol. iş masası.
Diğer dillerde Dağağzı anlamı nedir?
İngilizce'de Dağağzı ne demek ? : crater

Bu kısımda Dağan nedir? Dağan ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Dağan tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Dağan hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.