Danışık nedir, Danışık ne demek
- Olmayan bir durumu varmış gibi göstermek veya olduğundan başka anlatmak için önceden yapılmış olan anlaşma, muvazaa

Yerel Türkçe anlamı:
Bildik, tanıdık: Kemerde bizim danışık vardı, bizi hiç bilmezlikten geldi.
Anlaşma, sözleşme.
Karşılıklı yapılmış olan yardım.
Düğüne davet eden.
Düğün yapacak olanın danışmak için komşularını davet ettiği toplantı: Bu gece danışığa çağırdılar, oraya gideceğim.
Düğünlerde gelen misafirlerin ağırlanması
Düğüne başlanırken verilen yemek.
Hukuki terim anlamı:
muvâzaa. ~ lı işlem: muvâzaalı muamele (karş. görünüşteki işlem).
Diğer sözlük anlamları:
İstişare.
Danışılan mesele
[Bakınız: tanışık]
Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:
Sivas ilinde, Zara ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
Danışık hakkında bilgiler
Danışık, Sivas ilinin Zara ilçesine bağlı bir köydür.
Köyün adının nereden geldiği ve geçmişi hakkında bilgi yoktur.
Köyün gelenek, görenek ve yemekleri: --Babuko—Madımak çorbası—Ayran çorbası—Bişi—Ekmek aşı
Sivas iline 100 Km., Zara ilçesine 30 Km. uzaklıktadır. Rakımı 1.699 metre olan köyün komşu köyleri Korkut, Sorgun, Kelhasan, Kızılkale ve Girit köyleridir. Bölgedeki çiçekler ve bitkiler arıcılar için önemli bir kaynaktır.
Danışık anlamı, tanımı:
Danış : Önemli bir konuda birkaç kişinin bir arada konuşması, müşavere.
Danışıklı : Gerçekte olmadığı hâlde bir anlaşma sonunda öyle gösterilen, muvazaalı.
Danışıklı dövüş : Başkalarını aldatmak veya atlatmak için önceden yapılmış gizli anlaşmaya dayanan davranış, şike.
Durum : Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Duruş biçimi, konum, tavır. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl.
Göstermek : Belirtmek, anlatmak. Bir şeyin etkisi altında tutulmak. Yapmasını söylemek, görevlendirmek. Güzelliğini ortaya çıkarmak, temsil etmek. Görünmek, benzemek. Öğretmek, açıklamak. Sert bir biçimde karşılık vermek. Etmek. Kanıtla inandırmak. Herhangi bir biçimde değerlendirmeye yol açmak. Birini veya bir şeyi işaretle belirtmek. Görülmesini sağlamak, görmesine yol açmak.
Anlatmak : Bir konu üzerinde açıklama yapmak, açıklamada bulunmak. Nakletmek. Bilgi vermek, izah etmek.
Anlaşma : Sözleşme. Devletler arası siyasal, ekonomik, kültürel vb. alanlarda yapılmış olan uzlaşma ve bu uzlaşmanın tespit edildiği belge, uyuşma, itilaf, antant, konvansiyon. Anlaşmak durumu.
Muvazaa : Danışık, danışıklık.
Sivas : Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.
İlçe : Yönetim bakımından yurt bölümlemesinde ilden sonra gelen bölüm, kaymakamlık, kaza.
Danışık asmak : Düğün yapacak olan, düğün hakkındaki düşüncelerini öğrenmek için memleketin ileri gelenlerini yemekli bir toplantıya çağırmak.
Danışık çayı : Düğün olurken köylüye verilen çay.
Danışık ekmeği : Düğüne başlanırken verilen yemek
Danışık etmek : İstişare etmek
Danışıkcı : Müşavir
Danışıklı dönüşüklü : Danışıklı döğüş, gizli anlaşmaya dayanan hareket: Danışıklı dönüşüklü kavga çıkarıp herifi soydular.
Danışıklı gözetim : Çevresindekilerin görüşlerini alma yolu ile bir işletmede yapılan gözetim.
Danışıklı güreş : Sonu önceden belirlenmiş güreş.
Danışıklık : Danışıklı olma durumu, muvazaa.
Danışıksız : Müşaviri olmayan
Diğer dillerde Danışık anlamı nedir?
İngilizce'de Danışık ne demek? : consultation; collusion
Almanca'da Danışık : n. Übereinkunft
Rusça'da Danışık : n. совещание (N), консультация (F)
adj. консультационный

Bu kısımda Danışık nedir? Danışık ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Danışık tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Danışık hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.